KOMİSYON KONUŞMASI

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hocam, şöyle: Dediğiniz doğru, bir suç var. Eğer ki yoldaki bir köpeği öldürürsem ben hapis cezası alabilirim. Ne şartla? Bu köpeğin bir insan sahibi olacak, bu insan sahibi benim bu eylemimin haksız olduğunu düşünecek, gidecek beni şikâyet edecek; bu şekilde alabilirim. Yoksa sokaktan geçen bir kuşu -kuşu geçiyorum- sahipsiz herhangi bir hayvanı öldürmek suç değil. Bir insanın malına zarar vermek suç şu anda, bir hayvanın canına zarar vermek suç değil.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Haksızlık ama...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Nasıl haksızlık?

İnsana haksızlık yine hocam.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Özür diliyorum, hayır, ama bakın, hukuk düzenini bir bütün hâlinde düşünmeniz lazım. Sahipli hayvanı öldürmeyi TCK suç olarak düzenliyor, sahipsiz hayvanı öldürmeyi, yaralamayı, Hayvanları Koruma Kanunu kabahat olarak düzenliyor. O yaptırımsız değil.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Şöyle ama Hocam, TCK'de düzenlediğimiz...

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Ama sorunumuz ne Sayın Vekilim? Takip edemiyoruz biz bunları.

Bakın, Sayın Başkanım, 5199 sayılı Kanun hakkıyla uygulanmış olsaydı buraya gelmezdik biz zaten.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Bu konuda herkes mutabık zaten.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Şimdi ne yapıyoruz biz? Suç hâline getirdiğimizde, hakikaten o kanunu şöyle bir kenara bırakıp, hâkime, savcıya, polise diyoruz ki "Bu iş de senin sırtında, hadi bunu sen önle." diyoruz.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hocam, acaba siz şöyle bir şey mi düşündünüz?

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Çok özür diliyorum Sayın Vekilim, biz orayı işletemezsek yani belediye görevini yapmazsa, valilik görevini yapmazsa, denetim, koruma görevini yapmazsa, bu sahipsiz hayvanların bakımını ve sair gibi kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, bu hayvanlar niye o sokağa çıkıyor? Niye "sokak hayvanı" diye bir kavram var? Çünkü orası işlemediği içi orası var.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hocam şöyle, bunlar yüzyıllardır var. Bu hayvanlar bizim yüzümüzden var. Biz aldık bunları, kedileri de biz aldık, böcekleri yesin diye biz evcilleştirdik, köpekleri de biz aldık, bizi korusunlar diye. Biz bunları yanımıza aldık. Bu hayvanlar bizimle evrildi, bu hayvanlar bizsiz var olamıyorlar ve insanoğlu şu kadar nankör olabilir mi, şimdi dönüp bu hayvanlar neden sokakta var? Ya da ancak insana bağlı bir şekilde bu hayvana yönelen şiddeti cezalandırmayı biz vicdanımıza nasıl kabul ettireceğiz Hocam? Ya da her şeyi geçiyorum, yine sadece insan odaklı bakalım, Sayın Hocamın ifade ettiği gibi, adam belki 30 tane köpeğe tecavüz etmiş, kesmiş olacak, ben o adamı alıp çocuğuma servis şoförü yapacağım parası varsa çünkü idari para cezası, sabıka kaydı olmayacak bu insanın. Anlatabiliyor muyuz? Dediklerinize katılıyoruz, hayalci, idealist bakmıyoruz. Sanmıyoruz ki Ceza Kanunu'na iki cümle ekleyeceğiz ve bunlar bıçak gibi kesilecek ya da sanmıyoruz ki bundan sonra her öldürülen kedinin failini "CSI New York" gibi arayıp bulacağız, hapse koyacağız. Sanmıyoruz bunları Hocam ama buraya gidecek bir yol açmak, çocuklarımıza karşı bizim görevimiz. Yapamayacağımız kısımları olabilir ama biz bunu beceremeyiz diye yola çıkmayı da yakıştırmamamız lazım kendimize. Ben böyle düşünüyorum Hocam.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Yanlış anlaşılmasın diye tekrar ediyorum Sayın Vekilim, sizin gibi düşünüyorum ben de. Hayvanları korumamız gerekir mutlaka, etkin bir şekilde korumamız gerekir ama bunun tek yolu suç hâline getirmek değil diyorum, idari yaptırımlar çok daha etkili uygulandığında daha etkili sonuç alabiliriz kanaatindeyim.

