KOMİSYON KONUŞMASI

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Genel Müdürüm, şimdi, ben iş dünyasından gelen birisiyim, ticaret ve sanayi odasında uzun yıllar başkanlık yaptım, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde başkan yardımcılığı ve organize sanayide de başkanlık yaptım; kendim de geçmiş dönemde sanayiciydim.

Şimdi, biraz önce size sorduğum sorulara aldığım cevaplar bana göre yetersizdi çünkü sebebi şu: Olağanüstü bir krizden geçiyoruz, hatta bu, 1994, 2001 krizine falan benzemiyor, gittikçe derinleşecek ve burada özellikle bankaların da elini taşın altına koyması gerektiğini, aynı zamanda kamu bankalarının da özellikle Halk Bankasının esnaf ve küçük, orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi üzerine 1933'te kurulduğu düşünülürse "Burada sizin bu olağanüstü durumda aldığınız tedbirler ve projeksiyonunuz nedir?" diye bir soru sormuştum. Orada da siz dediniz ki: "2017'de esnaflara esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri aracılığıyla 16 milyar lira kredi verildi." 2018'de de bu 9'uncu ay itibarıyla 15 milyar. Demek ki geçen sene ile bu sene arasında bir fark yok yani "O projeksiyon nedir?" diye sorduğumda aslında esnaflara yönelik yaptığınız bir kredi çalışması var mı ve bugünleri geçirebilecek yeniden yapılandırma, uzun vadeli kredi... Aynı zamanda küçük, orta ölçekli işletmelerin riskli olduğunu biliyoruz yani risk altında olduğunu biliyoruz. Bu dövizin ciddi anlamda yükselmesi ve oradan artık şirketlerin de kriz yaşaması yani aynen kalp krizi gibi bir kriz yaşaması, kalbin artık yarısının çalışmadığı bir durumda... Ki ekonominin lokomotifidir küçük, orta ölçekli işletmeler ve esnaf, Türkiye'deki reel sektörün ürettiği katma değerin büyük bir bölümünü, yüzde 90-95'ini küçük, orta ölçekli işletmelerden sağladığımızı biliyoruz. Onun için size çok büyük bir görev düştüğünü düşündüğüm için o soruyu sormuştum.

Ayrıca, tabii ki bu genç girişimcilere ürettiğiniz projeler var mı? Çünkü Türkiye'de kefalet bankacılığı yapılır, eğer sizin verebileceğiniz bir ipoteğiniz ya da elinizde çekleriniz varsa, kefalet verirseniz ya da çok güvenilir birinden kefalet alırsanız ancak o zaman kredi alabilirsiniz; onun için de Türkiye'de genç girişimciler ya da girişimciler çok fazla desteklenemez durumdadır. O yüzden proje krediciliğiyle ilgili bir çalışmanız var mı? Yani projesini getirdi, projeye güvendiniz ve kefalet de istemeden "Bu projeyi destekliyoruz." efendim, işte "Şu, imalat sektöründe inovatif bir iştir, bunu destekliyoruz." diye hazırladığınız böyle bir proje var mıdır? Proje krediciliğinden kastım da budur.

Özellikle şunu ifade etmek isterim: Esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatiflerinden düşük faizli kredide, yarısını da devletin sübvanse etmesine rağmen faiz oranları neredeyse piyasa faiz oranlarına ulaşıyor. Sebebi, dosya parası, hesap işletim sistemleri falan filan yani bir yığın maddeyle neredeyse normal piyasanın kredi faizi neyse o seviyelere ulaşıyor. Tabii, esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatiflerinde bir komisyon alınıyor, sonuçta sanıyorum son bir bölümde bu alınmadı, onun için de sıfır komisyon olduğu için hiç sıcak bakmadı esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri bunları dağıtmak üzere.

