| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 17 .01.2018 |
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Değerli vekiller, tutanağa geçmesi açısından söylemek istediğim bazı şeyler var. Biraz önce son adaya bir soru yönelttim, dedim ki: "Sizin -bu atama değil- seçilme olayının Parlamento tarafından yapılmasının anlamı ve değeri nedir?" diye sordum. Kamu Denetçiliğimizin raporları çok yakında görüşüldü, salon çok boştu, bu kadar arkadaş bile yoktu. Biz bazı arkadaşlar düşüncelerimizi ve görüşlerimizi ifade ettik. Elbette ki bu toplantılardan edindiğimiz deneyimlerin de önerilerimizde bir katkısı vardı.
Şimdi, şöyle düşünüyorum: Bu fikrimin tutanakta kalmasını diliyorum yani burada bir tartışma açmak istemiyorum. Ama kamu denetçisinin Parlamento tarafından belirlenmesinde asıl sorun ki çok güzel yanıtladı arkadaşımız. Denetçinin bağımsız davranabilmesidir, objektif davranabilmesidir ve iktidardan, özellikle hükûmetten bağımsız olmasıdır. Neden? Çünkü birey ile idare arasındaki ilişkilerde taraf olmak gibi bir durumu söz konusudur. Şimdi, bizim bu yapılanmada yaptığımız oylamalarda ne yazık ki -usul gereği tabii, bunu buradaki arkadaşların tek tek herhangi bir sorumluluğumuz söz konusu değil- eşit bir oy sayısıyla yapamıyoruz. Hangi anlamda eşit? Çoğunluk iktidar partisinden oluyor ve muhalefetten biz 3 kişi ya da 2 kişi, 1 kişi, bizim düşüncemizin ve görüşümüzün herhangi bir katkısı daha baştan itibaren anlamsız bir hâle düşüyor çünkü bağımsız bir şekilde, eşit bir şekilde kendi düşüncemizi ifade edebilmiş, kendi reyimizi, oyumuzu kullanabilmiş olmuyoruz. Bu nedenle belki ileride kamu denetçiliğinin seçimi konusunda muhalefet partileri ile iktidar partisinin eşit oyla oluşturduğu bir komisyonun karar vermesi çok daha yararlı olur inancındayım. Bu inancımı sizinle paylaşmak istedim.
Bir başka konu: Kamu denetçiliği, çok önemli bir insan hakları alanı. Bunu bizim geliştirmemiz, bunu bizim ileriye doğru taşımamız da çok değerli diye düşünüyorum ama atanan arkadaş, atanan demeyeceğim yine, seçilen...
BAŞKAN - Seçilen.
ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Seçilen arkadaşlarımızın tek tek durumlarını inceledim, birbirlerine çok yakın fikirlere sahip olan, birbirleriyle çok benzer nitelikte olan arkadaşlarımız. O zaman bizim bu kadar değerli bir kurumu halka mal etmemiz... Ki yine adaylar söylediler, kamuoyu tarafından bilinmiyor, gerçekten bilinmiyor. Kamu çevresi biliyor, başvuruların çoğunluğu da zaten oradan, 657'den kaynaklanan sorunlar. Bu konuda hepimize bir görev de düştüğünü zannediyorum. Parlamentonun bu işe daha çok sahip çıkması gerektiğini ve 2017 raporunu şubat ayı geçmeden onaylamamız gerektiğini -onaylamak da değil bu biliyorsunuz görüşmek- görüşmemiz gerektiğini öneriyorum. Bunu yapalım ki hem kurum Parlamentoyu arkasına almış olsun hem biz usule uygun... Çünkü dört yıl süresince görüşülemedi arkadaşlarımızın raporları; iyidir, kötüdür, eksiktir, bunu tartışmıyorum ama hepsi bir şeyler yapmak istiyorlar. Olanak varsa böyle bir tavsiyede bulunulmasını, yetkili arkadaşların, şubat ayına kadar, kamu denetçisi arkadaşlarımızın raporlarını, 2017 raporlarını hazır edip görüşmeye açmalarını öneriyorum.
Teşekkür ederim.