Bir insan hayvana tekme attı, yaraladı; iki yıl boyunca sürecek adli süreç yerine, ona "5 bin lira ver bakalım." dediğin zaman bir daha o tekmeyi atmaz kanaatindeyim yani bu benim öngörüm. Dolayısıyla, hakikaten iyi düşünmek gerekiyor çünkü bu konuda attığınız adımı geri alma şansınız yok, aksaklık olduğu takdirde de alamıyorsunuz kamuoyu baskısı nedeniyle. O yüzden, hakikaten çok kapsamlı; artılarını eksilerini, sistemin bütünü içerisinde yaptığımız işin önemini bir bütün olarak düşünmek gerekir kanaatindeyim.

Evet, sahipsiz hayvanı biz yaptırıma bağlıyoruz ama suç olarak düzenlemiyoruz. Sahipliği suç olarak düzenlemişiz, onu kabahat olarak bırakmışız. Şunu söyleyebiliriz: Onu da suç hâline getirelim. Bu çok basit. 151/2'deki "sahipli" kavramını çıkardığınızda, "Bir hayvanı haklı bir sebep olmaksızın öldüren, işkence eden" dediğinizde sorun biter yani çok basit bir değişiklikle bu sorun halledilebilir aslında.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hocam, sizin kafanızda şöyle bir şey mi var: Türk Ceza Kanunu'na hayvan terk etmekten bir sürü madde eklenecek gibi bir tartışma mı yürüdü sabah?

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Benim şeyim şu...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hani, zaten bu kadar detaylı bir hayvan hakları düzenlemesinin TCK kapsamına alınması yönünde bir irade hiç kimsede yok yani düşündüğünüz kadar değiliz.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Yok mu Başkanım?

BAŞKAN - Yok.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Ama Adalet Bakanlığındaki tasarıda çalıştım ben, Bakan da vardı orada, Sayın Abdulhamit Gül Bey. Yani orada inanılmaz, tüm fiiller neredeyse suç hâline getiriliyordu. Biraz evvel sanki o tasarı sizin önünüzde varmış gibi konuşuyorsunuz.

BAŞKAN - Yok, biz o tasarıdan bağımsız çalışıyoruz şu anda, farklı bir konu.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Evet, ayrı bir çalışma.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - O zaman, sizi daha çok seviyorum ben.

BAŞKAN - Sayın Hocam, ileride hâkim filan mı olmak istiyorsunuz? Yani böyle sorunlarla karşılaşmak istemiyorsunuz herhâlde.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Yok efendim, benim tek şeyim şu: Yani idari mekanizmaları işletemiyoruz.

BAŞKAN - Anlıyoruz, evet.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - İşlemediği için de biz tutup bu sorunu ceza hukukuna çözdürmeye kalkıyoruz, tüm sorunlarımıza böyle bakıyoruz.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hocam, aslında, yok. Biz tam ne istiyoruz, biliyor musunuz? Hayvanları korumak istemiyoruz. Hayvanların can olduğu ve bu cana saygı duyulması gerektiği gerçeğini hem hâkimlerimize hem insanlarımıza hem hukuk sistemimize oturtmak istiyoruz yani sanıyorum bunu istiyoruz.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Sayın Vekilim, bakın, Hayvanları Koruma Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı bir kanundur, o kanunun 1'inci maddesinde söylediğiniz amaç çok açık ve net yazar, hayvanın yaşama hakkından bahseder, özgürlüğünden bahseder, temel ilkelerin hepsi kanunda var zaten, hukuk sistemimiz boş değil bu konuda.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Siz dediniz "Uygulanmıyor." diye Hocam.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Hayır, ilkelerimiz var uygulayamıyoruz yani şöyle bakın: Eğer siz valinin başkanlığında Hayvanları Koruma Kurulunu çalıştıramıyorsanız, onun yapması gerekenler il bazında yapılamıyorsa, belediye sokak hayvanlarını toplayıp, rehabilite edip sahiplendiremiyorsa bu sorunlar çok çıkar karşımıza.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Ben de şunu diyorum: Bunlar yapılabiliyor olsa dahi...

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Ben şunu söylüyorum sizlere: Yasa koyucu olarak o tarafı bir işletin veyahut da...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Hocam, bunlar işlese bile bu gelmesi gerekir diyoruz biz de.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Ayrı bir husus, sizin takdirinizde.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - İşledi, belediyelerimiz çatır çatır çalışıyor, hepsini kısırlaştırıyorlar, aldığı yere bırakıyorlar, 5199 gündemde, bunların hepsi olsa dahi hayvanların can olduğu gerçeğini biz yine koymak zorundayız bu mevzuatımıza.

PROF. DR. MAHMUT KOCA - Onda hiç tereddüt yok Sayın Vekilim.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Yani cana yönelen bir suç olarak...

Neyse çok zamanınızı aldım.

Teşekkür ediyorum.