| Komisyon Adı | : | (10 / 102, 461, 682, 977, 981, 982) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelelerin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonunun taslak raporu üzerinde görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 02 .10.2019 |
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Timur Bey'e destek mahiyetinde olacak yapacağım ekleme. Şöyle bir şey düşünüyorum: Evet, kişilerin özgürlüğüne engel olamayız, evet, siyaseten de düşünmemiz gereken bazı şeyler var ama tıpkı avcılıkta olduğu gibi, avcılık yapmak isteyen insanlar da var, bunu bir spor olarak gören insanlar da var ama biz şu anda ne diyoruz? Türkiye'nin doğal hayatını, yaban hayatını koruyabilmek adına en azından iki üç sene bu avcılığı biz yasaklamak mecburiyetindeyiz.
Dönelim en çok tartıştığımız kısırlaştırma ve popülasyon kontrolü meselesine. Bu bağlamda baktığımızda evet, ilelebet insanların elinden yavru hayvan edinme ya da şu cins hayvan edinme hakkını alamayız siyasetçiler olarak ama biz eğer bir kısırlaştırma seferberliği başlatıyorsak yani kişi özgürlüğü ne zaman sınırlanabilir? Ancak ve yalnızca kamu düzeni ve kamunun genelini ilgilendiren kamu yararı söz konusu olduğunda. Kısırlaştırma seferberliği dediğimiz şey kamunun yararına bir şey. Belki bu çerçevede baktığımızda derhâl olmasa bile belli bir süre boyunca bu şekilde dışarıdan hayvan girişini ya da çanta merakı gibi markalı hayvan merakı peşindeki insanların bu merakını iki üç sene ötelemesine ikna edebilirsek toplumu, kısırlaştırma seferberliğimiz de istediğimizden daha yüksek bir başarıya ulaşabilir.