| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2214) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 07 .10.2019 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Teşekkür ederim.
Aşağı yukarı yine aynı mesele, farklı bir noktada ama yine aynı bir talep üzerinden giden bir süreç. Bir arkadaşımız müdür beyi işaret ederek "E, yani müdür olmuş." gibi bir de ifade kullandı. Biz biliyoruz, sistemin bilim insanından yana olmadığını iyi biliyoruz. Bilim insanlarının ısrarla itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını da iyi biliyoruz. Yukarıdan aşağıya, önce memlekette öğretim üyeleri itibarsızlaştırıldı, benden olursa iyi, benden olmazsa kötü; benden olursa rektör olur, rektörü de zaten ben belirlerim, benden olmazsa daha görev süresi varken onu nasılsa bir şekilde indiririm aşağı diyerek yukarıdan aşağıya, rektörlerden tutun da öğretim üyelerine kadar; bilim insanlarından tutun da hekimlere kadar hayatın her alanında itibarsızlaştırma devam etti. Ne yazık ki bugün bu Komisyonda da onun bir yansımasını görüyoruz. Bir kişi çıkıyor, nüfusun nasıl çoğalacağına, kaç doğum yapılacağına, nasıl yapılacağına, her şeye karar veriyor. Dolayısıyla, elbette, bu Komisyonun da oradan aldığı destekle böyle itibarsızlaştırma sürecine devam etmesi...
AHMET SAMİ CEYLAN (Çorum) - Biz de şimdi Moğultay'ın söylediklerini mi söyleyelim? Yapmayın bunu ya.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Söyleyin, ne yapayım yani?
BAŞKAN - Bence huzur içerisinde giderken hiçbir şey söylemeyelim, devam edelim.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Başka bir şey söylemeye çalışıyorum, muhtemelen anlıyorsunuzdur yani anladığınızı düşünüyorum ama elbette "Evet, öyledir." diyecek bir durumunuz da yok. Bunun da farkındayım.
AHMET SAMİ CEYLAN (Çorum) - Yanlışa yanlış, doğruya doğru deriz.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Dolayısıyla bu Komisyon elbette hakkı teslim etmeli diye düşünüyoruz. Anadolu'nun çok güzel sözleri var, devran döner, geri gelir, olur her şey. Bugün kendimize yapılmasını istemediğimizi başkalarına yapmamalıyız. Bir meslek örgütünün bu kadar ısrarla bir defans, bir karşı tutum ve çoğunluğa dayalı -bilimsel bir karşılığı yok, bir bilimsel karşılığı olma durumu da söz konusu değil- bir defans gösterilerek, orada tutulmaya çalışılarak hakkı yeniyor, açıktan hakkı yeniyor.
Elbette müdürümü anlıyorum yani sonuçta bir siyasal iktidarın, Hükûmetin bir personeli ve iyi bir noktada. İsterdim meslektaşlarının haklarını koruyabilecek bir özgürlüğe sahip olabilsin ama değil, onu çok iyi anlıyorum.
İSMAİL EMRAH KARAYEL (Kayseri) - 1.600 su ürünleri mühendisi var ya, bu adamlar hiç ortada yok değil ki.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Eğer siz 3 tarafı denizle çevrili deyip, 4 denizinden bahsedip milyonlarca dolar ihracattan ve insanın temel gıda sorunundan, sağlıklı ve dengeli beslenmek için deniz ürünleri tüketmesi gereken 82 milyon, artı 4,5 milyon sığınmacı, 25 milyon aileden bahsediyorsanız, 1.600 meslek insanı istihdam etmenize yani sadece olsa olsa şaka mı derler böyle bir şeyde, şaka anlamı taşır.
CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane) - Orhan Bey, her tarafımız hava, o zaman bütün meteoroloji mühendislerini kamuya alalım öyleyse.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Alabilirsiniz. Biz kamudan bahsetmiyoruz zaten, öyle bir şey yok, söz konusu da değil. Biz kamuya alın falan demiyoruz.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Söz verdiklerinizi almadınız ki.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sadece bir süreç var, bir madde geliyor, bu maddede kırk yıl önce meslek olarak olmayan, daha sonra fakültesiyle, üniversitesiyle meslek olmuş bir meslekten, belirli bir eğitim ve akademik kariyer elde etmiş insanlardan bahsediyoruz. Kırk yıl önce olsaydı bu arkadaşlarımız, ben inanıyorum ki bugün en az ziraat mühendisleri kadar, en az veterinerler kadar kendi haklarını koruyan yasaları, yönetmelikleri de beraberinde getirebilirlerdi. Bakın, biz veterinerlerin zorla hakkımızı aldı elimizden Bakan Mehdi Eker, zorla ya yani usulsüz, antidemokratik bir tutumla aldı. Kazandık davayı ama yani kolay bir süreç değildi.
BAŞKAN - Alamamış demek ki. Bakın, ne güzel yani hukuk herkesi koruyor, alamamış.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - O zaman hukuk vardı ama.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Yani o hukuk biraz da geç gelmese, zamanında ve yerinde, adil olmayan hukuk, hukuk değildir; geç gelen hukuk da hukuk değildir.
CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane) - Merak etme, kanun geliyor, onu da çıkaracağız inşallah.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Umarım. Önemli tabii.
Dolayısıyla burada bu paradigmayı kırmanın, siyasal iktidarın bu benci tutumunu, tekçi tutumunu, çoğunluğa dayalı dayatmacı tutumunu kırmanın zamanıdır. Hani demokrasi, demokrasi, demokrasi derken o demokrasinin d'sine dair bir şeyler yapmak gerektiğine inananlardanım. Dolayısıyla en azından bu maddelerin -daha zaman var Genel Kurula inene kadar- yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, Komisyonun belki sağlıklı bir düşünme ortamında, sakince, belki gecenin yorgunluğunu da üzerinizden attıktan sonra yeniden düşünerek daha olumlu bir noktaya taşınabilme imkânının ve olanağının olduğunu düşünüyorum. O yüzden su ürünleri, su bilimleri teknolojileri mezunlarını korumak, kollamak, onlara bugün hak ettikleri yerde... Çünkü bir yasa yapıyoruz, bu yasa bağlayıcı; bir daha böyle bir yasa ne zaman yapılır, nasıl olur; bu kolay da değildir. Bunu değerlendirmek gerektiğini tekrar ifade etmek için söz aldım. Dilerim bir değişiklik olur.