| Komisyon Adı | : | İÇİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/860) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 15 .10.2018 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben öncelikle yasanın 7'nci maddesiyle ilgili bir teklifte bulunmak istiyoruz, onu bilgilendireceğim fakat daha önce emeklilikte yaşa takılan vatandaşlarımızla ilgili birkaç cümle etmek istiyorum. 8 Ekim 1999'dan önce SSK'lı, BAĞ-KUR'lu ve Emekli Sandığı mensubu olarak iş hayatına başlamış olan kişiler erkeklerde yirmi beş yıl beş bin gün, kadınlarda yirmi yıl beş bin günü emekli olmak üzere işe girdiler ve sözleşme imzaladılar. 8 Ekim 1999'da kademeli emekliliğin gündeme gelmesiyle birlikte kanunların bütün kanunlar gibi yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girmesi de gerekirken maalesef kanun hemen uygulamaya konulmuştur. Anayasa Mahkemesi kanunun kademeli emeklilik maddesini iptal etmiş olmasına rağmen 2002 Mayıs ayında Meclis bu kez maddeyi biraz yumuşatarak "Anayasa'nın vatandaşa verilen haklar geri alınamaz." maddesini de çiğneyerek onaylamıştır. Anayasa Mahkemesine tekrar itiraz edilip dava açılmış olmasına rağmen bu kez Anayasa Mahkemesi IMF'nin baskısıyla yasayı geriye doğru işleyip kazanılmış hakları öldürdüğünü resmen onaylamıştır. Emeklilik konusunu kazanılmış hak olarak değil, beklenen hak olarak değerlendirmiştir Anayasa Mahkemesi. Bu durum, vatandaşın devlete olan güvenini de sarsmıştır. Emeklilikte yaşa takılanlar kesinlikle erken emeklilik değil, 1999 yılında 4447 sayılı Yasa'nın geriye doğru işlemesi sonucu ellerinden alınan geciktirilmiş olan haklarını istiyorlar. Bu hakların iade edilmesinde Parlamentodan olumlu bir haber bekliyorlar.
Sayın Başkan, yasanın 7'nci maddesinde diyor ki: "Adıyaman ili merkez, Samsat, Kâhta ilçeleri ve çevresinde 24/4/2018 tarihinde meydana gelen deprem afetleri nedeniyle konut, ahır ve iş yerleri yıkık, ağır ve orta derecede hasar gören afetzede ailelere 7269 sayılı Kanun hükümlerine göre yardım yapılabilmesi için düzenleme yapılmıştır demektedir.
Benim bu konuyla ilgili bir önerim şu Sayın Başkan: Ben iddia ediyorum, şu Komisyonda veya misafirlerimizin arasında Muğla'da ama yazlığı olan ama tatile gelen ama bir akrabası olan kaç kişi desem, eminim ki en az yarısı çıkar. Biz de bu maddeye şu öneride bulunmak istiyoruz: 21/07/2017 tarihinde Bodrum, Datça, Milas'ın köyleri etrafında yaklaşık 6,3 şiddetinde çok ciddi bir deprem meydana geldi. Sadece Bodrum'da 26 yıkık, 219 ağır, 77 orta hasarlı, 713 az hasarlı olmak üzere 1,035 yapıda çok ciddi hasar meydana geldi ve Bodrum Kaymakamlığı ve AFAD tarafından toplamda 1.035 yapı için 2 milyon 675 bin TL nakdi yardım yapıldı. Yani deyim yerindeyse 7 bin lira, 3 bin lira gibi konut başına bir yardım yapıldı. Hak sahipliği kabul edilenlerin sayısı 67 olmasına rağmen, sadece verilen desteği bunlara bile bölsek 39 bin liraya tekabül etmektedir ki bu parayla bu evlerin tadilatının dahi yapılması asla mümkün değildir.
Diğer olay, yine 21/07/2017 tarihinde Datça'da aynı deprem, aynı sahada meydana gelmişti. Datça ilçemize 3 yıkık, 45 ağır, 10 orta, 110 hasarlı olmak üzere 168 yapıda çok ciddi hasar meydana geldi ve Datça Kaymakamlığı emrine 283 bin lira sadece bu konuda destek sağlandı.
Bir diğer olay Ula ilçemizde de 22/11/2017 ve 25/11/2017 tarihlerinde meydana gelen depremde de 40 konut ağır, orta ve hafif şiddetli hasar görmüştür ve 6'şar bin lira destek sağlanmıştır.
Ben bu konuyu dikkatinize sunuyorum ve Milas'ın uç köylerinde de aynı depremden etkilenen köylerimiz olmuştur. Yasanın 7'nci maddesiyle ilgili konuya Muğla ve civarındaki deprem konusunun da etkilenmesini arz ediyorum.
Teşekkür ediyorum.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Burada Adıyaman ili merkez Samsat olarak teklif il bazında verildiği için... Ben geçen yıl o bölgede olan Muğla'yı kastettim. Elbette sadece Adıyaman Samsat ve Kahta ilçeleri değil, bu tarihler içerisinde veya geçmişte meydana gelen bu ve benzeri depremler ne kadar varsa bütün vatandaşların bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi tabii ki uygundur.