KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, sayın milletvekilleri, değerli bürokratlar, sevgili basın emekçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Google yazdım Sayın Bakan "Gençlik ve Spor Bakanlığının görevi nelerdir?" diye. Şöyle cevaplar çıktı: "Gençlerin ihtiyacını belirlemek ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda projeler üretmek. Sosyal ihtiyaçların giderilmesini sağlamak, gençlerin zararlı alışkanlıklarının önlenmesini sağlamak, projelere ekonomik katkıda bulunmak ve eğitimin iyileştirilmesi için öğrencilerin taleplerinin yerine getirilmesini sağlamak." Elbette Bakanlığınızın olumlu yaptığı bütün çalışmaları destekliyoruz. Ben genel anlamda Türkiye'deki gençliğin içinde bulunduğu konu hakkında bir iki cümle kurmak istiyorum.

Sayısı 6 milyonu geçen işsizlerin 1 milyondan fazlası gençlerden oluşmaktadır. Yani Türkiye'de her 5 gençten birisi işsizdir. TÜİK'in 2018 yılı Mayıs ayı verilerine göre yükseköğretim işsizliği yüzde 11,4, genç işsizliği yüzde 19, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranıysa yüzde 22,8 olarak açıklanmıştır. Aynı verilere göre 2017 üniversite mezunu gençlerin bölümü ve işsizlik durumları bir önceki yılla karşılaştırıldığında yükseköğretim mezunu ve bölümler arasında işsizlik oranlarının arttığı gözlenmektedir. İşsizliğin psikolojini yaşamamak için iş bulurum umuduyla beğenmediği herhangi bir dalı yazan ve mezun olan gençleri de buna eklediğimizde gerçekten onlar da işsiz, kaygılarımız, stresimiz onları gördükçe elbette bir anne baba olarak da artmakta. Gençler gelinen noktada hedef "Üniversite okumayan kalmasın mı?" yoksa "Kimse işsiz kalmasın mı?" sorusuna cevap aramaya başlamıştır. TÜİK 2016 verilerine göre üniversite mezunları arasında işsizlik oranı ortalama yüzde 12'yken 2017 yılında bu oran yüzde 12,7'ye yükselmiştir. Her 3 genç kadından biri ne eğitimde ne de istihdamda görülmektedir. Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Yükseköğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu her yıl burs, öğrenim kredisi ve yurt başvurularını almaktadır. Şu anda Türkiye'de öğrenim kredisi borcu olan 300 bin öğrencinin 3,9 milyar kredi borcu bulunmaktadır. Genç mezunların iş bulma stresi zaten onları perişan etmekte bir de devlete olan kredi borçları gençlerimize yük olmamalıdır. Öğrenciler borçlarını mezuniyetten iki yıl sonra geri ödemeleri gerekmektedir. Kredi ödemelerini erteleme imkânı yoksa gecikme zammı uygulanmaktadır. Sayın Bakan, kredi borcu olan gençlerin bütün kredi borçları silinmelidir.

Bir diğer konu, geçenlerde Sayın Erdoğan bir cümle kurdu, daha önce de burada konuşuldu "Burs değil, kredi al, bedavacılığa alışma. Bu milletin gençlerine bu yakışır." dedi. Sevgili arkadaşlar, bu ülkedeki diğer yaş gruplarına bedavacılığı öğretmeye çalışan anlayışın böyle bir cümle kurmaya hakkı yoktur. Kendi vatandaşı olan öğrencilere "Burs murs almayın, kredi alın, çalışmaya başlayınca ödeyin. Bedavacılık yapmayın." diyen anlayış Suriyelilere de kredi usulü mü yardım yapıyor acaba? Bunu söyleyen anlayış acaba kendi çocuklarına nereden burs almıştır, bunun da sorgulanmasını istiyorum.

Sayın Başkan, Sayın Bakan; üniversite öğrencilerinin en büyük sorunlarından biri olan barınma ihtiyacının karşılanması konusunda iktidarınızın attığı adımlar yetersizdir. 2016 verilerine göre Türkiye'de yükseköğretim öğrencileri için 592 devlet yurdu bulunmakta, bu yurtlarda 451 bin öğrenci kalmaktadır. Dernek ve vakıflara ait 2.160 yurt bulunurken, bu yurtlarda 112.423 öğrenci kalmaktadır. Bu yurtların büyük çoğunluğu ise cemaatlere aittir. Sayın Bakan, size önerim şudur: Yurt yapılıncaya kadar, gelin, her öğrenciye barınma desteği verelim. Genç, hesabına yatan o parayı o ayın başında çeksin, evde kalıyorsa eve, özel yurtta kalıyorsa yurda kirasını yatırsın.

