KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyesi arkadaşlar, değerli bürokratlar; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle çok teşekkür ediyoruz, geçen hafta bizim grubumuzun bir talebi olmuştu Komisyon toplantısının ertelenmesine dair çünkü parti grubumuzu ilgilendiren bir toplantı gündemi oluşunca maalesef çoğunluğumuzun katılmayacağı bir toplantı olacaktı. Bugün ne mutlu ki sağ olun, sizin de bu çoğulcu yaklaşımınızı tebrik ediyorum, inşallah bundan sonra Komisyon toplantılarımızı aynı duyarlılıkla -tüm gruplar için tabii ki- sürdürebilelim. Çok teşekkür ediyoruz bu anlamda.

Rutin toplantıların gerçekten, gündemi, tarihi, zamanı belli olursa biz de parti çalışmalarımızı buna göre organize edip katılımı çoğaltabiliriz, katkıyı artırabiliriz diye düşünüyorum. Bu anlamda, toplantı rutin tarihlerinin belli olması çok kıymetli. Bizim için de iki haftada bir, haftada bir, artık genel olarak nasıl karar verilirse, çarşamba günleri daha uygun olacaktır.

Burada bizim de tabii alt komisyon önerilerimiz var, buna girmeyeceğim, bunu herhâlde daha sonra konuşacağız. Bizim de 6 komisyon önerimiz var. Aslında HDP Grubuyla da örtüştüğünü görüyorum şimdi. Çünkü gerçekten bizim de bu alanda çalışan çalışmacılarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, gerçekten bu alanda emek veren kişilerle konuşmamız neticesinde oluşturduğumuz, hani talep nedir, ne olmalı, bu süreçte Türkiye'nin neye ihtiyacı var, nerelerde eksik kaldık, ne yapılması gerekiyor sorularına aldığımız cevaplar doğrultusunda oluşturduğumuz alt komisyon önerileri. Bu anlamda biz de sunacağız; işte, İstanbul Sözleşmesi keza, gene Millî Eğitim Bakanlığı müfredatı, sığınmaevlerinde yaşanılan durumlar, kadınların ve çocukların yaşadığı sorunlar bunlara dair, bir diğeri gene göçmen kadınların yaşadığı zorluklar, kadınların ve çocukların yaşadığı zorluklara dair, bir diğeri cezaevlerinde özellikle kadınların yaşadığı ve çocuklarının yaşadığı sıkıntılara dair, bir de tabii, öldürülen, şiddet gören kadınların geride kalan ailelerinin yaşadığı sorunlara dair alt komisyon kurulması için önerilerimizi biz de sunacağız, bunlar üzerinde konuşacağız.

Ben şunu öğrenmek istiyorum: Geçtiğimiz haftalarda Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı ile Adalet Bakanlığının ortak bir çalıştayı oldu nafaka konusunda. Maalesef bizler bunu basından yansıdığı kadarıyla öğrendik. Daha sonra konuştuğumuz kişiler, sivil toplum kuruluşlarının çoğunluğuna kapalı olduğunu, çok belli sivil toplum kuruluşlarının davet edildiğini, çoğunun alınmadığını, hatta çoğunun kapıda zorlayarak içeri girdiğini ifade ettiler. Bizler de aslında sorduk, hani biz niye KEFEK olarak, Parlamentoda çalışan direkt bu konuyla alakalı, ilintili, bu sorunu konuşacak, tartışacak, çözüm önerilerinde -bugün olduğu gibi- bulunacak... Komisyonumuzun haberi oldu mu öncelikle? Hani KEFEK'e böyle bir davet geldi mi? Eğer geldiyse bizlere bu ulaşmadı, öncelikle onu söylemek lazım. Neden ulaşmadığını da sorgulamak ve bundan sonra bu tarzda yaşanabilecek olumsuzlukları da önlemek lazım. Hani, bu alanda sizin bir bilginiz var mı, ben çok merak ediyorum ve gerçekten de bu tavrı yanlış buluyorum. Bakın, burada emeği konuşuyoruz. "Emek" çok güzel bir sözcük. Hele "kadın" ve "emek" deyince birbirine çok yakışan iki sözcük oluyor. Biz burada emeğin ne kadara çok olduğunu ki biz şahidiz bu çalışmalara, hep beraber yapıyoruz, çok kıymetli buluyorum, bu raporun tamamını okudum, kıymetli bir rapor; çok büyük bir emek var, aylarca çalışmanın sonucu bir ürün var. Ama biz bunda, işte belli şeyleri dışlayarak, sadece bunu görüp onu görmeyerek, onun fikrini almayarak, eğer bu yöntemle... Yani Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığının, Adalet Bakanlığının yaptığı gibi, hani orada KEFEK'i dışlayarak, diğer siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını dışlayarak sonuç alamayız ve bu emekler sadece bir rapor olarak, tozlu raflarda -bundan önceki gibi- yerini alır. Bu sefer lütfen bu hassasiyeti KEFEK olarak gösterelim. Hani sadece bireysel olarak biz grubumuz adına değil, bir grup yani KEFEK Komisyonu olarak burada neden böyle bir iletişimsizlik oldu, neden bu konuda bilgi almadığımız, neden toplantıya katılmadığımız, konuşmadığımız, tartışmadığımız sorularına da cevap arayalım diyorum.

Teşekkür ediyorum.