| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Bakanlık çalışmaları hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 06 .02.2019 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Sayın Bakanım, böyle bir fırsatı bize tanıdığınız için teşekkür ediyorum.
Sayın Komisyon Başkanı ve sayın milletvekili arkadaşlarımı da, diğer katılımcıları da selamlıyorum.
Sayın Bakan, sunumunuz için teşekkür ederim. Eğitimin kalitesinin iyileştirilmesiyle ilgili çabalarınızı görüyoruz, izliyoruz. Bunda ne zaman destek istense bu katkıyı da vereceğimizi Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak zaten ifade ediyoruz.
Tabii, bizim görevimiz ayrıca, bizim gördüğümüz bazı aksaklıkları, eksiklikleri dile getirmek ve ayrıca da vatandaşlarımızdan gelen talepleri iletmek. Şimdi, bize sadece bize oy veren vatandaşlarımız gelmiyor, bütün vatandaşlarımız geliyor dolayısıyla o gözle bakılmasını, talepleri bu yönde değerlendirmesini diliyorum.
Şimdi, tabii, öğretmenlerimizin ciddi sorunları var, eğitimin temel taşı. Bir kere bu öğretmenlerimizin sözleşmeli, ücretli, kadrolu şeklinde ayrı ayrı değerlendirilmesiyle ilgili daha önce ben size soru önergeleri verdim; zamanında olmasa da bu 4 tane önergemin 3 tanesine cevap verdiniz, bunun için de teşekkür ediyorum.
Sözleşmeli öğretmenlerden başlayacak olursak, şimdi, bunların en büyük sorunu, biliyorsunuz, bu aile birliğiyle ilgili mesele. Anasız babasız büyüyen çocuklardan bahsediliyor ve yani âdeta bu ebeveynlerin yalvaran derecede taleplerini görüyoruz. Bunlar size de geliyordur. Yani insan hakikaten üzülüyor. Ya, buna bir çözüm bulmanız lazım. Yani bu sürelerde bir makul bir süre mi yaratacağız? Bu sorunu çözmenin çok elzem olduğunu düşünüyorum.
Yine, bu, ücretli öğretmenler var. Bunları da daha önce size dile getirmiştim. Bunların hem kadroya geçmelerinde kıstas olarak KPSS'nin alınmasına karşı çıkıyorlar çünkü hizmet yılı belki öncelikli olsa daha doğru bir değerlendirme olur ve de bunlardan kadroya alınırken de branş bazında bazı belki doğru tespitler yapılmadığından yani ilan edilen kadronun bile dolmadığını çünkü branşların denk düşmediğini söylüyorlar. Bunların da kadroya alınması ve bu sıralamaların yapılması konusunda biraz daha hassasiyet bekliyoruz.
Şimdi, son, engelli öğretmenlerimiz var, biliyorsunuz. Bununla ilgili 500 kadro belirlenmişti. Benim de hem önergem hem de kişisel girişimlerim olmuştu ve bunu 750'ye çıkardınız ama hakikaten yetmez. Şimdi, benim size verdiğim önergede tespit ettiğim, bu Devlet İstatistik Enstitüsünden aldığım rakam sizin kadrolarınızda yüzde 2,3 engelli çalıştırıldığı. Hâlbuki devlet memurlarında yüzde 3 engelli kadrosu çalıştırmanız gerekiyor. Yani zaten topu topu 3 bin engelli öğretmen var. 750 yaptınız. Gelin şunu burada hep beraber, şu Komisyondan bir müjde olsun, buna 2 bin daha alalım, bu sorunu aşalım ve bunu bayram yerine çevirelim. Bunlar bekliyorlar bizi. Sonuçta Anayasa'nın eşitlik ilkesi var, engellilere yönelik pozitif bir ayrımcılık var, yani sosyal devlet olarak bunun gereğini yapmamız gerekiyor. Bu çok büyük bir rakam değil, Türkiye'nin gücü bunu karşılamaya yeter. Bu insanların da bu taleplerini giderelim diyorum.