Bir başka konu da TESKOMB'la ilgili. TESKOMB Başkanı geçtiğimiz dönemde -şimdi milletvekili mi bilmiyorum- AK PARTİ milletvekiliydi, aynı zamanda Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanıydı, aynı zamanda Mamak şubesi başkanıydı, aynı zamanda TESKOMB'un Başkanıydı yani üç ayrı yerde başkandı ve bunun toplamı özellikle bu milletvekilliği maaşı ve emeklilik maaşını da koyduğunuz zaman neredeyse 100 bin lirayı buluyordu. Hadi o neyse ama bir siyasi görüntüde olan, siyasi erk sahibi olan birisinin böyle bir kredi kefalet kooperatifinin başında olması akla binbir türlü şey getiriyor. Sonuç itibarıyla net olarak şunu söylüyorum: Kredi kefalet kooperatiflerinin Türkiye'de küçük ve orta ölçekli işletmelere ve esnafa siyasi ayrımcılık yaptığını burada ifade etmek durumundayım. Yani AK PARTİ'ye üye olursanız, AK PARTİ'den bir referans gelirse o dağıtılan kredilerin özellikle bir kartvizitle gidilip oralardan alındığı, üstelik de risk altında olan esnafların bu krediyi kullanamadığı, aynı zamanda bu krediyi kullananların da ihtiyacının olmadığıyla ilgili esnaflar arasında küçük bir araştırma yapsa banka ortaya çıkartacaktır.

Biraz önce soruldu, bu "Zarrab davası" diye Türkiye'de bilinen, sonra da Hakan Atilla davasına dönüşen bir durum söz konusu ve çok hassas ve dikkatle kelimeleri seçmek durumundayım. Özellikle çok köklü, çok güçlü, esnafı destekleyen bir banka ve Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu bu krizde özellikle finans piyasalarının çok hassas ve kırılgan olabileceğini düşünerek burada çok fazla detaya girmeden birkaç tane soru soracağım. Hakan Atilla'nın otuz iki ay hapis cezasına çarptırılması, özellikle bankanın Genel Müdür Yardımcısı olarak oraya görevli gönderilmesi, belki de orada böyle bir muameleyle karşı karşıya geleceğini bilse ya da böyle bir bilgi alınsa belki gönderilmeyecekti fakat bu dava devam edecekti çünkü İran yaptırımlarıyla ilgiliydi ve Halka Bankası İran yaptırımlarında yaptırımları delen banka, o aracılık işlemlerini yapan banka olarak suçlanıyordu ve burada dünyanın birçok büyük bankasına Halk Bankasının başına gelebileceğini düşündüğümüz cezanın kesildiğini de biliyoruz, hatta Amerikan bankalarına kesildiğini biliyoruz yani siyasi bir durumun olmadığını, aslında burada bir yaptırım delinmesi durumunun söz konusu olduğunu ifade etmek için bunu söyledim ki o dev bankaların içinde Deutsche Bank falan var, çok büyük cezalar kesilmiş Deutsche Banka, onun gibi bir yığın bankaya ceza kesilmiş. Burada soru şu: Bu konuşmaların içinde Halk Bankasını asıl bağlayan husus OFAC'ın yani Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin Halkbanka kesmeye hazırlandığı cezayla ilgili malumatınız var mı? Yani burada bütün ülkeyi yakından ilgilendiren, 81 milyonu yakından ilgilendiren bir durum söz konusu. Şimdi, derin bir ekonomik krizden geçiyoruz, derin bir ekonomik krizden geçerken bütün iş dünyasının da halkın da bir yere baktığını biliyoruz, Halk Bankasına ceza kesilecek mi, miktarı ne olacak? Ekonomiyi nereden, nasıl derinden etkileyecek mi? Bu, gerçekten ekonomiyi de çok derinden etkileyebilecek ağır bir konu. Onun için burada bu beklentinizi benim sizden almak istediğimi de ifade etmek isterim yani OFAC'la ilgili Halkbanka kesebileceği cezaya ilişkin gelişmeler var mıdır? ABD otoriteleriyle bu alanda herhangi bir temasınız var mı, bir temas var mı, bizim hükûmet tarafından temaslar var mı? OFAC İran yaptırımlarının delinmesi gerekçesiyle daha önce BNP'ye 8,9 milyar dolar; biraz önce Deutsche Banka dedim ama BNP Paribas'a da 8,9 milyar dolar gibi bir ceza kesmiş. Bankanızın cezaya ilişkin öngördüğü en iyi senaryo ve en kötü senaryo nedir? Bu, son derece önemli. En iyi senaryoyu ya da en kötü senaryoyu bilmek isteriz ve cezanın yaratacağı risklerle ilgili bir çalışma yaptınız mı, bu riskleri azaltacak birtakım çalışmalar yaptınız mı?

