KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, Plan ve Bütçe Komisyonun değerli üyeleri, değerli milletvekilleri, değerli basın mensupları; 2018 kamu yatırımlarının sektörel dağılımına şöyle bir baktığımızda ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrılan kamu yatırımlarının açık ara 1'inci olduğunu görüyoruz; millî eğitime ayrılan bütçenin 2 katı, sağlığa ayrılan bütçenin 4 katı, enerjiye ayrılan bütçenin 5 katı. Tabii ki ulaştırma ve haberleşmeye yatırılan para, ülkenin iktisadi kalkınmasına ve gelişmesine yatırılan paradır ama doğru harcandığı sürece.

Geçtiğimiz aylarda bir haber okudum. Bu haberde dünyada kara yolu yapımında Türkiye'nin 2'nci ama yol bakımında sonuncu sırada olduğu söyleniyordu. Demir yollarının da durumu maalesef aynı ve bunun çok ağır bir bedelini geçtiğimiz temmuz ayında biz Çorlu'da tren kazasıyla ödedik. Çorlu'da bir ihmaller zincirinin sonucunda korkunç bir tren kazası meydana geldi ve 25 yurttaşımız hayatını kaybetti, 341 yurttaşımız yaralandı ve gerçekten çok büyük acılar yaşandı. Pek tabii ki bundan sonra hemen bir az gelişmiş ülke refleksi çıktı ve hemen suçlu bulundu, suç yağmurun üzerine yıkılıverdi Hükûmet tarafından. O günden bugüne kimse hesap vermedi, kimse özür dilemedi, sorumluluk üstlenmedi "Yağmurdandır." denildi ve geçildi. Jeoloji Mühendisleri Odasının, İnşaat Mühendisleri Odasının gerçeği yansıtan rapor ve değerlendirmeleri görmezden gelindi. Ne diyor bu raporlarda, bir kısaca hatırlatalım isterseniz: "Teknik gereklerin şartnameleri yok sayılarak proje yapan, ihaleyi verdiği müteahhitlerin kontrolünü, denetimini yapmayan Ulaştırma Bakanlığı facianın, katliamın sorumlusudur." deniliyor. "Demir yolu hattı yapılırken göçme, çökme ve tabaka kayması ve boşalmasıyla ilgili bilgiler dikkate alınmamıştır." deniliyor. "Bu olayın suçlusu yağmur değildir, yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olan yapıları denetlemeyenlerdir." deniliyor ama "Suçlu yağmur." denildi ve geçildi o günden bugüne. Oysa Meteoroloji Mühendisleri Odası açıklama yapıyor -Demiryolları raporunda da yer almıştır bu- yağışın yedi yılda bir rastlanan yağış olduğu, bu anlamda yağış yönünden şaşırtıcı ve beklenmeyen yağışlar olmadığı açıkça belirtiliyor. Meteoroloji, Demir Yollarını yağış öncesi uyarıyor ama maalesef ülkemizde maden kazası oluyor fıtrattan oluyor, tren kazası oluyor yağıştan oluyor, iş kazası oluyor işçiden oluyor ama denetlemeyenin, önlem almayanın, her yeri özel sektörün insafına bırakanın, konunun uzmanı olmayan yandaşa ihale peşkeş çekenin sorumluluğu olmuyor çünkü burası AKP Türkiyesi ve AKP Türkiyesi'nde hesap verme kültürü yok. Neredeyse biz diyoruz ki bakanlıklara bağlı veya ilişkili kuruluşlar arasında acaba gerçekten bir bahane üretme genel müdürlüğü mü var? Hani o kadar ciddi bahaneler üretiliyor ki gerçekten bu anlamda ama devlet bahane üretilerek yönetilemiyor ya da Pamukova tren kazasında olduğu gibi, 2 garibanın üzerine tüm sorumluluk yıkılarak da olmuyor, Çorlu tren kazasındaki bilirkişi raporunda olduğu gibi yol bakımında çalışan 4 personelin üzerine yıkılarak da olmuyor.

Ben bir şeyler hatırlatmak isterim. Hatırlarsanız Alman Cumhurbaşkanı devletle çalışan iş adamlarının villalarında tatil yaptığı, işte, masraflarını bir film yöneticisine ödettiği iddiaları nedeniyle istifa etmişti. Yunanistan Kültür Bakanı Atina'daki Olympia Arkeoloji Müzesine giren hırsızlar müzedeki tarihî eserlerden bazılarını çaldılar diye istifa etti, aklına gece bekçisini suçlamak gelmedi. Devlet kasasından çikolata almak için 60 lira kullandığı için istifa eden İsveç Maliye Bakanını da hatırlatmak isterim. Bakın, istifaya gerekçe olan bu olaylar maalesef bizim ülkemizde olağan işler.

Hadi istifa edilmedi ama bir özür bile dilenmedi. "Yas ilan edilsin." dedi yakınları ama yası da çok gördüler bu insanlara. Ama sorumluluğunuzu kabul edin diyoruz, bu, bir erdemin ve ahlaki yönetimin gereği. Bu anlamda da maalesef yönetimlerden, yöneticilerden herhangi bir yaklaşım göremedik.

Bakın, burada hatırlatmak isterim ben. Bakın, bu dünya demir yolu tarihinin bence utancının fotoğrafı. Görüyorsunuz bir menfez var temizliği yapılmamış, yeterli altyapı çalışmaları, bakım, yenileme, onarım yapılmamış ve yağmur ne hikmetse altını almış götürmüş ve bunun sonucunda maalesef biz 25 yurttaşımızı kaybettik ve onlar o günden bugüne acıları bir nebze olsun...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yüceer, çok teşekkür ediyorum.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Son cümlemi söylüyorum, lütfen müsaade edin Başkan, son cümlemi bir söyleyeyim.

BAŞKAN - Söyleyin.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Bakın, bu insanlar o günden bugüne sorumluların hesap vermesini istiyorlar. Niye istiyorlar biliyor musunuz? Acıyı istismar etmek için değil söylediğiniz gibi, bir daha böyle acılar yaşanmasın diye, sorumlular gereğini yapsın, yapmayanlar cezalandırılsın ve birilerine ders olsun ki bu ülkede bir daha böyle acılar yaşanmasın diye.