| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/276) ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı (1/275) ve Sayıştay tezkereleri a) Adalet Bakanlığı b)Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu c)Türkiye Adalet Akademisi ç)Anayasa Mahkemesi d)Yargıtay e)Danıştay f)Hakimler ve Savcılar Kurulu g)Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ğ)Kişisel Verileri Koruma Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 20 .11.2018 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, gerçekten güç bir iş yapıyorsunuz çünkü "Bu can bu bedende olduğu sürece Brunson'u iade etmeyeceğiz" diyecek kadar eli yargının içerisinde olan bir Cumhurbaşkanının Bakanı olmak zor olsa gerek.
ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL - Yargı bağımsız, bak tam tersi oldu, gördünüz işte.
MURAT EMİR (Ankara) - Ama bu şöyle: Cumhurbaşkanının yargıda taraf olduğunu ve elinin içinde olduğunu her fırsatta söylemesi gerçeğini değiştirmiyor; nitekim bugün AİHM kararının bağlayıcı olmadığını söyledi. "AİHM kararı Cumhurbaşkanını bağlamıyorsa kimi bağlıyor?" diye sormak lazım. Yoksa bizim haberimiz yokken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çekildi mi Türkiye veya Avrupa Konseyinden çekildi mi? Bunu sormak lazım.
Şimdi, biraz rakamlara bakalım dilerseniz. Sizin bütçe sunumunuza bakıyorum, burada ağustos itibarıyla mevcut 250.938 hükümlü veya tutuklu olduğunu söylüyorsunuz. Bu, aslında ciddiyetsiz bir şey çünkü son söylenen bir şeyde ağustos rakamının yazılması bence bir eksiklik ama siz konuşmanızda bunu tamamladınız, sizin verdiğiniz rakam 260.144. Şimdi, buradaki sıkıntı şu Sayın Bakan: Burada "2018 yılı sonunda 263 bin kişi olacağı varsayılıyor." diyor oysa bizim sorduğumuz bir soruya 18/9 yani eylül ayının ortasından sonra verilen bir cevapta "250.549 tutuklu veya hükümlü" deniyor. Bu, şu demektir: Aslında son iki ay dahi olmadan, son elli sekiz günde 10 binin üzerinde artış var; bu, çok önemli bir rakam. Şimdi, eğer böyle artıyorsa bu 2018 yılı sonunda 263 bin kişiye nasıl ulaşacağız, daha fazla olmayacak mı? Veya 2019 sonunda, bu hızla artıyorsa- 287.500'ü nasıl bekliyoruz? Yani bu soruları bürokratlarınızın açıklaması lazım, burada büyük bir mantıksızlık, bir çelişki var. Eğer siz bir af...
ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL - "Son iki ayda 10 bin arttı?" mı diyorsunuz?
MURAT EMİR (Ankara) - Evet efendim, sizin rakamlarınızla.
Şimdi, eğer böyleyse 2019 rakamının çok yüksek olması lazım, o zaman benim aklıma "Af çıkarmayı mı düşünüyorsunuz?" sorusu ister istemez geliyor.
ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL - Ona bir bakalım.
MURAT EMİR (Ankara) - Şimdi, yine sunumunuzdan devam edelim. Bakın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesiyle ilgili sözlerinizi söylüyorum: "İnsan haklarına ve bunun parçası olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreçlerine verdiğimiz önemin bir gereği olarak ülkemizde insan hakları standartlarının daha yükseltilmesine ilişkin çalışmalarımızı 2014 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren bir eylem planı çerçevesinde sürdürmekteyiz. Planın güncellenmesi esnasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının titizlikle dikkate alınacağı kuşkusuzdur" demişsiniz, oysa Cumhurbaşkanının bugünkü açıklamalarıyla bu örtüşmemektedir, dikkatinizi çekerim.
Bir diğer önemsediğim nokta -hızla gitmeye çalışıyorum- FETÖ'yle ilgili bir bölüm açmışsınız ama Fetullah Gülen'in iadesiyle ilgili tek bir cümleniz yok. Bu, çok önemli bir konu çünkü Dışişlerinin sunumunda da Türkiye'nin en önemli dış politika sorunlarından birincisinin Fetullah Gülen'in iadesi, diğerinin de ABD'nin YPG'ye verdiği destek olarak açıklanmıştı. Sayın Bakanın sunumunda da yoktu ama o sözel olarak söylemişti, ben bunun sizin sunumunuzda da olmasını arzu ederdim çünkü Fetullah Gülen'in iadesi meselesi Türkiye'nin çok temel meselelerinden biridir, bunun bu sunumda yer almaması kafalarda "Acaba bu iddiadan vazgeçiliyor mu?" diye sorulmasına yol açıyor.
Sayın Bakan, hızla gidiyorum, bakın, merak eder misiniz bilmem ama mart ayında yapılan atamalarda avukatlıktan hâkimliğe atanan AKP teşkilatlarından 133 kişi var; bunların listesi buradadır, arzu ederseniz size takdim edebilirim.
Şimdi, önemli bir mahkeme kararı... Yani işinizin zor olduğunu biliyorum, bunu anımsatmaya çalışıyorum. Bakın, Ömer Kavili isimli avukat biliyorsunuz gözaltına alınmıştı ama sonra Türkiye ayağa kalktığı için o avukatla ilgili yapılan işlemler geri alındı. Bakın, sizin yönettiğiniz Bakanlıkta bir hâkim, hatta bir heyet, bir avukatın ters psikolojiyle müvekkilini ve kendisini mağdur göstererek dosyada haklı çıkmaya çalıştığı, şüphelinin eyleminin müdafisi olduğu davayı sulandırmaya çalıştığı gibi iddialarda bulunmuştur. Türkiye'de maalesef yargının geldiği nokta burasıdır.
Bakın, yine bu Kavili davasına delil aramaya çalışan mahkeme, en son Yiğit Aksakoğlu tutuklamasıyla ilgili diyor ki: "Her ne kadar toplantıların içeriğine ulaşılamamış ve karanlıkta kalan yönleri olsa da iletişimin tespiti tutanaklarında bu toplantıların Gezi'den sonra tekrar sivil itaatsizlik ve 'şiddetsiz eylem' adı altında yeniden çeşitli...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Ankara) - Siz anladınız Sayın Bakan.