Bir de Varlık Fonu'nu sormak istiyorum. Çok uzun bir konu Varlık Fonu, Varlık Fonu'na bankanın hisseleri devredildi artık denetimden, daha doğrusu Sayıştay denetiminden, Hazine denetiminden çıkmış oldu Halk Bankası. Hangi denetim olacak? İşte Varlık Fonu'nun seçtiği bir danışmanlık firması diyelim ya da denetleme firması denetleyecek, onun için bizim ve halkın bundan haberi olmayacak. Bu konuyla ilgili sizin özellikle Varlık Fonu'yla ilgili görüşlerinizi almak isterim.

Şimdi, bundan sonraki İran yaptırımlarının bankaya oluşturabileceği riskler nedir diye soracağım çünkü Halk Bankası Kredi ve Dış İşlemler Operasyonları Daire Başkanınız, yaptırımlar bölümünden bir arkadaş Seyit Ahmet Taymaz Ankara Sanayi Odasındaki bir toplantıda İran yaptırımlarıyla ilgili yaptığı sunumda Bank Mellatın da yaptırım kapsamına alınacağını belirtmiş, Taymaz "Yaptırımlarla birlikte İran otomobil sektörüne su bile satılamayacak." demiş. Gerçekten bu kadar vahim mi? Bu yaptırımlardan altı aylığına biz muaf tutulduk ülke olarak, otomobil sektörü ya da başka sektörlere... Çünkü İran bizim 11'inci büyük ihracat pazarımız ve ihracatımız 2018'in ilk on ayında 2 milyar dolar civarlarında. Bir önceki yaptırım dönemi boyunca Halkbankın İran'la olan "swift" işlemlerinin toplam hacmini öğrenmek istiyorum. Bu işlemlerin, bankanın toplam uluslararası operasyonlarına oranı neydi? Kısaca, Türkiye'nin tamamını bu derece geren süreçten ne seviyede bir kazanç elde edildi?

Bir de faktoring şirketleriyle ilgili birkaç sorum var. Banka tarafından faktoring şirketlerine satılan alacakların tutarı ne kadardır? Toplam kredi oranına oranı ne kadardır, kaça satılmıştır?

BAŞKAN - Faktoring şirketlerine satılan kredi mi? "Varlık yönetim şirketlerine" mi demek istiyorsunuz?

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Aynı şey efendim.

BAŞKAN - Aynı şey değil.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Ama bir anlamda da faktoring şirketleri varlık yönetim şirketleri gibi de çalışıyor; şimdi anlatacağım, Halk Bankasının da bir faktoring şirketi var, oraya devredilen, en son 5 ekimde Halk Bankası tarafından devredilen 76,6 milyon liralık alacağını 4,5 milyon liraya nakden satmışsınız; bu, değerinin yüzde 5,8'ine tekabül ediyor. Halkfaktoringin alacak tutarı ne kadardır? 2015 yılından bugüne alacaklarda ne kadar artış yaşanmıştır? Yıllar itibarıyla faktoring şirketlerine devredilen alacakların tutarları nelerdir?

