KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan, değerli komisyon üyeleri, sayın bürokratlar, değerli basın emekçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, görüştüğümüz maddelerden birinde, tabii, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndaki düzenleme de var. Tabii, konu kredi kartları olunca, banka kartları olunca vatandaşın hâli, pürmelali nedir, ona da bir bakmak lazım. Bu konuda birkaç önerim olacak.

Şimdi, kredi kartları borçları ve faizleri ile kredi borçları halkımızın önemli bir sorunu çünkü iktidarın uyguladığı ekonomi politikaları geleceği borçlandırma üzerine kurulu. Yani denilebilir ki "Geleceği borçlandırma" AKP'nin bütün cafcaflı sözlerini, mega projelerini kazıdığımızda altından çıkan can yakan bir gerçektir. Bu, hem kamu maliyesi için hem de yurttaşlarımızın bireysel bütçeleri için geçerlidir. Bunu verilerle de ortaya koymak istiyorum. BDDK'nin 2019 yılı Aralık ayı verilerine göre vatandaşların banka ve finansman şirketlerine tüketici kredisi ve kredi kartı borcu 584 milyar lira oldu. 2003 yılında bu rakamın 12,8 milyar lira olduğu dikkate alındığında bu, 44,5 kat artış anlamına gelmektedir. Takipteki krediler ise 2003'ten bu yana 150 kat artmıştır. 2003'te 50 milyon lira olan takipteki kredi 2019 sonunda 13,3 milyar lira olmuştur. Yine 2003 yılında 0,3 milyar TL olan takipteki kredi kartları borçlarının 22 kat artarak 6,3 milyar TL'ye yükseldiğini de görmekteyiz. Türkiye Bankalar Birliğinin Kasım 2019 verilerine göre bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişi sayısı ise 1 milyon 402 bin kişidir.

Sadece kredi kartı mı? Değil. Örneğin çiftçilere bakalım: Bugün çiftçimizin tüm kurumlara borcu 120 milyar liraya yaklaşmıştır, çiftçi borç batağı içerisindedir. Girdi fiyatları sürekli artarken ürün satış fiyatları neredeyse son yedi sekiz yıldır aynı düzeylerde seyretmektedir. Üretim geliri artmadığından üreticiler tarlalarını ipotek ederek kredi kullanmaktadırlar. Bugün çiftçimizin yüzde 92,5'unun borcu nedeniyle tarlasında, bağında, bahçesinde ipotek vardır. Ne yapılmalı? Çiftçilerimizin borçlarının faizi hemen silinmeli, ana para beş yıllık eşit taksitte alınmalıdır.

Sadece çiftçiler mi? Esnafımız da aynı. Esnaflarımız aldığı kredileri ödeyememekteler ve son bir yılda kapanan kepenk sayısı 34 bini aşmıştır. Borçlarını ödeyemeyen esnafımız kara liste sorunuyla karşı karşıyadır. O yüzden esnafımızın sicil affı talebini bir kere daha hatırlatmak isterim.

Burası çok daha önemli -Sayın Maliye Bakanı'nın dediği gibi- maliye politikaları konusunda karnemiz güçlü değildir, mutfaklar yangın yeri, işler kesat hâldedir. Kanun yapıcı olarak bizlere düşen halkımızın gerçek ihtiyaçlarını baz alarak işçinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin, öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Finans kuruluşları kârdan kaybederler, halkımız ise canından oluyor. Bu gerçeği bilerek adım atmalıyız.

Son söz: Bu çerçevede TÜİK'in belirlediği yoksulluk sınırının altında kalan işçi, çiftçi, esnafın ve emeklinin kredi kartları borçlarının faizlerinin silinmesi ve ana paranın da üç yıl içerisinde ödenmesi noktasında da bu Komisyonda bir çalışma yapılmalıdır diyorum, saygılar sunuyorum.