| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Bakanlık çalışmaları hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 06 .02.2019 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Teşekkürler.
Öncelikle Adalet ve Kalkınma Partisinden milletvekili arkadaşlarımızın süreci savunmasından daha doğal bir şey olamaz, bunu anlayışla karşılıyoruz. Yalnız unutulmaması gereken bir şey var, 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu dönemi bizim de reddettiğimiz bir dönem değil, o dönemin kendine has özellikleri var, o dönemde yapılanlar ve yaşatılanlar var, bir de Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan ve yaşatılanlar var. 2023 vizyonunun temeli 1923 vizyonundan başlar. 2023 vizyonu hayali bir vizyon olarak ortaya çıkmamıştır. Şimdi, bir vizyona bakarken, bunları değerlendirirken güncel, somut, can alıcı noktalara dair hiçbir şey söylemezsek bizi gericilikle suçlamaya kalkan arkadaşlara sorarım... Rahmetli Kamer Genç Parlamentoda yalvardı, AK PARTİ milletvekiline yalvardı "Etmeyin, gitmeyin, bana bir şey olmaz sizi yakar bu yangın." dedi. Biz, laf dinletemedik. Şimdi bir kez daha söylüyoruz, cemaatlere ve tarikatlara eğitimi teslim ederseniz, devlet kurumlarını teslim ederseniz bir müddet sonra onlar sizi teslim alır, siz de baş edemezsiniz. Bakın, bu acıyı bu ülke yaşadı, bu ülkenin yaşadığı acıyı görmezlikten gelemeyiz. Bu uyarıları bugün söylediğimizde şöyle diyemezsiniz: "Biz 17-25 Aralığı milat alıyoruz." Peki, 17-25 Aralık olmadan önce döne döne bunları anlatan bizler haklı çıktık mı? Çıktık. Peki, bu 250 canımızı geri getirebiliyor mu? Getiremiyor. Haklı çıkmak istemiyoruz.
Bizim uyarılarımız, 2023'e dair tasarımlarınızda da sıkıntılar olduğudur, bu tasarımı millî eğitim politikasıyla, bir parti politikasıyla değil, millî bir politikayla aşabiliriz. Türkiye dünyadaki tüm ülkelerin önüne kendi eğitim politikalarıyla geçebilir ama bunu bir parti anlayışına sıkıştırırsanız bu kalıba sığmaz, mümkün değil. Daha önce bunu başka partiler de denedi, burada da başarı elde edilemedi. Bizim çağrımız şudur: Sayın Bakanımızın anlattıklarını dinledim, "Eğitimin en önemli dayanağı öğretmen." dedi. Öğretmen yetiştirmeye dair de çok somut bir şey söyledim, bizim kanun teklifimizi beğenmiyorsanız, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak bir kanun teklifi hazırlayın, bir an önce öğretmen meslek kanunu çıksın diyoruz. Öğretmenler odasında ayrımı ortadan kaldırın diyoruz. Engelli öğretmen... Yasa çıkarmışsınız, bu yasa, ücretli öğretmenlerle ilgili yasa Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidarı döneminde çıkmış. Ya, kendi çıkarttığınız yasaya uyun. Bunu istemenin, bunu söylemenin, güncel olayı takip etmenin sizi tedirgin ettiğini anlıyorum.
HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) - Niye tedirgin olalım? Öyle bir şey yok.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Müsteşar yardımcılığı yapan arkadaşımız diyor ki: "Günlük olaylarla eleştirmeyin." Ne yapacağım? Seçim meydanlarında Sayın Recep Tayyip Erdoğan da "3600 ek gösterge vereceğim." dedi, Kemal Kılıçdaroğlu da ek gösterge... Peki, bu sözü veren liderlerimiz Parlamentoda bu sözü niye yerine getirmiyor? Bunun takipçisi olmak neden bir suç unsuru gibi algılanıyor? Bakın, Aladağ'da çıkan yangın bir cemaat yurdunda çıktı. Orada yanan kızlarımız yanan bir ateş olarak bizim yüreğimizde duruyor. Bunun sorumlusu Millî Eğitim Bakanı değil, bunun sorumlusu cemaat ve tarikatlara yurtları teslim eden bir anlayıştır. Bizim söylediğimiz şu: Adalet ve Kalkınma Partisi devlet yurtları açsın, öğrenciler yurtta kalsın. Cemaat ve tarikatların yurduna ben çocuğumu göndermek istemiyorum ya da siz çocuğunuzu göndermek istemiyorsunuz.
HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) - Polemik konularına girmeyin, polemik yaparsak sabaha kadar sürer.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Tamam, polemik yapmayalım ama arkadaşımızın söylediği şu....
HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) - Polemik değil yani. Yurtlar denetleniyor.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Ama bakın, ileriyi göremiyorsunuz.
BAŞKAN - Sayın Kaya, lütfen toparlayın.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Bitiriyorum, toparlıyorum.
"İleriyi göremiyorsunuz." deniyor. Biz ileriyi gördük, FETÖ belasını size anlattık, siz göremediğiniz için bu ülkenin başına bu bela oldu. Cumhurbaşkanının yaveri FETÖ'cü çıktı. Kim ileriyi görememiş? Biz mi ileriyi görememişiz, yoksa siz mi ileriyi görememişsiniz? İleriyi görmek demek gelecek kaygısından bu ülkeyi kurtarmak demek. Bu ülke hepimizin, bu çocuklar hepimizin, bu öğretmenler hepimizin, bu okul hepimizin. Öz Türkçeyi konuşabilme becerisini göstermek, zengin dilimizi zenginleştirebilmek, yabancı sözcükleri de katarak zenginleştirmek ayrı bir güzellik ama esas olan dünyada en zengin dil olan Türkçeyi de yaygınlaştırıp sahiplenmektir. Ben Cacabey Medresesi'ni bilen.... Ben Kırşehirliyim. İlk bilim merkezi hâline gelen yerdir. Sendikacılığı ve esnafı savunan ilk yer Ahi Evranı Veli'nin yeridir. Ben o topraklardan geldim. Dolayısıyla medreseye karşı çıkmak değil mesele, Millî Eğitim varken, Millî Eğitimin okulları varken cemaat ve tarikatlara buraları teslim etmeye karşı çıkmaya devam edeceğiz. Bu bir gericilik değildir, bu tam da ileriyi görmedir. Arkadaşlarımız buna dikkat etsinler, bir daha FETÖ belasına bizi bulaştırmasınlar. Uyarımız budur.