KOMİSYON KONUŞMASI

İRFAN KAPLAN (Gaziantep) - Teşekkürler Sayın Başkan.

AKP döneminde yeni yatırım modeli, kamu-özel ortaklığı modeliyle ilgili uygulama yönetmeliğiyle devreye girmiştir ve Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında nitelendirilen şehir hastanelerinin yapımları devam etmektedir. Kamusal sağlık hizmetlerini ortadan kaldıran, rantı dayatan bu sistem kısa vadede çok ciddi problemleri de beraberinde getirmiştir. Hastaneleri âdeta AVM'leştiren, şehrin dışında, vatandaşa ulaşım anlamında hem maddi hem manevi olarak yoran şehir hastaneleri hastayı hasta olarak değil, müşteri olarak görmek isteyen bir sistemin parçasıdır. Halkımızın altyapısı güçlü, teknik anlamda modern teknolojiyle donatılmış, hijyenik ve kapasiteli hastanelerde hizmet alması elbette hepimizin isteğidir. Ancak, bu hastanelerle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak yerine sağlığı ticarileştiren ve özelleştiren bir yapı inşa edilmektedir. Kendini maksimum beş yılda amorti edecek şehir hastaneleri için devlet yirmi beş sene kira ödeyecek, vatandaşın cebinden ödediği vergiler israf edilecek, olan yine vatandaşa olacaktır.

Devlet, hazine tarafından bedelsiz olarak tahsil edilen arsalar üzerine yapılan şehir hastanelerinin yol ve altyapı çalışmalarını da üstlenmekle kalmayıp hastaneyi yapan şirketlere yüzde 70 doluluk garantisi de vermektedir. Yüzde 70 doluluk sağlanmaması durumunda ise eksik kısmının tamamlanacağı sözünü de yapıcı şirkete taahhüt etmektedir. KDV'den, Kamu İhale Kanunu'ndan, damga vergisinden ve her türlü sair harçtan muaf tutulan bu sağlık AVM'lerini yapan şirketlerin uluslararası kredilerine de tam hazine garantisi verilmektedir. Yeni teklifte ise hizmet bedeli tanımındaki ihtiyari hizmetlerde sözleşmede yer alan miktara bağlı tıbbi destek hizmetlerinde pazar testi süresi beş yıldan on yıla çıkarılarak yine vatandaşın değil, hastaneleri yapan şirketlerin menfaati dikkate alınmıştır. Köprüler, tüneller, duble yollar ve şehir hastaneleri gibi yap-işlet-devret modeliyle ülkenin geleceği ipotek altına alınmakta, döviz kurlarındaki artış ve dış borçlanma mevcut krizin katlanmasına yol açmaktadır.

Sayın Bakan, açılan şehir hastanelerinin aylık kira bedelleri toplam kaç TL'ye tekabül etmektedir? Açılan şehir hastaneleri için sağlanan dış finansman desteğinin döviz cinsinden toplamı ne kadardır? 2018 Kasım ayı itibarıyla devlet hastanelerindeki doluluk oranı yüzde kaçtır? 2018 yılı Kasım ayı itibarıyla açılan şehir hastanelerinin, ayrı ayrı belirtmek suretiyle, doluluk oranları yüzde kaçtır? Yapım şirketlerine yüzde 70 doluluk oranı garantisi verilme gerekçesi nedir? Bu doluluk oranı neye göre belirlenmiştir? Açılan şehir hastanelerine ulaşım ve hizmet konusunda şikâyette bulunan vatandaş sayısı kaçtır? Açılan şehir hastanelerinin bulunduğu illerde, ayrı ayrı belirtilmek suretiyle, toplam kaç devlet hastanesi kapatılmıştır? Kapatılan hastanelerdeki araç gereç, ekipmanların durumu nedir? Yirmi beş yılda ödenecek kira bedeliyle hâlihazırda Türkiye'de kaç tane hastane yapılabilir? Bakanlığınızın bu konuyla ilgili bir hesaplaması olmuş mudur? Şehrin en ücra köşelerine sessiz sedasız taşıdığınız bu şehir hastanelerinden kaç vatandaşımız memnundur? Bu konuda istatistiki bir çalışma yapılmış mıdır?

Ayrıca, ben kırk bir yıllık eczacıyım. 12 Nisan 2014 tarihli 28970 sayılı Resmî Gazete'de çıkan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik gereği eczane denetimlerinde kurum sağlık denetçileri sağlık müdürlüğü tarafından görevlendirilir. Yılda en az 2 defa, zorunlu olmak üzere eczaneler sağlık müdürlüğünce denetlenir. Elimde 2006 yılına ait eczane denetim formunun 18'inci soru "Atatürk resmi mevcut mu?" ibaresi, 2017 yılında eczane denetim formundan kaldırılmıştır. Sağlık Bakanlığınca bu ibare kaldırılmıştır. Hangi tarihte kaldırılmıştır? Kaldırılma gerekçesi nedir? Atatürk resminin sağlık kurumlarından kaldırılmasının kuruma nasıl bir avantaj ya da dezavantaj sağlayacağı öngörülmüştür? Bilmenizi isteriz ki duvarlardan resimlerini de kaldırsanız, 10 Kasım hutbelerinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)