KOMİSYON KONUŞMASI

İSMAİL BİLEN (Manisa) - Sayın Başkanım, deminki söylediklerimde bir eksiklik kaldı. Yani "eksiklik" derken aslında genel hatlarıyla söylemiştim. Geçmişte yargı da, idare mahkemeleri de maalesef yürütmenin tasarruflarıyla ilgili bazen idarenin takdir hakkını yok edecek şekilde, yerine geçerek âdeta hükümler tesis etmekteydi. Yani, burada idare takdir hakkını hukukun dışında kullanmışsa belki veya art niyetli takdir hakkını tesis etmişse irdelenebilir ama idarenin yerine geçerek bir tasarrufta bulunmak ya da takdir hakkını yok edecek şekilde bir karar vermek, zannediyorum, bu da bir çatışmaya sebebiyet verecek. İkili görüşmemizde size söylemiştim: Müracaatlarla ilgili, seçimlerle ilgili, kanununuzda bir düzenleme boşluğu var diye düşünüyorum. Binlerce, belki on binlerce müracaat gelebilirdi, çok şükür olmadı. O zaman da burası tıkanırdı. Bunu yeniden bir gözden geçirmek lazım. Müracaatı belli bir kritere, belli bir şarta bağlamak gerekir hem başdenetçilik, ombudsmanlık için hem de denetçiler için.

İki, hazır gelmişken onu da söyleyeyim, Başkanım daha sonra tartışalım demişti: Kanununuzun 22'nci maddesi de zannediyorum biraz çelişkili yani ifadelerde bir şey görüyorum. 22'nci maddenin 1'inci paragrafında her takvim yılı sonunda sizin verdiğiniz raporların Komisyonda görüşülmesi hükme bağlanmış. "Bu komisyonda ara verme ve tatil dönemleri hariç olmak üzere iki ay içinde görüşüp kendi kanaat ve görüşlerini de içerecek şekilde düzenleyerek Genel Kurula sunulmak üzere hazırladığı raporu Başkanlığa gönderir. Komisyonun bu raporu Genel Kurulda ivedilikle görüşülür." Biz bu raporlara zaman zaman eleştiriler de getirebiliriz ya da düzeltme talebinde de bulunabiliriz. Nitekim alt komisyonlarda geçen yıl bunu yaptık. Bu eksik. Niye eksik? İkinci bendinde "Kurumun yıllık raporu ayrıca Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle kamuoyuna duyurulur." ifadesi var. Burada tartıştığımız, eleştiri getirdiğimiz ya da düzeltilmesini talep ettiğimiz hususlar olabilir. Bu düzeltilmiş hâliyle mi Genel Kurulda görüşülür...

BAŞKAN - Yoksa yayımlandığı hâliyle mi?

İSMAİL BİLEN (Manisa) - ...yoksa Komisyona gönderildiği hâliyle mi? Bu da eksik.

Bir çelişki de, üçüncü bir çelişkiyi söyleyeyim. Yani, bu kanunun yeniden görüşülmesinde yarar var diye düşünüyorum. Bir hazırlık yapılırsa bu çelişkiler de giderilebilir. Düzeltilmiş hâlinin mi, yoksa düzeltilmeden önceki raporun mu yayımlanacağı hususunda bir açıklık, netlik yok. Bunu da dikkatinize sunmuş olayım.

Hatta ve hatta bir başka çelişki: Biz burada tartıştık, görüştük, Meclise gönderdik, Genel Kurulda görüşülmedi, bekledi iki yıl, üç yıl. Bu raporlar bu ifadeye göre Resmî Gazete'de yayımlanmak durumunda, bugüne kadar da yayımlanmamış.

ŞENAL SARIHAN (Ankara) - Hiç yayımlanmamış, daha önce belirtmişti arkadaşlar.

İSMAİL BİLEN (Manisa) - Şimdi, burada da bir açıklık ve boşluk var. Bunun da düzeltilmesi lazım.

BAŞKAN - Şimdi, haklı olarak siz diyorsunuz ki: "Bu, yasamanın işi." Haklı olarak vekilimiz de söylüyor. Şimdi, şöyle: Kanunda üzerinde çalışılması gereken çok madde var. Burada ben İsmail Bey'e katılıyorum. Rapor yayımlandıktan hemen sonra mı Resmî Gazete'de yayımlanacak, yoksa Genel Kurulda görüşüldükten sonra mı yayımlanacak? Burada da bir uygulama olmadığı için yorum farkı var. Ben İsmail Bey'e şunu önerdim: Alt komisyonda bulunacak ekipler, arkadaşlarımız bu konuda da bir çalışsınlar. Alt komisyon raporumuzda bununla ilgili de bir yorum, görüş, öneri olursa bir sonraki dönem için elimizde belge olur, o anlamda söylemiştim ama bunu da çalışmamız lazım.

Vakit de çok ilerliyor, Genel Kurula da gireceğiz.

Başkanım, teşekkür ediyorum.

İSMAİL BİLEN (Manisa) - Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.