| Komisyon Adı | : | SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU |
| Konu | : | Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(2/1186) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 01 .11.2018 |
ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli üyeler; öncelikle, böyle bir yasa tasarısının buraya, Komisyona gelmeden sadece bir gün önce, 30 Ekim tarihinde kamuoyuna, Komisyon üyelerine ve biz milletvekillerine ulaşması doğal olarak bunun nerede, ne zaman hazırlanıp da kamuoyunun gündeminde... İlgili meslek odalarıyla, tabip odalarıyla, eczacı odalarıyla, diğer kuruluşlarla paylaşılmadan getirilmesi aslında daha önceden de alışık olduğumuz bir uygulamanın tekrarı olarak karşımıza çıktı.
Şimdi, burada bir yasa çıkıyor, buradaki Komisyondan sonra Genel Kurula gidiyor, oylanıyor. İktidar çoğunluğuna güvenerek bunları geçiriyor ama o meslek örgütlerine, sorulmayan meslek mensuplarına bunların hepsine uyması zorunluluğu getiriliyor. Yani burada aslında asıl muhataplarının görüşleri alınarak yapılması gereken yasaların sadece bakanlıklarda uzmanlar, bürokratlar tarafından hazırlanarak getirilmesi de daha sonra uygulamada sıkıntıları meydana çıkarıyor.
Baktığımız zaman, maddelerin, aslında 2012'de -ki o zaman Sayın Domaç da buradaydı, TEB Başkanlığı yapmıştı- dört partinin mutabakatıyla geçen eczacılıkla ilgili maddelerin bir tanesi daha uygulamaya geçmeden- bir yönetmelik yayınlanmadığı için- bugün yürürlükten kaldırılması gündeme geliyor. O gün bakıldığında neden mutabakat sağlanmıştı? Çünkü eczacı için, yeni mezun için istihdam açısından faydaları görülmüştü.
Evet, bugün bir mali külfet getirmekte midir? Getirmektedir ama bunun çözümü yardımcı eczacılığı bu yasa tasarısından çıkarmak değil, külfetleri paylaşmak olabilir. Biz diyoruz ki Türk Eczacıları Birliği bunun sigortasının bir kısmını paylaşabilir. İŞKUR üzerinden bunların bir kısmı birçok sektörde teşviklerin uygulandığı gibi yapılabilir. Yeter ki buna çözüm bazında bakmak lazım çünkü bir kere o yasa delindiğinde, maddeler çıkartıldığında, gayet iyi biliyoruz ki daha sonra eczacıların aleyhinde olacak maddeler de gelecektir diye düşünüyoruz.
Gene, burada, özellikle çok fazla sıkıntıya sokacak olan, reçetesiz ilaçların satılmasında her bir ilaç için 2 bin TL gibi bir cezanın öngörülmesi. Şimdi, hepimiz biliyoruz, sağlıkçıyız; siz doktor, hekimler ve vatandaşlar var. Bir ateş düşürücü şurup için, bir ağrı kesici "parasetamol" için nöbetçi eczaneye gittiğinizde 3 liralık bir ilaç için "Reçetesiz veremeyiz." denmesi ve 3 lira için 2 bin lira gibi bir cezanın öngörülmesi... E, bunu 10 sefer yaptığında -ki artık bunu tespit etmek çok kolay İTS sistemiyle- sadece bir günde bir eczane 20 bin lira ceza yediğinde hiçbir eczanenin bir ay sonra ayakta kalma şansı olmaz. 25 bin eczane var Türkiye'de ve buradaki eczanelerin hepsini âdeta -elinizde Demokles'in kılıcı gibi- tehdit eder gibi bu madde getiriliyor.
Ha, biz ne düşünüyoruz? Burada ölümü gösterip sıtmaya razı etme gibi bir arka planın olduğunu -daha önceki iktidarın getirdiği yasa tekliflerinin birazcık içini deştiğimizde- düşünüyoruz. Nasıl bir şey? "Biz bunu getirelim. Siz reçetesiz satın ama uzlaşalım, bunları OTC kapsamına alalım." Ne demek OTC? Reçetesiz de satılabilen ama aynı zamanda dışarıda, marketlerde, zincir mağazalarda satılabilen ürünlere dönüştürelim. Ee? Zaten hazır bekleyen emperyalizmin... Türkiye'ye yıllık cirosu 120-130 milyar dolar olan zincirlerin girmeme sebeplerinin başında gelen OTC ürünlerini satmamak, bu yolla aşılmak mı isteniyor? Ki daha önce bu defalarca denendi ve hep biz eczacı kamuoyu olarak sokaklara da döküldük, hakkımız da aradık, gene de hakkımızı ararız. Ki bunun da halk sağlığı açısından vatandaşa da iktidara da hiçbir faydası da olmaz reel baktığımız zaman. Bunun uygulanabilir tarafı olmadığı da çok açık. Ama "Biz böyle gösterelim, daha sonra bir şekilde uzlaşırız." mantığını getirmenin, emin olun ki hiçbir kimseye de faydası olmaz.
Tek tek maddelerin hepsine girmek istemiyorum çünkü 44 tane madde var. Kısaca bir giriş yapalım dedik. Ama burada... Gerçi alt komisyon kurulması reddedildi ama bunun sağlıklı bir şekilde yapılması... Sizin de bunu bu kadar hızlı bir şekilde, hiçbir şekilde meslek odalarını çağırmadan getirmenizin, önümüzdeki seçimleri de düşündüğümüzde aslında siyasi olarak da sizin de aleyhinize olacağını, özellikle "sağlıkta şiddet" diye bilinen bu yasa tasarısının da "Dağ fare doğurdu." diyebileceğimiz, hiç de gerçeği yansıtmayan birtakım düzenlemelerle çözülemeyeceğini... Aynı şekilde, soruşturma geçiren hekimlerin hiçbir SGK anlaşması olmayan hastane ya da kuruluşlarda çalışması demek, âdeta çalışmaması demek. "Çalışma, aç kal ya da başka meslekler yap." demek anlamına geliyor.
O yüzden bu yasa tasarısının daha geneli görüşülürken geri çekilmesini, her meslek için; doktor, diş hekimi, eczacı, diğer... Ki her şey var 44 maddenin içerisinde, gene bir torba mantığıyla her şey atılmış çorbanın içerisine, karıştırılmış. Bunların daha detaylı ve yapılacaksa da herkesin çıkarına, halkı da düşünerek yapılması ve 2012 yılında olduğu gibi 4 partinin, 5 partinin mutabakatıyla buradan geçmesi, hepimiz için, halkımız için, vatandaşlarımız için daha hayırlı olur diyorum.
Tekrar görüşmelerin de hayırlı olmasını diliyorum.