| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2214) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 07 .10.2019 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.
Şimdi, yine, biz sabahtan beri aynı şeyi söylüyoruz, diyeceksiniz ki: "Yine aynı şeyi söylüyorsunuz." Ya, arkadaşlar, bizim ne kanunu çıkardığımızı ben merak ediyorum. Su ürünleri kanunu çıkarıyoruz. Su ürünleri kanunuyla ilgili ve su ürünlerinden eğitim alan hiçbir tanesini su ürünleri kanunu içerisinde göremiyoruz. Ya, çeliştiğimizi düşünüyorum ben. Yani bu insanlara bizim garezimiz mi var?
Şimdi, balığın sağlıklı olup olmadığını herhâlde su ürünleri mühendisi anlar diye düşünüyorum. Baktığınız zaman, şimdi, sayın vekilim, ben bunu artık anlamakta güçlük çekiyorum. Yani geldikçe bu su ürünleri mühendisi eğitimini o zaman komple kapatalım. YÖK'e de yazalım, böyle bir üniversiteyi ortadan kaldıralım.
Sayın Genel Müdürüm, su ürünleriyle, kendi branşınızla ilgili bir tane yetkili burada görevlendirilemiyor ve bakıyoruz, veteriner hekimler, tabip, bunlara yetki veriyoruz. Az önce de korucuya görev verdik, muhtara görev verdik ceza kesmesi için. Mesleğinden gelen insanları biz yok sayıyoruz. Ya, hakikaten anlamakta güçlük çekiyorum ve de zorlanıyorum.
Şimdi, ziraat mühendisinin işinin herhâlde biz doktora yaptıracağız, Tarım Bakanlığındaki ziraat mühendislerinin olması gereken bitkisel öğretimi, dediğim gibi, yine veteriner hekim yapılıyor ama gerek bu. Tarım Bakanlığı ve veteriner hekim bitkisel öğretimin başında olursa burada da Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün çıkardığımız, sağlık, su ürünleriyle çıkardığımız kanunda bula bula bunu buluyoruz. Tabii, doktoru buluyoruz, veteriner hekimi buluyoruz. Bu işte ihtisas yapanlara hiçbir yetki vermiyoruz. Ya, böyle bir iş olabilir mi arkadaşlar? O zaman bu çocuklarımızı neden biz okullara gönderiyoruz, eğitim aldırıyoruz? Buna da bakmamız lazım.
Şimdi, eksper diyoruz, buğdayla ilgili, buğdaydan anlamayan birini getirip TMO'da eksper olarak görevlendirme anlamında aynı bu. Adam eğitimini almış, eksperlik yapmayacak. Diyor ki: "Siz yapamazsınız. Gel, yoldan geçen birini eksper yapalım." Ya, böyle bir anlayış olabilir mi? Yani bir yıl çalıştığınızı söylüyorsunuz, bir yıl baktığınızı söylüyorsunuz, birçok profesörden de bilgi aldığınızı söylüyorsunuz ama geldiğimiz noktada o bilim adamları, kendi meslekleriyle ilgili öğrenci yetiştiren bilim adamlarımız kendi yetiştirdiği çocuklarına yetki vermekten korkuyorlar, kaçıyorlar. Böyle bir anlayış olabilir mi, böyle bir çelişki olabilir mi? O zaman siz bir yıldan beri bana göre hiçbir bilim adamından veya bu meslekle ilgili kişilerden bilgi... Ama şimdi Hocam, eğer görmüyorsa oradaki kendi öğretim görevlisi arkadaşımız, yazıktır günahtır. O zaman çocuklara niçin ders veriyoruz, aylarca yıllarca, dört yıl, beş yıl eğitim aldırıyoruz buna? Ama burada aldırdığımız eğitime karşı maalesef konuyla ilgili olmayan insanlarımız, doktorumuz, evet... Ama burada su ürünleriyle yatmış kalkmış, gecesini gündüzünü su ürünleriyle geçirmiş olan kişiye biz yetki vermekten kaçıyoruz arkadaşlar. Lütfen bunu iyi düşünelim ve buradaki asıl konunun yetkilileri olan kişiler olması gerekirken biz yoldan geçen korucuya görev verdik, muhtara görev verdik, onu fahri görevli yaptık ama bu işin eğitimini alanlara ise dur dedik, senin hiçbir eğitimin geçersiz, hükümsüz ve benim en çok kınadığım konu da o kadar bilim adamının, eğitimcinin görüş verdiği ve o görüşler içerisinde eğitim verdiği öğrencilere değer vermemesini anlamakta zorluk çekiyorum ve o zaman demek ki boşa kürek çekiyoruz arkadaşlar. Evet.
Bakınız, şimdi, Sevgili Vekilim, siz getirdiniz bu kanunu, ben getirmedim. Bir yıldan beri çalıştığınızı söylediniz ama gelinen noktada "Ya, birilerini unutmuşuz." Unutulan kişi de kim, bilir misiniz? Bu konuda eğitim alanları unutmuşuz, gerçek kişileri unutmuşuz. Gerçek kişi burada eğitim alan insanlarken ama onları hiç kanunun bir yerinde işlememişiz. Sayın Bakanım, böyle bir çelişki olmaz. Kanun çıkartıyoruz, kanun içerisinde Su Ürünleri Genel Müdürümüz var ama bana göre Sayın Genel Müdür de olayı atlamış.
Sayın Genel Müdürüm, mesleğinize sahip çıkın, bölümünüze sahip çıkın, öğrencilere sahip çıkın, su ürünleri mühendislerine sahip çıkın. Şu kanunda su ürünleri mühendislerinin bulunmaması abesle iştigaldir. Nasıl gözden kaçmış, anlamış değilim. En önemli konu o, merkezde olması gereken o ama onlar yok. Her kim var? Herkes var. Doldurduk. Kimi doldurduk? Herkesi doldurduk ama yörüngenin çekirdeğinde olan, merkezinde olanları unutmuşuz.
BAŞKAN - Teşekkür ederiz İlhami Bey, anlaşıldı mesele.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Ben teşekkür ederim.