KOMİSYON KONUŞMASI

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

İçişleri Bakanlığı bütçesinin bu sunumunu, Sayın Bakanın sunumunu sabah dikkatle dinledik; uzun, detaylı bir sunum yaptı. Rakamlara göre Türkiye de gayet güllük gülistanlık ama bize gelen bilgiler ve sahadaki durum maalesef aynı değil. Örnek olarak başlayalım: Son dönemde kadın cinayetlerinde büyük bir artış var. Daha dün Güleda Cankel cinayete kurban gitti; henüz 19 yaşında, Isparta'da fotoğrafçılık 1'inci sınıf öğrencisiydi. Muğla'dan Isparta'ya gelen eski sevgilisi tarafından önce dövüldü, daha sonra boğuldu ve en sonunda bıçaklanarak katledildi. Emine Bulut'tan Şule Çet'e kadar çok sayıda kızımız, kadın cinayete kurban gidiyor ve bu cinayetler maalesef artarak devam ediyor. Sadece haziran ayında 40 kadın öldürüldü. Öncelikle, bu artışı neye bağladığını bir sormak istiyoruz Sayın Bakana. Bu cinayetlerde zanlıların kimi zaman korunduğu yönünde toplumda da maalesef bir kanaat oluştu. Bunun da nasıl değerlendirildiğini Sayın Bakandan cevap olarak bekliyoruz.

Rabia Naz olayı gene tüm vicdanlarda büyük bir yara açtı. Bu konuda ne kadar ilerleme sağlandı bilemiyoruz ancak acılı babanın hak aramak için sunduğu görüntülerden sonra gözaltına alınması, gene gazetecilerin de gözdağı vermek için gözaltına alınması ülkede bütün vicdanları âdeta kanattı.

Dünya görüşümüz ne olursa olsun, birbirimizden farklı düşündüğümüz konular olabilir ama hiçbirimiz "Kadınlar öldürülsün, çocuklar zarar görsün." diyemeyiz, dememeliyiz. Bu bir insanlık onurudur, yapılan da insanlık suçudur.

Genellikle genç, hiçbir sağlık sorunu olmayan kadınlar "önlenebilir ölüm" diye tabir edilen, insan eliyle ve çoğunlukla erkek şiddetiyle hayattan koparılıyor. Kadınların öldürülmediği, çocukların güldüğü bir Türkiye mümkün ve herkesin yapabileceği bir şeyler var diye de düşünüyoruz. Bu konuda da Bakanlığınızın bir çalışması var mı? Bu suçu nasıl önleyeceksiniz merak ediyoruz.

Buna bağlı olarak, 26'ncı Dönemde 2016 ve 2017'de verdiğim ama bir türlü yanıtını alamadığım soru önergelerini buradan bir kez daha yinelemek istiyorum: Bireysel silahlanmanın önlenmesi, konusunda herhangi bir proje ve çalışmanız var mı?

Sayın Bakan, geçen seneki bütçe görüşmelerinde şöyle diyordunuz: "Türkiye'nin tamamının uzun yıllardır kanayan yarası olan bir başlığımız da trafik güvenliği. Türkiye, geçmişten bugüne birçok konuda adım attı, gayret gösterdi, ciddi de mesafe aldı ancak söz konusu olan can kaybı olunca elbette ki gelinen noktayı hiçbirimizin yeterli bulması mümkün değildir." Ancak trafik kazalarında bu sene de pek yol alamadınız. Özellikle, son dönemde hareket hâlinde yanan otobüslerle sık sık karşılaşıyoruz. Balıkesir'de insanlar, yolcular diri diri otobüsün içinde yanarak can verdiler. "Mazot yerine yağ yakılıyor." diyerek de geçiştirmek bu konunun aydınlanmasında sanırım ki yeterli olmayacaktır. Süre daralıyor.

Sayın Bakan, geçtiğimiz hafta İçişleri Komisyonunda da göç konulu bir sunum yaptınız. Ancak bu sorun da dağ gibi önümüzde duruyor. Mesela, büyük kentlere gelen Suriyeliler bu kentleri âdeta kendi yaşam alanları olarak seçtiler ve dükkânlara "Yabancı çalıştırılamaz." diye levhalar asıyorlar, burada bu yabancı tabii, Türkler oluyor, Suriyeli dışında çalıştırmıyorlar. Kentin en güzel semtlerine, Bursa'da Çarşamba semti eskiden en yaşanabilir yerdi, bugün maalesef Suriyeliler oraya Türkleri dahi sokmuyorlar.

Son olarak da gene, göçle ilgili yaptığınız sabahki sunumuzda "Herhangi bir taşıyıcı ya da salgın hastalık gelmemiştir." dediniz ancak Sağlık Bakanlığının girip sitesine veya verilerine bakarsanız çocuk felci, polio, kızamık, yıllardır ülkede görülmeyen birçok hastalığın son yıllarda ciddi boyutlarda artış gösterdiği ve bunların da sınırdan kontrol yapılmadan alınan Suriyeli göçmenlerden geldiği ve bunların...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AYDIN (Bursa) - ...yüzde 90'ının aşılama kontrolü olmadan gelen çocuklardan taşındığı kayıtlarda vardır. Bütün bu önlemlerin ve soruların da tarafınızdan yanıtlanmasını diliyoruz.

Teşekkür ediyorum.