KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, önce, sağlıklı günler diliyorum tüm arkadaşlarımıza. Kanun teklifini hazırlayan arkadaşımıza ve arkadaşlarımıza da hazırlıkları için, katkıları için teşekkür ediyorum.

Şimdi, toplumun çok güncel ve çok temel sorunları varken böyle bir konuyu gündeme getirmiş olmalarını da aslında tam anlamış değilim, onu belirtmek isterim. Tabii ki üniversitelerimizde ciddi sorunlar var. Özellikle vakıf üniversitelerinde yaşanan sorunlar, öğrencilerin sorunları, akademisyenlerin sorunları toplumun da sorunu demektir. Bu konuda genel olarak ihtiyaç olan düzenlemelerin olduğunu görmekteyiz. Büyük bir bölümü ihtiyaca yanıt veren düzenlemeler ancak özellikle akademisyenler, öğrenciler ve vakıf üniversiteleri ile kamu üniversiteleri arasındaki ayrımlar noktasında ciddi çelişkilerin olduğu bölümler de var.

Maddelere geçtiğimizde ilgili maddelerde itiraz ettiğimiz noktaların altını çizeceğiz. Burada şunu özellikle belirtmek istiyorum: Gerçekten bu koşullarda, coronavirüsün en yaygın olduğu koşullarda eğer bir yasa taslağı görüşüyorsak burada tüm arkadaşlarımızın fedakârlık yaptığını biliyorum. Toplum da zaten fedakârlık yapıyor. Burada uzlaşabileceğimiz, ortaklaşabileceğimiz konularda teklifi getiren arkadaşlarımızın direnmemesini, karşı çıkmamasını temenni ediyorum çünkü yapacağımız önerilerin hiçbiri teklifi getiren arkadaşlarımızın düşüncesini zayıflatmak ya da bu teklifin içini boşaltmak amacı taşımayacaktır, mutlaka katkı sunan ve katkıyı daha üst noktaya taşıyan bir boyutu gündeme getirecektir.

Daha önce özellikle YÖK Başkanımızın gelip bir sunum yaptığında kamu üniversitelerinde yaşanmayan ama vakıf üniversitelerinde yaşanan, akademisyenlerin yeşil pasaport sorununu gündeme getirmiştim. Ne yazık ki teklifinizde bunu göremedim. İlgili madde geldiğinde...

BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Bu konuda bir açıklama yapayım Sayın Kaya.

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Buyurun.

BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Bir önergemiz var, onun hazırlığı, çalışması biraz geciktiği için yapıldı. Önergeyle o düzeltilecek, bilginiz olsun.

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Tamam, bizim de bir önergemiz vardı. O zaman belli ki ortaklaşıyoruz. Özellikle bursluluk konusunda getirmiş olduğunuz teklifi takdirle karşılıyorum ancak yetersiz buluyoruz. O konuda teklifimiz olacak.

Sizler de takdir edersiniz ki -sizlere de mutlaka telefonlar geliyordur, mesajlar geliyordur- özellikle af beklentisi içerisinde olan ciddi bir öğrenci potansiyeli var. Bu potansiyele yanıt vermemiz gerekiyor burada. Büyük bir bölümü vakıf üniversitelerini ilgilendiren konu olmasına rağmen iki maddede Millî Eğitim Bakanlığını da -özellikle de öğretmenleri- ilgilendiren konu gündeme alınmış, 222 sayılı Yasa'yla ilgili. Buralarda ciddi sorunlar görmekteyiz, onu görüyoruz.

Daha önce gene Komisyonumuzda tartışmıştık, söylemiştik, özellikle barış akademisyenlerinin Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen hâlâ görevlerine dönmemiş olmaları konusunda bizim bir ön açıcı adım atmamız gerektiğinin altını çizmiştik. Bu konuda da bir önerinin gelmediğini görüyoruz. Özellikle düzenlemelerin bütününde iyilikler olmasına rağmen eksik yanların da olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum. Vereceğimiz önergelerin eksiklikleri daha iyiye ulaşmak için tamamlayıcı noktada olacağını özellikle kanun teklifini getiren arkadaşlarımızın görmesini tekrar tekrar rica ediyorum.

Disiplin konusunda gelmiş olan maddelerde üniversitenin özerkliği ve bilimselliğinin dışına çıkma kaygısını taşıdığımız bölümler var. Özellikle vakıf üniversitelerinde de bir sendikalaşma var biliyorsunuz ama kamu üniversitelerindeki kamu çalışanları sendikalarının örgütlenme alanı vakıf üniversitelerinde yok. Onlar işçi statüsünde tarif edildiği için yok ama kamu üniversiteleriyle vakıf üniversitelerinin aynı yasayla düzenlenip aynı yönetmeliklerle yönetiliyor olması, vakıf üniversitelerindeki örgütlenmenin de sadece işçi sendikalarıyla sınırlı kalmasını tartışmalıyız diye düşünüyorum çünkü bu alanda yaklaşık 75 vakıf üniversitesi var ve burada bir sendikal örgütlenmenin olmadığını ya da çok cılız olduğunu belirtmem gerekiyor. Bu konuda bir duyarlılık göstermemizde fayda var.