Şimdi, her eğitim öğretim yılının başında bir düz lise, meslek lisesi kadro meselesi, kontenjan meselesi devreye giriyor. Şimdi, bakıyoruz, 100 bine yakın kadroya yerleşemeyen, düz lise arayan bir öğrenci var. Bu düz liselerin yüzde 95'inin dolduğunu imam-hatip ve benzeri meslek liselerinin de yani yarı yarıya boş olduğunu görüyoruz ve tekrar tekrar atamalar yapılıyor. Biz şunu diyoruz: İmam-hatibe yerleşmek isteyen kardeşim de istediği şekilde yerleşebilmeli, düz liseye giden de. Yani eğer bu sorun herkes için eşit değilse yani imam-hatip lisesine gitmek isteyen yavrumuzun sorunuyla düz liseye gitmek isteyen aynı sorun değilse, aynı ölçekte değilse burada eşitlik ilkesinde bir arıza var demektir. Yalnız sorunun da aynı olması lazım, çözümün de aynı olması... Ben bu sezonun başında, yeni öğretim sezonunun başında bunu özellikle takip edeceğim, bunu biz istiyoruz, ikisi de bizim kardeşimiz ama en azından aileleri bu strese sokmamak lazım yani sürekli böyle açıkta kalmış bir öğrencinin, o yavrunun endişesini de sizin de içinizde taşıyor olması lazım.
Şimdi, diğer bir konu bu vakıf, dernek ve Diyanet İşleri Başkanlığına yapılan anlaşmalar çerçevesinde bazı konuların iş birliği içerisinde değerlendirilip birtakım kurumlara eğitimle ilgili bazı meselelerin aktarılması mevzusu.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanım; Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923'te kurulduktan sonra yapılan ilk işlerden biri, tarihi 3 Mart 1924 olan Tevhidi Tedrisat Kanunu yani sadece dört ay sonra. Birçok işin önüne alınmış eğitim öğretimin birleştirilmesi meselesi ve şimdi biz bunu tekrar yan bazı vakıf ve dernekler aracılığıyla, belki farklı amaçlarla yapılabilecek bir eğitime imkân açacak şekilde yapıyoruz.
Bakın, şimdi burada ben size bazı dernekler söyleyeceğim: Bakın, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Hayrat Vakfı, TÜGVA, TÜRGEV, Birlik Vakfı gibi birçok vakıfla ilişkiler var ve bunlarla ilgili anlaşmalarınız var. Bunlar sadece böyle kurs, seminer, mesleki beceri falan değil, eğitimle ilgili de bunlara ön açıldığı görülüyor. Mesela, TÜRGEV'le yapılan anlaşmada "Bu protokol dışında da eğitim alanında ortak projeler..." diye bir cümle var. Yani burada, eğitim öğretimin devletin temel görevi olduğundan hareketle ve bunun çağdaş normlara, bilimsel normlara uygun olması gerektiğinden hareketle bu şekilde farklı cemaatlerin bir uygulama alanı şekline çevrilmemesini diliyorum. Şimdi, aslında açıkça sormak istiyorum: Bu konuyla ilgili sizin bir baskı altında filan kaldığınızı düşünüyor musunuz yani bununla ilgili bazı talepler geliyor mu? Çünkü burada, Sayın Cumhurbaşkanımızın oğlunun da başında olduğu bazı dernekler, vakıflar var. Bununla ilgili, ben sizden içtenlikle samimi bir cevap vermenizi istiyorum. Yani çünkü burada bir de âdeta bir ruhban okulu edasıyla bu vakıfların, bu eğitim işinin içerisine dalması da beni huzursuz ediyor. Bununla ilgili hassasiyeti de göstermenizi diliyorum.
Evet, şimdilik bunlar. Bunlara bir cevap verirseniz çok memnun olacağım.