KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli vekiller; burada savunma sanayisine ilişkin bir kaygımı ortaya koymak istiyorum. Türkiye'nin bilim ve sanayinin gelişmesinde anahtar rolü olan kurumlarının yavaş yavaş içinin boşaltıldığını görmekten dolayı çok üzgünüm. Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır." sözlerine savaş açılarak Türkiye'nin en stratejik kurumları "vakıf" adı altında örgütlenen yapılara ve tarikatlara teslim edilmektedir. Hayra Davet Vakfı, 15 Temmuz 2016 FETÖ darbesinden tam tamına bir yıl önce, 7 Temmuz 2015 tarihinde İstanbul'da kurulmuş, kuruluş senedi ilanı 10 Eylül 2015 tarihinde Resmî Gazete'de yayınlanmıştır. Vakfın sitesinde vakfın manevi ismi olarak "Molla Muhammed Emin Er" gösterilmektedir. Molla Muhammed Emin Er, Nakşibendi tarikatının son temsilcilerinden gösterilmektedir. Saidi Nursi kendisini "manevi öncüsü" olarak ifade etmiştir.

Savunma sanayisinde ASELSAN, TAI gibi kritik kurumlarımızda maalesef kadrolaşma başlamıştır. Üzgünüm ki bu kadrolaşmada Hayra Davet Vakfı kilit rol oynamaktadır. ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Profesör Doktor Ali Gürgün, Savunma Sanayii Başkanı Profesör Doktor İsmail Demir, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Doktor Celal Sami Tüfekçi, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Recep Şentürk, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) Uzay Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Doktor Selman Nas, TAI Pazarlama ve İletişim Başkanı Serdar Demir, vakfın kurucusu isimler arasında yer almaktadır. Bu isimlerin hep Hayra Davet Vakfından gelmesi tesadüf müdür? Neden yöneticiler hep bu vakıftan tercih edilmiştir?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Sayın Başkan, böyle bir şey olmaması lazım.

BAŞKAN - Şimdi, değerli arkadaşlar...

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Neden arkadaşlar?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Böyle bir şey yok Sayın Başkan.

BAŞKAN - Doğru değil.

Bir saniye...

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Neden yöneticiler hep bu vakıftan tercih edilmiştir.

BAŞKAN - Bir saniye... Bir şey söyleyeceğim Sayın Aygun. Süre vereceğim.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Böyle bir şey var mı ya?

BAŞKAN - Lütfen Sayın Aydemir.

Bunlar tabii burada bulunmayan isimler.

Burada...

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bitireyim ben Sayın Başkan, Sayın Bakan cevap versin.

BAŞKAN - Bir saniye, bir şey söyleyeceğim.

Diyebilirsiniz ki "Bazı yöneticiler" ama isimleri, şahısları, isimleri bilmiyoruz, o var mıdır, yok mudur...

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Çok açık.

BAŞKAN - Yani burada o Savunma Sanayii Başkanının ismini zikrettiniz, TAI'nin başkanının ismini zikrettiniz, vesaire. Bunlar doğru bir şey değil.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, bütün isimler Hayra Davet Vakfının sayfasında, kurucu isimler de var. Bu kurumların başındaki yöneticilerin hepsinin tesadüf müdür Hayra Davet Vakfından gelmesi?

BAŞKAN - Bunlar doğru şeyler değil. Doğru şeyler değil.

Buyurun Sayın Aygun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Bakınız, ASELSAN, TAI ve TÜBİTAK SAGE'deki yapılanmadan bunalan 100'ü aşkın personel, bunlar çip uzmanları... Geçtiğimiz yıl da araştırma önergesi vermiştim Sayın Bakan, maalesef araştırma önergesi kale bile alınmadı. Uluslararası geçişle ASELSAN'dan Hollanda ASML firmasına giden o mühendislere göz yumduk, kaçmalarına sebebiyet verdik. Bunlarla beraber şimdi de, yakın zamanda, yönetici, üst durumda olan, üst kademedeki, insansız hava araçları birimlerinin başında olan 20'ye yakın personel de kıyıma uğradı.

Yine bakınız, ikinci konu olarak da Özgür Suriye Ordusu meselesi var. Bu ordu mensuplarının masraflarını hangi bütçeden karşılıyorsunuz? Ölürlerse şehit mi sayılmaktadır? Zeytin Dalı Harekâtı'nda yaşamını yitiren Özgür Suriye Ordusu mensuplarına "şehitlik" unvanı verilerek -geçen sene- bunların 800'ü aşkın ailesine Türk vatandaşlığı verildiği ve şehit maaşı bağlandığı ve tazminat ödendiği iddiaları bulunmaktadır. Bu konuda verdiğim soru önergesine İçişleri Bakanı Sayın Soylu kaçamak cevaplar vermiş ve net cevap vermemesiyle beraber istisnai hâllerden dolayı, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil etmemek şartıyla Cumhurbaşkanlığı kararıyla bunların Türk vatandaşı da olabileceğini söylemiş ama maaş ve diğer konulara girmemiş. Bu yanıt, yaşamını yitiren Özgür Suriye Ordusu mensuplarının ailelerinin Türk vatandaşlığına alındığını kabul etmektedir. O hâlde soralım: Özgür Suriye Ordusu mensuplarının ailelerinden kaç kişi Suriye'den Türkiye'ye getirilerek Türk vatandaşı yapıldı? Ne kadar tazminat ödendi? Kaç aileye şehit maaşı bağlanmıştır?

Sayın Bakanım, bir de kendi bölgemle ilgili size bir konu arz etmek isterim. Tekirdağ Çorlu ilçemiz 5. Kolordu Komutanlığına ev sahipliği yapmaktadır. Çorlu'nun şehir merkezinde bulunan 115 dekarlık alanın 52 dekarının -askeriyeye ait olan bir alanı- park yapılmasını talep ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir saniye...

Lütfen buyurun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Şehrin nefes almasını sağlayacak alanı, 52 dönüm araziyi kullanmıyorsunuz ve bu konuda sizden destek istiyoruz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bunun aktarılması, konusunda.

Diğer bir konu da: Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Tekirdağ deprem bölgesi. Çerkezköy'de -geçen yıl bütçe konuşmalarında size dile getirmiştim- askerî konutlarınız var. Geçtiğimiz günlerde depremsellik kontrolleri yapıldı. Bu binalar da şu anda canlı bomba. İçerisinde personelinizden yaşayan 5-6 aile var. Bunları bir an evvel boşaltın. Bunları bugün tutanaklara geçiriyorum. Yarın bir deprem olduğu zaman oranın vebalini ben taşımam çünkü geçen yıl da aktarmıştım, bu yıl da yine bütçede aktarıyorum ve burada yan tarafta Çerkezköy'e Belediyemizin devam eden park alanına bu alanı da bırakırsanız hem Çerkezköy hem Tekirdağ'a, Çorlu'ya nefes aldırmış olursunuz diyorum.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.