| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2018 Yıllık Raporu'na ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 13 .02.2019 |
ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Sayın Başkanlarım, teşekkür ediyorum.
Ombudsmanlık Kurumu Başkanı, üyeleri ve çalışanlarına bu güzel katkıları için çalışanlar adına Başkanımıza teşekkür ediyorum.
Şimdi, bürokraside yirmi iki yıl çalışmış bir arkadaşınız olarak öncelikle Ombudsmanlık Kurumu geçmişte Anayasa'da ifade edilen ve sonrasında dünyada örneklerini incelediğimiz yıllarda "Bu nasıl bir şey?" diye üniversitede hukuk fakültesinde okurken merakla beklediğimiz müessese nihayet, sonuçta Türkiye'ye bir yasal kurumu olarak, anayasal kurum olarak geldi ve geldiğinden itibaren de Allah Allah yani bu mevcut sisteme entegre olunca birden ihtiyacımız giderildi gibi bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Onun heyecanı bitmemeliydi. Bu anlamda bir süre ilk atanan başkan ve üyeleriyle beraber bir görev yapıldı, takip ettik ve dolayısıyla birtakım düzenlemelerin revize edilmesine olan ihtiyaç tespit edildi. Şimdi bu yeni yönetimle, yeni Başkanımızla beraber ve bu anlamda sürekli talep Mecliste, yasama faaliyetinin önünde duruyor. Dolayısıyla mevcut yasal çalışmalar ve talepler Meclis tarafından değerlendirilecektir. Fakat mevcut imkânlar ve yasalar çerçevesinde Ombudsmanlık Kurumunu pratik açıdan değerlendirdiğimizde öncelikle diğer inceleme yapan kurumlardan ayırmamız gerekiyor. Yani üst kurullardaki şikâyete bağlı incelemeler, işte yargı sürecindeki dava açılması ve verilen kararlar gibi kurumlardan farklı, biraz da elinin esnek olduğunu, aslında elimizde iyi bir enstrüman olarak, hele hele Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi gibi, Türkiye'nin, vatandaşlarımızın ihtiyacının giderilmesi noktasında gerçekten çok önemli bir eşiği ve adımı hep beraber birlikte attığımız bu süreçte bence Ombudsmanlık Kurumunu Meclisin en büyük paydaşı ve vatandaşımızın en büyük paydaşı hâline getirme mecburiyeti vardır. Neden vardır? Çünkü vatandaşımızın geciken talepleri, adaletsizlikler, pozitif ayrıcalıklar, ayrımlar, belediyelerdeki uygulamalar -hangi parti olursa olsun, hangi düşünceden insanlar olursa olsun- insanın gururunu inciten, insanın özüne, hakkına, hukukuna dokunan her şey bizim temel ilkemiz olmalıdır. Bu anlamda, Ombudsmanlık Kurumunu haddinden fazla önemsememiz gerekir. Bence bu anlamda biraz daha fazla her yönüyle desteğe ihtiyacı olduğunu buradan şiddetle... İdaredeki sorunların, idaredeki hızlı çalışmanın Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap veremediğini, yargıdaki kararların uzadığını... Efendim, Avrupa Birliği sürecinde değişik vesilelerle diğer işte Türkiye'de kurulan üst kurulların da aslında Türkiye'nin vücuduna, bünyesine uymadığını hep beraber gördük. Dolayısıyla bu anlamda Ombudsmanlık Kurumunun Türkiye'nin her meselesine ilişkin görüş, öneri ve taleplerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi noktasında sesinin daha yüksek çıkması gerekiyor. Bunun için, burada Başkanımız ifade etti -inceleme yapılıyor- ondan sonra rakamlar verdi, tavsiye kararlarından bahsetti. Çok önemli, bunu biraz daha açmak lazım yani eğer biraz vakit noktasında sıkıntı çıkarmazsanız kanaatlerimi biraz daha belirtmek istiyorum.
