KOMİSYON KONUŞMASI

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben de değerli hazırunu saygıyla selamlıyorum.

Beş dakikayı bile kullanmayı düşünmüyorum çünkü genel olarak buradaki tüm eleştiriler aynı çerçevede dikkat ederseniz; sürelerimiz yetersiz, önergelerimiz yanıtsız, konuşmalarımız faydasız. Meclise girdiğimden beri bu konuda bir hayal kırıklığı içerisindeyim inanın. Sayın Şentop, özellikle sizin dinlemenizi çok rica ederim.

TBMM BAŞKANI VEKİLİ MUSTAFA ŞENTOP - Tabii ki.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Bu konuda bir hayal kırıklığı yaşıyorum, genç bir vekil arkadaşınız olarak konuşuyorum çünkü genel olarak şöyle bir algı var Mecliste; kim her ne derse desin buna uygun hareket etmek sanki bir güç zafiyetiymiş gibi değerlendiriliyor iktidar partisi tarafından. Gelen bir kanun teklifinde, bir önergede, herhangi bir şeyde imla hatası bulsak dahi "Düzeltilecekse bu imla hatasını da biz düzeltiriz." şeklinde genel bir yaklaşım hasıl ve bu, gerçekten, genel olarak Meclisin saygınlığı açısından çok büyük bir rahatsızlık yaratıyor, hem bende hem çevremde, görüştüğüm insanlarda, bu konuda bir çözüm üretmek mecburiyetindeyiz; sizin, bizim, o siyasi partinin, bu siyasi partinin faydası için değil, genel olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığı için.

Bu konuda bir husus daha var, vekiller arası ayrım. Gerçi Sayın Çelebi böyle bir şey olmadığını ifade etti ama katıldığım son eylemlerde... Sadece İstanbul'da olsam "münferit olay" deyip geçeceğim, hem İstanbul'da hem Ankara'da eyleme gidiyoruz, bir eyleme, etkinliğe katılıyoruz, polis arkadaşlarla karşı karşıya geldiğimizde, bir arama noktasından geçtiğimizde, ısrarla "Hangi partiden milletvekilisiniz?" sorusuna muhatap olmaya başladık. Çok tuhaf geliyor bu bana, eskiden böyle bir şey olmazdı. Ben daha çok yeni vekilim, gençken aktivist olarak çok eyleme katıldım. Gözaltı ihtimali olduğunda biz herhangi bir vekil arar ve yanına giderdik gözaltı olmasın diye çünkü kimin hangi partiden vekil olduğunun inanın hiçbir ehemmiyeti yoktu, milletin seçtiği vekile saygı esastı. Şu anda çeşitli eylemlerde bu şekilde sorulara muhatap olmak, partim adına değil iktidar partisi adına da ve diğer tüm partiler adına da beni gerçekten rahatsız ediyor. Bu konuda İçişleri Bakanlığımızın emniyet güçlerimize vermiş olduğu -yazılı olamaz, olması mümkün değil, ancak- sözlü bir talep, bir beyan oldu mu, bunu ben gerçekten merak ediyorum, eğer olmadıysa da aksi yönde bilgilendirme yapılmasını ve bu -ayıp olarak nitelendireceğim- ayıba son verilmesini önemle istirham ediyorum.

Son olarak TBMM çatısı altında görev yapıyoruz. Ben sendika avukatı kökenli bir arkadaşınızım, işçilerin hakları ve çalışma hukuku, iş hukuku üzerine çalışıyorum bunca yıldır. Geldiğimden beri burada, tabirimi mazur görün, bir kast sistemi içerisinde olduğumuzu tespit etmiş bulunuyorum. Birçok konuşmadan da sizler yani iktidar partisi dâhil aynı görüşte olduğunuzu da anlıyorum. Çaycı arkadaşlarımız var, garson arkadaşlarımız var, polis memuru arkadaşlarımız var. Bizimle birlikte burada emek veriyor bu insanlar. Biz hadi milletvekiliyiz, söylenme gibi bir lüksümüz yok, yirmi dört saatse yirmi dört saat biz çalışacağız. Ama ben sabah dokuzda Meclise girip kapıda aynı polis arkadaşımla selamlaşıyorum, gece ikide çıkarken kapıda aynı polis arkadaşımla selamlaşıyorum. Salı günü hepimizin 50, 100 misafiri geliyor, garson arkadaşlar ne yapacağını şaşırmış durumda, kendilerinin bir lokma yiyebildiğini sanmıyorum, çaycılarımız hakeza. Bu kast sistemine ve bu çalışma koşullarına muhakkak bir düzen getirmemiz gerekir, yoksa yasama organı olarak herhangi bir işverene iş sağlığı, iş güvenliği ya da iş hukuku hususunda ahkâm kesme lüksümüz olmaz ve olmayacaktır.

Son diğer bir husus: Danışmanlar aynı şekilde. Benim iki dudağımın arasında 3 danışman arkadaşım, "Kaşının üstünde gözün var." deyip ben arkadaşımı kovabilirim. Bu arkadaşımın hiçbir tazminat alamayacağı gibi hiçbir hakkı da olmaz, dava açma yetkisi bile olmadığı bilgisi verildi. Böyle bir şey olamaz. Bu uygulanabilir de değil, hukuka uygun da değil. Bu konuda da muhakkak ve muhakkak bizim belki kişisel çıkarlarımıza ters düşmesine rağmen adım atılması ve düzenleme yapılması gerektiği kanaatindeyim.

Bu görüşlerimle birlikte tüm hazırunu tekrar selamlıyorum, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Sayın Kadıgil, teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bütçeler ve kesin hesaplar üzerindeki konuşmalar tamamlanmıştır. Milletvekillerimize teşekkür ediyoruz.

Şimdi, soru işlemini başlatacağım. Komisyon üyelerimiz için on dakika, Komisyon üyesi olmayan milletvekillerimiz için beş dakika olmak üzere toplam on beş dakika soru taleplerini karşılayacağım. Ondan sonra da sırasıyla Sayın Meclis Başkan Vekilimize ve ilgili kurum başkanlarına cevap için söz vereceğim.

Soru talepleri için soru sormak isteyenler arkadaşlarımız sisteme girerlerse...

Teşekkür ediyorum.