| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın, kamu denetçiliği görevinde liyakatın esas olması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Dönemi | : | 26 |
| Yasama Yılı | : | 2 |
| Tarih | : | 26 .10.2016 |
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Değerli Başkan.
Değerli milletvekilleri, basın mensupları; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Değerli Başkanımızın doyurucu açıklamalarını hep birlikte dinledik. Mevzuata da baktığımız zaman, gerçekten, bu tür otoriter, bağımsız kurum ve kuruluşlar siyasetten arındırılmış, yozlaşmaya yol verilmeyecek, kayırmacılığa yol verilmeyecek esas yöntem üzerine kurulmuştur.
Şimdi, biz yozlaşmaya baktığımız zaman, gerçekten, yozlaşma kalitesizliği, verimsizliği getirir. Bağımsız, bu şekildeki insan hakları otoritelerinin, kurumlarının ve kuruluşlarının yozlaşmadan arındırılması lazım. Yozlaşmadan da arındırılmasının temel koşulu, liyakat esaslarına göre olması lazım. Eğer biz bu kurumlarda liyakat, bilgi ve beceriyi esas almazsak, partizancılığı esas alırsak, eş dost akrabayı esas alırsak gerçekten, demokrasimizin, insan haklarının, hukuk devletinin gelişmesinin önüne set çekmiş oluruz. Eğer biz demokrasimizin, insan haklarının, toplumdaki millî dayanışma ve birleşme ruhunun gelişmesini, ilerlemesini istiyorsak partizanca davranışlardan öteye, liyakat esaslarına göre, bilgi ve beceriye göre insanları seçmemizde, tavsiye etmemizde, önermemizde toplum olarak hepimizin yararı var. Şimdi, liyakat esaslarına göre hareket etmememizin... Biz hep birlikte -sizler de hepiniz bulunuyordunuz- çoğu arkadaşlarımız burada 15 Temmuzdaki darbe felaketini yaşadık. Eğer partizanca yozlaşmalar... Liyakat esaslarını biz bir tarafa atarsak gerçekten, demokrasimizden de insan haklarından da daha da geriye gideriz.
Benim sayın heyetinizden ve tüm milletvekilli arkadaşlarımdan istirhamım şu: Bu tür kurumların partisi olmaz. Bu tür kurumlara toplumun, 72 milyon insanımızın, hepsinin ihtiyacı var, ekmek su gibi ihtiyacı var. Yani, çünkü bu tür bağımsız otoriteler... Biz niçin A partisi, B partisi veya C partisini veya A cemaati, B cemaati, vesaire cemaatlerden birini niye tercih edelim veya seçmeye çalışalım? Bunu yaptığımız andan itibaren demek ki orada bir avantajımız olacak veya bir beklentimiz olacak. Biz eğer gerçekten bu tür kurumlardan bir avantaj veya beklenti içerisine girmeyeceksek liyakatin dışında başka bir sebep ve seçenek aramamamız lazım.
Evet, dün bize gönderdiniz, okuduk ama, Değerli Başkanım, siz de hukukçusunuz. Sizlerle birlikte meslekteyken karşılıklı davalarımız var, hâlen devam ediyor. Bu da hayatın ayrı...
BAŞKAN - Devam etmiyor, avukatlık yapmıyorum ben. Dolayısıyla, benim için devam etmiyor. Benden sonra kimle anlaştılarsa onunla devam ediyor.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Neyse, yani, bu kanuna...
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Beyefendinin devam ediyor herhâlde.
BAŞKAN - Yasa gereği devam etmiyor, bende devam etmiyor. Muhtemelen sayın vekilimde de devam etmiyor. Eşi avukat olduğu için eşinde devam ediyor olabilir.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Değerli Başkanım düzeltti zaten.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, burada biz sayın başkanla kanuna karşı hileyi mesleki yaşamımızda, milletvekili olmadan önce o davalarda çok güzel tartıştık. Yani, kanuna karşı hile nasıl olur, kanuna karşı hileyi engellemek... Diyeceksiniz: "Neydi bu konu?" Bu konu bir miras davasıydı çünkü bu tür hileler kanuna karşı hileler olduğu için o anlamda söyledim, kusura bakmayın Başkanım.
BAŞKAN - Kusura bakacak bir şey yok. Ben iyi bir avukat olduğumu düşünüyorum. Yirmi beş yıl avukatlık yaptım, dosya devam ediyor.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Efendim, bir şey söylemedim.