Özellikle disiplin konusunda sendikalar üyelerinin haklarını ve çıkarlarını koruduğu gibi aynı zamanda üyelerini de kontrol etmekle görevlidir. Sendikaların üyelerini kontrol edebilmesi için, otokontrol sistemini yerleştirebilmek için disiplinle ilgili oluşturulan kurullarda sendika temsilcilerine yer verilmemesi sanırım atlanmış yoksa siz de takdir edersiniz ki sendika kendi üyesinin çalışma alanında daha başarılı, daha yetenekli, daha disiplinden uzak ve başarılı çalışma isteyen bir yanı olduğunu görürdü.

Diğer bir temel nokta, yaklaşımınızda, özellikle ikinci öğretimde ve harçlar konusunda vakıf üniversitelerinin ücretleri konusunda herhangi bir değişiklik yok. Özelikle rektörlerin ücretlerinin makul noktaya çekilmesi konusunda yapmış olduğunuz teklifi de teşekkür ediyorum. Gerçekten rektörlerin bir meslek ve... Milletvekili bile milletvekilliğini bırakıp rektör olmak istiyor. Bunu cazip kılan sanırım ücretleri olması nedeni. Buna ilişkin de bir çözüm önerinizin olması bizim açımızdan bir olumluluk.

Özellikle maddeler konusunda ayrıntılı tartışırız, konuşuruz ama genel olarak ağırlığına baktığımızda, yapılan tekliflerde, yasa tekliflerinde önemli olumluluklar var fakat vakıf üniversitelerinin sayısının artırılması, Türkiye açısından bir problem. Siz de takdir edersiniz ki her ile bir üniversite açıldı. Her ile bir üniversite açılması önceleri başarılı bir adımmış gibi görüldü ama daha sonra hep beraber şunu gördük: Üniversite mezunlarının yüzde 25'i işsiz. Üniversiteyi bitirmiş ama her 4 üniversite mezunundan 1'inin işsiz olduğu bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Özellikle de taşra üniversitelerinde öğretim görevlisi ihtiyacı tamamlanamıyor bir türlü. Öğretim üyeleri daha çok büyük metropol kentlerde kalmayı tercih ediyorlar. O, onların, kendilerinin doğal hakkı ama bizim Hakkâri'deki üniversitenin de Edirne'deki üniversitenin de Ankara'daki üniversitenin de öğrencilerini eşit yararlanma noktasında değerlendirmemiz gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda, 75 vakıf üniversitesinin yeterli olduğunu hatta fazla olduğunu düşünmekteyim. Siz şimdi 2 üniversitenin daha kurulması teklifiyle geliyorsunuz. Bence bu üniversitelere neden ihtiyaç var, kurmayı düşündükleri illerde gerçekten bu kadar acil bir ihtiyaç var mı yok mu, buna neden ihtiyaç duyulmuş? Biz buna izin verip vermeyeceğimiz konusunu... Bu illerin ve bu bölgenin ihtiyaçlarına yanıt üretiyor mu üretmiyor mu? Bu soruya yanıt ürettiğimizde ancak izin verilebilir. Ben çok gerekli olduğunu düşünmüyorum.

İkili öğretim yapan üniversitelerde hocaların bize anlattığı, bizim de öğretmenlik yaptığımız dönemde yaşadığımız tablo şudur: Normal gündüz eğitim yaptığınızda tüm veriminizi öğrencilerle paylaşıyorsunuz. İkinci öğretime geçtiğinizde ücreti fazla alıyorsunuz öğretim üyesi olarak ama öğrenciye verdiğiniz yeterli değil çünkü veriminiz düşüyor. Takdir edersiniz ki sekiz saat çalışan biri, ikinci sekiz saate girdiğinde verimi düşer, başarılı olamaz. Böyle olmasına rağmen, ikinci öğretimden alınan harçlar ve ücretler çok yüksek. Bunu dengeleyen bir iş yapılması gerekir. Getirdiğiniz teklifte bunu dengeleyen bir yan da yok. Bu eksiklikleri, umarım, maddeler üzerinde hep beraber tartışır, tamamlarız. Bunları tamamladığımızda toplumun ihtiyacı olan üniversite camiasının, gençlerimizin ihtiyacı olan sorulara da yanıt üretmiş oluruz diye düşünüyorum.

Bir kez daha hazırlığınız için teşekkür ediyorum. Ortaklaşacağınızı, ortak akılla Genel Kurul salonuna bu taslağı indirme umudunu taşımak istiyorum. Umudumuzu yeterine coronavirüs kırıyor, siz de umudumuzu kırmayın. Gelin, hep birlikte Parlamento üzerine düşen görevi birlik beraberlik içerisinde yerine getirsin diyorum. Tekrar çalışmalarda tüm arkadaşlarımıza başarılar diliyorum, sağlıklı günler diliyorum.