| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | Kamu Denetçiliği Kurumu 2017 yılı Faaliyet Raporu hakkında hazırlanan alt komisyon raporuna ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 28 .03.2018 |
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - İtiraf etmeliyim ki alt komisyon raporunu görmedim, herhâlde dijital olarak gönderdiniz değil mi?
BAŞKAN - Efendim CD'yle gönderdik. Biliyorsunuz, biraz teknik konular üzerine çalışıyoruz, süreleri geçirmeden göndermeye çalıştık.
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Evet, ben de Ankara dışındaydım, o sebeple elime ulaşmamış olabilir ama orada belki belirtilmiş olma olasılığını da dikkate alarak bir konuya değinmek istiyorum. Esasen, kamu denetçiliği raporu, bir önceki raporlardan, daha önce sunulmuş olan raporlardan -buradaki ilk toplantıda da ifade etmiştim, elimize gelen yayın üzerinden de konuşmuştum- daha ileri ve geçmişteki eleştirilerimizi dikkate alan, o eleştiriler çerçevesinde daha geniş alanda çalışma çabası gösteren bir rapor olarak görülüyor. Ancak, gördüğüm önemli eksiklik, yani bu nasıl giderilebilir bilmiyorum, Türkiye'de insan hakları ihlallerinin yoğun olduğunu hepimiz biliyoruz, çok yoğun bir şekilde insan hakları ihlali var. Fakat kamu denetçiliği raporlarımızda -geçmişte de öyleydi- bugün küçük bir ilerleme görünüyor yani hiç ilerleme yok denemez ama küçük bir ilerleme görünmesine karşın insan hakkı ihlali üzerinden başvuran kişilerin, yurttaşların çok az olduğunu, sayılarının çok düşük olduğunu görüyoruz.
En yüksek kamu personelinin başvuruları var, yine, idari sorunlar sebebiyle başvurular var. Dört başlık, birisi insan hakları, birisi çocuk hakları, kadın hakları ve engelli haklarıyla ilgili artışı şöyle şuradan size ifade etmeye çalışayım: 2016 yılında 303 başvuru var, 2017'de 352 başvuru var. Kadın haklarıyla ilgili 8 başvuru var ki kadın hakları ihlallerinin ne kadar yoğun olduğunu, yaşam hakkı ihlaline kadar yöneldiğini biliyoruz. Bu ihlallerden doğrudan etkilenenlerin başvurma olanakları var ya da şiddet sebebiyle başvuran kadınlar mutlaka olacaktır yani yaşam yitirme koşulu yok, 8'den 26'ya çıkmış. Çocuk hakları 137'ymiş 245 olmuş. Engelli hakları 104'müş 129 olmuş.
Şimdi, bu konuda, daha önce de ifade ettiğim, arkadaşların çalışma yaptıklarını da biliyorum yani bunları yok sayarak konuşmuyorum, bu dönemde çok daha özenli, çok daha ayrıntılı çalışmalar olduğunu biliyorum ama yeni yöntemlere gereksinim var. Bu ihlaller konusunda Kamu Denetçliği Kurumuna başvurmanın bir yolu olduğu, şiddeti en azından ya da hak ihlalini engelleyebileceği... Çünkü önleyici bir nitelik taşıyacak oradaki tavsiye kararları ve o kararlara uyma. Bu alanda yeni yol ve yöntemlerin üretilmesi ihtiyacının altını çiziyorum. Hani daha önce kamu spotları diye konuşmuştuk, belki bunu daha yaygın yapmak, daha yoğun yapmak, kurumun değerini ve önemini biliyorum. Çünkü insan hakları alanına katkı sunan bir kurum. Bu yanıyla, bu dört ihlale ilişkin... Sadece bunlara değil elbette, böyle sınırlıyor değilim ancak ailenin korunması diye de bir başlık var. Burada da aynı şekilde çok az başvuru, 17 başvuru falan olmuş hani iki cepheden de baksak kadının insan hakları meselesinden de.
Başka bir şey de -eğer buradaki arkadaşlar da uygun görüyorsa- raporumuzda genel olarak "Hukuk devletinin hâkimiyeti" sözünü kullanıyoruz. Hukuk devleti, hangi hukuk devleti? Şu anda olağanüstü hukuk egemen, olağanüstü rejim egemen. Olağanüstü rejimin mi egemenliği, var olan olağan dönemin hukukunun mu egemenliği, yoksa -Dilekçe Komisyonumuzun da aynı nitelikte olduğunu düşünüyorum- İnsan Hakları İnceleme Komisyonu açısından bizim itibar edeceğimiz hukuk insan haklarına dayalı meşru hukuktur. Kamu Denetçiliği de İnsan Hakları Kurumunun bir yan kuruluşu oluşuna göre -organik olarak söylemiyorum bunu ama anlayış olarak söylüyorum- bu "hukuk devleti" kavramı yerine insan haklarına dayalı hukuka uygunluğu ifade eden, onu savunan yani İran'da da bir hukuk devleti var örneğin böyle örneklersek... Bu noktada bir dil düzeltmeye, kavram düzeltmeye gereksinim var, tabii arkadaşlarımız uygun görüyorlarsa.
Ben çalışmalardan ötürü teşekkür ediyorum. Çok sayıda da yazılı yayın yaptılar, bunların da değerli olduğunu biliyorum. Çünkü geleceğe kalacak olan bunlar.
Teşekkür ederim Başkanım.