| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/278 ) ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/277) ve Sayıştay tezkereleri a)Adalet Bakanlığı b)Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu c)Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı ç)Anayasa Mahkemesi d)Yargıtay e)Danıştay f)Hâkimler ve Savcılar Kurulu g)Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ğ)Kişisel Verileri Koruma Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 25 .11.2019 |
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan, pozitif ayrımcılığınız için de ayrıca teşekkürler.
Sayın Bakan, bütçeniz hayırlı olsun. sevgili bürokratlar, hepiniz hoş geldiniz.
Bugün 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ama bu kadar erkek bir kadro görünce, inanın, bu kadar şikâyetimiz yerine ulaşacak mı diye insan endişelenmeden edemiyor. Sayın Bakan, seneye geldiğinizde arkada oturan arkadaşlarımızın en azından bir kısmı kadın olursa, biz kadına karşı şiddetten vesaireden bahsettiğimizde ya da erkek egemen yargıdan şikâyet ettiğimizde sanıyorum bizimle daha iyi empati yapabilecek bürokratlarımız da olacaktır. Sözüm sizler için değil ama bu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin âdeta resmi gibi olmuş sevgili bürokrat arkadaşlar.
Şimdi, Sayın Bakan, bir sürü konuşma hazırlamıştım ben sizin için aslında, bugünün 25 Kasım olması hasebiyle nafaka hakkına yönelik saldırılardan, İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik saldırılardan, erkek egemen yargıdan, bu yargı mensuplarının verdiği cinsiyetçi beyanlardan bahsedecektim. Bilgi verilmiyor mesela Sayın Bakan, bilgi alamıyoruz sizden Sayın Bakan, soru önergelerimize hiçbir şekilde yanıt verilmiyor; ayrıca, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetle ilgili konularda "Biz mağdurun kimliğine yönelik istatistik tutmuyoruz." şeklinde bir dönüş alıyoruz, soru önergelerimize yanıt talep ediyoruz sizden. Bakın, bu konuyla ilgili 605 tane önerge verilmiş...
ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL - Aile Bakanına soracaksınız, istatistiği onlar tutuyor.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hayır, bir tek bu konu özelinde değil, Adalet Bakanlığını ilgilendiren konularla ilgili de biz ne yazık ki sizden dönüş alamıyoruz soru önergelerimize ve bu konuda biraz daha hassasiyet rica ediyoruz.
Şimdi, cezaevindeki kadınların ve çocukların durumuna çok kişi değindi, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürümüz buradaysa ben size çok can alıcı bir örnek vereceğim çünkü içindeyiz cezaevlerinin: Ped ihtiyacı had safhaya çıkmış durumda. Çok fazla olumsuz örnek var ama bunlar dile getirilen şeyler değil. Cezaevindeki kadınlar -bazı cezaevlerinde dağıtılıyor, bütçe var- birçok cezaevinde en temel, en insani hakları olan pedlere bile ulaşamıyor durumdalar, kantinden bile temin edemediklerini söylüyorlar. Bu konuda dikkatli olmanızı rica edeceğiz. Tutuklu çocuklar var, birçok arkadaşım bahsetti....
Mesela LGBT-İ bireyler var cezaevinde, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürümüz Şaban Yılmaz geldi 2018'de "200 civarı LGBT-İ birey var cezaevlerinde." diyor, sayısını bile tam bilemiyoruz. Bu insanların birçoğu konulacak koğuş belirlenemediği için mecburi tecritte kalmak zorunda kalıyorlar. Suçu, kimliği her ne olursa olsun biz tuttuğumuz insanların temel insani koşullarını sağlamakla mükellefiz. Bu konuda da dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Son olarak ben size kendi dosyamdan bahsedeceğim. Hiç bahsetmeyecektim aslında ama "Bir somut örnek ver." "Bir somut örnek ver." dediniz ya, ben kendi başıma geleni anlatacağım size. Milletvekili değildim, ben avukattım; Cumhuriyet Halk Partisine Bilal Erdoğan ve Tayyip Erdoğan dava açtı. Avukat olarak ben bu dosyaları savunmak için dilekçe verdim, verdiğim dilekçelerden ötürü -suçum "zengin" demek bu arada, kayıtlara geçsin- bana hem Bilal Erdoğan'a hakaretten ayrı ayrı dava açıldı. Hadsiz bir asliye ceza hâkimi ceza verdi, gerçi sonra FETÖ'den sürüldü. Oraya girmiyorum, benim gireceğim kısım Adalet Bakanlığını ilgilendiren kısım Sayın Bakan. Şimdi, benim hakkımda baroya suç duyurusunda bulundu -bu meşhur Ahmet Özel vardır, bilirsiniz, avukatları- Ahmet Özel benimle ilgili suç duyurusunda bulundu Bilal Erdoğan'ın avukatı sıfatıyla. Baroma dedi ki: "Bu avukat avukatlığını yapmıyor, bunun hakkında disiplin soruşturması aç." İstanbul Barosu toplandı, oy birliğiyle bir karar verdi, dedi ki: "Hayır kardeşim, bu, avukatlık mesleğinin gereğidir, burada suç yok." Bununla yetinmedi Türkiye Barolar Birliğine gitti. Türkiye Barolar Birliğine dedi ki: "Ben bu avukattan şikâyetçiyim ama İstanbul Barosu gereğini yapmıyor, sen yap gereğini." Türkiye Barolar Birliği aldı eline davayı, oy birliğiyle karar verdi: "Hayır kardeşim, saçmalama, burada avukatlık faaliyeti var, suç muç yok." Şimdi, sizi ilgilendiren kısmına geliyorum. Adalet Bakanlığı bununla ilgili dava açtı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Lütfen tamamlayın.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Tamamlayacağım efendim.
Ankara 2. İdare Mahkemesine Adalet Bakanlığınızın avukatı Tuğçe Yozgat... Siz bununla ilgili beni davaya verdiniz 2. İdare Mahkemesinde. Müdahil olmak istedim ben bu dosyaya, Adalet Bakanlığı dedi ki: "Hayır, bu avukatın bu dosyada işi yok, müdahil olmaması lazım." Bakın, binlerce, on binlerce avukatı temsil eden barolar dedi ki: "Hayır, meslektaşımız burada görevini yapmıştır, meslek suçu yoktur." Sizin imzanızla Sayın Bakan, Adalet Bakanı dedi ki: "Barolar Birliğinin kararını ben tanımıyorum, yok, illa bu avukata ceza vereceksin." Bunun üzerine 2. İdare Mahkemesi toplandı, hakkımda ceza verdiler, şimdi istinafta bekliyor.
Ben size soruyorum: "Adalet, adalet, adalet; öyle geliştireceğiz, böyle..." Ben buna nasıl inanayım? Adalet Bakanlığı adalet bakanlığı mı yapıyor yoksa Tayyip Erdoğan ve Bilal Erdoğan'ın avukatlarının taleplerini mi yerine getiriyor? Ben gerçekten bunu merak ediyorum. "Bir tane somut örnek, bir tane somut örnek..." diyorsunuz, bütün kararlar burada, istediğiniz zaman size verebilirim.
Teşekkür ediyorum beni dinlediğiniz için.