| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2214) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 07 .10.2019 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından avcılık ve yetiştiricilik yoluyla üretime ait verilerin elde edilmesinde kullanılacak olan her türlü teknik alet ve sistemlerin kullanılması, izlenmesi ve kural ihlallerini tespit etmek amacıyla su bilimleri ve su ürünleri mühendisleri, balıkçılık, teknoloji mühendisleri görevlendirilmelidir. Bunda da "Yetkileri yoktur." diye bir şey çıkmaz herhâlde. Bu sayede elde edilecek veriler doğru değerlendirilecek, ülkemizin doğal zenginliklerinin doğru ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesiyle gelecek kuşaklara aktarılması sağlanmış olacaktır.
Getirilen değişiklik teklifinin genelinde cezaların artırılması ve tekrarlarında uygulanacak olan yaptırımların düzenlenmiş olması önemli fakat deniz ve iç sularımızdaki su ürünleri stoklarımızın yasa dışı avcılık gibi çeşitli etmenlerden kaynaklanan sebeplerle oldukça azaldığı bugünlerde av yasaklarına uymadan elde edilen ürünlerin karaya çıkarılmadan denetlenmesi sayesinde bu balıklar öldürülmemiş olacaktır. Yani bir kaçak var, kaçak bir av var, buna eğer o anda yerinde müdahale edilmiyorsa, karaya çıktığı andan itibaren balık öleceği için artık orası bir kayıp anlamı taşımaktadır. Bu nedenle avcılıkta kullanılan deniz taşıtlarında gırgır, trol vesaire denetimler yapılmalıdır sürekli. Bu denetimlerde su bilimleri mühendisleri, su ürünleri mühendisleri, balıkçılık teknolojisi mühendislerinin Tarım ve Orman Bakanlığı adına yetkilendirilerek istihdam edilmesi kaçak ve kural dışı avcılığın önlenmesinde ve sürdürebilir su ürünleri yönetimi açısından oldukça önemli bir boşluğu dolduracaktır.
Değerli arkadaşlar, burada bir şey söylüyor aslında: Kota uygulamasının mutlaka ve mutlaka Türkiye balıkçılığına öyle veya böyle gelmesi gerekiyor. Biz eğer sahillerimizde, denizlerimizde, iç sularımızda, göllerimizde hangi balığın ne zaman, ne kadar, hangi ölçülerde -ölçü derken büyüklük olabilir, ağırlık olabilir, çeşitli ölçü birimleri vardır elbette- olduğunu bilmeden, bunları bilmeden sadece cezalar ve cezaların sonuçları üzerinde bir deniz yönetimi, su ürünleri yönetimi yaparsak bu kuralları, bu yasanın ya da bu kanunun bütün birimlerini, bütün dayatmalarını ya da bütün yaptırımlarını uygulamanın zor olduğunu düşünüyorum. Mutlaka sezon başlarken Karadeniz'de ne kadar hamsi avlanacağı bilinmeli, bunun bir adı olmalı ve diğerleri için de bunun geçerli olduğunu düşünüyoruz ve elbette denetimlerin sık, yerinde, kaçak yapılan balıkçılığın karaya çıkmadan, orada müdahale edilerek tekrar o balıkların denize kazandırılmasına dair bir düşüncemizi paylaşmak isteriz.