Bir de batık kredilerle ilgili burada birkaç sorum var, kredi kartları konkordatolarla ilgili. Bankanın brüt takipteki alacak oranı son rakamlara göre yüzde kaç? Grup 1 ve grup 2 kredileri beraber değerlendirildiğinde bu oran yüzde kaça çıkıyor? BDDK'nin kredi sınıflandırmalarına ilişkin yönetmelikte yaptığı değişikliğin bu orana bir etkisi olmuş mudur?

Ticari kredilerde geri dönüş oranı ne kadardır? Soruldu bu sorular ama bir kere daha kayıtlara girmesi için soruyorum.

BAŞKAN - Sayın Budak, toparlayalım, zamanı etkin kullanalım.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Hemen bitiyor, çok az kaldı.

2015 yılına göre ne kadardır? Kaç adet kredide dönüşler, gecikme veya taksit kaçırma durumu mevcut mudur?

KGF'li krediler, bunlar son derece önemli...

BAŞKAN - Evet, onlar hep soruldu aslında...

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - KGF'yle ilgili şu bölüm sorulmadı: Türkiye genelinde kullandırılan KGF kredilerinde aşağı yukarı 220 milyar gibi büyük bir rakamdan bahsediyoruz. KGF'yle ilgili net bilgi alamıyoruz, hiç olmazsa sizin bankanızdan geri dönüşlerle ilgili ve aynı zamanda burada ödenemeyen kredilerle ilgili -genel olarak da alamıyoruz- hiç olmazsa bankanızda böyle bir bilgi varsa sizden geneliyle ilgili bir bilgi rica edeceğiz.

Yap-işlet-devret kredileri, yeniden yapılandırma ve benzer kredilerle ilgili sorum var ama bir tek şunu sorayım madem süremiz çok dar: Şu Yıldızlar Holding konusu biraz önce soruldu, ben açık sorayım: Yıldızlar Holdingdeki bu aşağı yukarı 500 milyon dolara ulaşan kredinin akıbeti ne oldu? Yani bu, son derece önemli çünkü biraz önce söylediğiniz o büyük ilk 100 firmaya verilen kredilerin durumuyla bir bağlantı, bir ilinti var mıdır onu merak ediyorum.

Bunlar sorulmadı, Astaldi İtalya'da konkordato ilan etmişti ve bu üçüncü köprüde sizin de İçtaş-Astaldi konsorsiyumunda krediniz var; toplam 2,3 milyar ama bunun herhâlde 900 milyon ya da biraz daha aşağıda sizin bir riskiniz var. Yine ilk 100 şirketle ilgilidir bu soru. Burada riskiniz nedir, şüpheli alacak hâline gelmiş midir?

Bir de üçüncü havalimanı inşasında konsorsiyum sağladığınız 960 milyon avro var. Bu kredinin ödeme dönemi ne kadar, faiz oranı yüzde kaçtır? Çünkü bunu da diğer iki, sizinle beraber üç, kamu bankası kredilendirmişti, bunu da öğrenmek istiyorum.

BAŞKAN - Teşekkür edelim mi Sayın Budak?

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bir konu daha var işsizlik sigortası...

BAŞKAN - Çünkü söz almak isteyen epey arkadaşımız var.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Hemen bitiriyorum.

İşsizlik sigortasından aktarılan bir 11 milyar lira gibi -eski parayla 11 katrilyon- kredi var. Bunun bir bölümü Halk Bankasına aktarıldı. Burada sendikasyon kredilerinde bir sıkıntı var mıdır? Sendikasyon kredileriyle ilgili yenilemeler nedir ve 2015'e göre sendikasyon kredilerinde faiz oranı nereden nereye gelmiştir?

Bir de bu son olaylardan dolayı bankanın itibarıyla ilgili sıkıntılar yaratılmıştı. Rating derecelendirme kuruluşlarında bankanızın ratingi 2015'te neydi, şu anda hangi seviyede?

Ben şimdilik bu kadar soruyorum.

Var aslında sorularım ama...

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Budak, sağ olun.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Ben de teşekkür ediyorum, sağ olun.