Diğer bir konu uyuşturucu. Ülkemizde 2011 yılında Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre, esrar dâhil, herhangi bir uyuşturucu maddeyi en az bir kez deneyenler 15-64 yaş grubunda yüzde 2,7, 15-16 yaş grubunda ise yüzde 1,5 olarak belirlenmiştir. Araştırmalara göre, 13 yaşında bir kişinin de uyuşturucudan öldüğü kayıtlara geçmiş, ölenlerin yaş ortalaması önceki yıllarda 35 iken, genç ölümlerinin artması nedeniyle bu yaş 31'e düşmüştür. Sayın Bakan, bu gidiş kaygı vericidir.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; bir iki konu var bölgemle ilgili, onu dile getirmek istiyorum.

Sayın Bakan, özellikle Bakanlığınızdan gençlerle ilgili konularda siyasi ayrım gözetilmeden hizmetlerin eşit olarak dağıtılmasını istiyoruz. İŞKUR işçi alıyor, liste AKP ilçe binalarında hazırlanıyor, kamuya işçi alınıyor, liste AKP ilçe binalarında hazırlanıyor. Adil şekilde kamu kurumlarına işçi alan bir müessese müdürü adil şekilde sınav yaptı diye, AKP ilçe teşkilatından gelen listeyi almadı diye görevden alınıyor. Muğla'mızda birtakım konularda ve maalesef spor alanında da ayrımcılık yapılmaktadır. Bir iki konu arz etmek istiyorum.

Muğla ilinde amatör spor faaliyetlerinin gerçekleşmesi ve vatandaşlarımızın spor yapabileceği alanlar yaratmak için gerekli olan imar planında spor alanı ve futbol sahası olarak belirlenmiş alanların Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünün tahsisinde olduğu görülmektedir. İhtiyaçların karşılanması ve yapılacak yatırımlar için bu alanların belediyelerimize tahsis edilmesinde veya en azından en az on yıllık kullanım hakkının verilmesinde bazı belediyelere gerekli desteğin verilmediği görülmektedir. Örneğin, Fethiye Esenköy Mahallesi'nde bulunan amatör futbol takımının oynayacağı mahallede futbol sahası bulunmamaktadır. Oysaki mahallede spor il müdürlüğüne ait futbol sahası arazi bulunmakta olup Muğla Büyükşehir Belediyemiz tarafından saha yapılmak üzere on yıllık tahsisi talep edilmiş fakat resmî yazıyla olumsuz cevap verilmiştir. Muğla Büyükşehir Belediyemizin Milas Güllük futbol sahası, Marmaris Asparan futbol sahası gibi taleplerine de aynı türden olumsuz cevaplar verilmiştir. Ayrıca, Datça Belediyemizin de Spor Bakanlığı arazisine yaptığı kapalı spor salonunun kullanım süresi 2017 yılında bitmiş, işletilmesi için Belediyemiz tarafından tekrar talep edilmesine rağmen maalesef olumsuz cevap verilmiştir. Fakat partinize mensup Köyceğiz, Seydikemer ve Kavaklıdere ilçelerinde halı sahalar yapılmış, bu alanların tahsisinde hiç bir sorun yaşanmadan yatırımlar gerçekleşmiş, diğer belediyelerimize ise bu kolaylıkların sağlanmadığı görülmektedir. Bizler tabi ki yapılan bu hizmetleri destekliyoruz fakat belediyelerin kendi partinize mensup olmadığı yerlerde de aynı hizmetleri gençlerimiz adına sizlerden istemek de bizim en büyük görevimiz.

Sayın Bakan, yine bölgemizle ilgili bir talep var. Türkiye Yelken Federasyonu kulüpler aracılığıyla 7 yaşından itibaren çocukları spor disiplini, denizcilik ve yelkencilikle buluşturuyor. Yelken sporu bireysel bir spor ve bir doğa sporu olması sebebiyle çocuklara küçük yaştan itibaren mücadele ruhunu, kendi kendilerine hızlı ve doğru karar verebilme yetisini ve dolayısıyla özgüven sağlamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Girgin, son cümlenizi alabilir miyim lütfen.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Yelkenciliğin gelişiminde en büyük engel, yelken sporunun doğası gereği ihtiyaç duyduğu kıyı şeridinde tesisleşme konusundaki bürokratik düzenlemelerdir. Yelken kulüpleri deniz kıyısında kayıkhane, derslik ve denize çıkış alanına ihtiyaç duyarlar ve bu tesisi amatör ruhla sporcu yetiştirme amacıyla ticari amaç gütmeksizin yaparlar. Yelken kulüplerinin tesisleşmesi konusunda sağlanabilecek kolaylıklar: Kıyı Kanunu'nda yapılabilecek düzenleme ve ecrimisil sorununun çözümü Türkiye Yelken Federasyonuna, kulüplerimize ve Türk yelkenciliğine yapılacak en kıymetli hizmet olur. Muğla ili nüfusa göre lisanslı sporcu oranında Türkiye de birinci sıradadır. Bu konudaki katkılarınızı bekliyoruz.

Sağ olun.