MEMET BÜLENT KARATAŞ (İstanbul) - Vaktimiz yok kardeşim burada senin yorumlarını dinlemeye, hepimiz konuşacağız.
ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Eyvallah. Fakat paylaştığımız konuların hem kayda girmesi anlamında hem ne kadar önem ve ehemmiyeti anlamında toparlamaya çalışacağım Sayın Vekilim, uzatmayacağım.
BAŞKAN - Sayın Vekilim, söz almak isteyen birçok arkadaşım var. Fikirleriniz tabii ki çok değerli, dinlemek isteriz.
ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Eyvallah. Toparlayacağım.
BAŞKAN - Genel Kurul da var, yemek saati de geliyor. Onun için, toparlayalım lütfen.
ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Tamam, tamam. Mutlaka bu anlamda hızlanma ihtiyacını hissettim, gereğini yapacağım.
Şimdi, bu istatistiklerin sonucundan ziyade bu isteklerin azaltılmasına dönük bir çalışma bizim için önemlidir. "Şu kadar iş yaptık." demek yerine, biz, bu anlamda... Her bir bakanlığa, her bir STK'ya, her bir idarenin bir kuruluşuna ilişkin idarenin zayıf ve güçlü yönünü görme kabiliyeti olan bir kurumun kapasitesinin artırılması gerekiyor ve idarelerimizin bu anlamda yeni sistemle beraber teftişinin de masaya yatırılmasına vesile olacak. İdarelerimizin de iş ve işlemlerinin hızlı çözümüne ilişkin tavsiye niteliğinde kararlar zannediyorum bunlar. Bu anlamda, bunlar hızlı işlediği takdirde, paydaş olduğumuz takdirde Türkiye'de hızlı saat gibi işleyen bir idareyi ve siyasilerin de yani sizlerin de yani bizlerin de yükünü azaltacak bir enstrüman olarak önümüzde bir ombudsmanlık var.
Burada, kitapçıkta "öneri ve beklenti" kısmında kurumumuz resen inceleme yetkisi talep ediyor. İçine girmeyeceğim, zaten bu sağlandığı takdirde aslında tüm idarelerin kendi ana vazifelerinin bir yerde yok edilmesi anlamına geliyor ve yükünün azaltılması anlamına geliyor. Bilgi ve belge taleplerine olumsuz yaklaşan veya gecikmeli bilgi ve belge veren idarelere yaptırım uygulanması talebinin de dikkate alınması gerekiyor. Personel statüsünün güçlendirilmesi ve az önce Başkanımızın da ifade ettiği gibi, benzer iş yapan kurumların tek çatı altında toplanması da önemli bir öneri. Davalara katılma yetkisi talebinin de önemli olduğunu düşünüyorum.
Şunu söylüyorum: Bunların yapılabilmesi için, bu kadar üniversitede sivil toplumun da yaptığı işe soyunan ve bu anlamda Meclis adına önemli görev üstlenmiş kurumun insan kaynağının ekonomik statüsünün yükseltilerek değil, daha cazip hâle getirilmesi noktasında, malumunuz Türkiye'de kurumların cazibesi maalesef ve maalesef ek göstergesiyle ve verilen ücretle güçlü konuma gelmişlerdir, güçlü kurumlar, arzu edilen kurumlar hâline gelmişlerdir. Bizim bu algıyı değiştirmemiz yani bu algoritmayı değiştirmemiz lazım.
Ombudsmanlık Kurumunun, en iyi yetişmiş insan kaynağının çalışabileceği ve bu uzman sayısıyla olmayacağı aşikârdır. Artırılarak bu kurumun, aslında çok kurumun geçmişte üstlendiği görevlerin tek bir çatı altında toplanması noktasında bize önemli görev düşüyor.
BAŞKAN - Başkanım, teşekkür ediyoruz, sağ olun.
ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal ediniz.