BAŞKAN - Onu buraya getirmenizin de pek bir şeyi yok ama siz adliyeleri çok seviyorsunuz, çok sık adliyelere gidiyorsunuz.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ama bir izin...
BAŞKAN - Ben milletvekili olduktan sonra adliyelere çok gitmedim, sadece mazbatamı almaya gittim mesleğe olan saygımdan dolayı.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bir izin verirseniz...
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Hâkim odalarına kadar gidiyor beyefendi.
BAŞKAN - Biz gündemimize geçelim Sayın Vekilim.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bir dinlerseniz...
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Geçen bir hâkimin odasında yakalanmış, hâkimi etkilemeye çalışırken yakalanmış.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hukuka aykırı delillerle ilgili yani iyi niyetle ilgili, hakkın suiistimal edilmemesiyle ilgili o örneği verdim. Yani, burada baktığımız zaman, bize dağıttığınız arkadaşların aşağı yukarı hepsi belirli bir siyasi partinin üyeleri. Yani, bu hukukun dolanmasıdır Değerli Başkanım. Bu iyi niyet değil, bu, hakkın suiistimalidir. Bu arkadaşların, biraz önce okudunuz "siyasi partiyle bağının olmaması" ile işte "Yargıtaydaki liste". Doğru.
İSMAİL AYDIN (Bursa) - Ne mahsuru var? Söylediğiniz şey siyasete...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Şimdi, bakın, ben sizi dinleyeceğim. Böyle tek tek laf atarsanız... Öncelikle bu dinlemeyi bilmemiz lazım değerli arkadaşlar, sizden istirham ediyorum.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Ama saçma sapan konuşmanın da bir anlamı yok.
BAŞKAN - Mahmut Bey, benim önümdeki metinde "beş dakika" demiştik, ben nezaketen hiçbir şey okumadım. Onun için bitirirseniz çok memnun olurum.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bitiriyorum Değerli Başkanım, bitiriyorum zaten.
BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bu kadar saçma sapan, birbirinden kopuk konuları burada...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın, bitiriyorum Değerli Başkanım.
BAŞKAN - Tamam, bitiriyoruz.
ORHAN KIRCALI (Samsun) - Kimdir bu kişiler yani biz bunu bilmiyoruz.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın, bize bildirdiğiniz listedeki arkadaşların tamamı müracaata kadar belirli bir siyasi partinin üyesi.
NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bunun konuyla ne alakası var yani?
BAŞKAN - Benim iyi bir avukat olduğumu anlatmak istedi herhâlde.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bu kurumda da ayrı bir kadrolaşma olacak. Bu kuruma aslında biz "bağımsız denetici" diyoruz. Bağımsızlık, deneticilik ruhundan uzaklaşmış olacak ki onun için insan hakları için, hukuk devleti için, demokrasi için partizan kayırmacılık yerine liyakat, bilgi ve donanıma, liyakat esaslarına göre herkesin tercih yapmasını istirham eder, hepinize saygı ve hürmetlerimi sunarım.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Mahmut Bey, Sayın Vekilim; ehliyet ve liyakat konusundaki sözlerinize katılıyorum ve değerli buluyorum. Onun dışında, biraz evvel sunumda anlattım, bu kuruma başdenetçi veya denetçi olarak müracaat etmek için resmî ilanlar yapıldı, herkes buraya müracaat edebilir. Edenler içerisinde siyasi partiye üye olmaması gerektiğine dair madde var, bunu da okudum. Edenlerin geçmişini bir gecede nasıl araştırdınız onu da bilmiyorum.
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Gönderdiğinizde yazıyor. Ben araştırmadım ki yazıyor hanımefendi.
BAŞKAN - Bu müracaat eden kişilerin içinde AK PARTİ üyesi mi var, öyle mi yazıyor?
MAHMUT TANAL (İstanbul) - E tabii, buyurun, bakın.
BAŞKAN - 67 tane üye adayımız içerisinde böyle bir şey yok. Lütfen, bu konuda fazla siyaset yapmaya da gerek yok. Kurum değerli bir kurum, önemli bir kurum ve geçtiğimiz süreçte...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Başkanım, burası siyaset yeri. Burada siyaset yapmayacağız nerede yapacağız ya? Ben liyakati aramayacağım da, partizancılığa karşı çıkmayacağım da nerede çıkacağım?
BAŞKAN - Mahmut Bey, Sayın Vekilim...
MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bakın, özür dilerim, okuyarak geleyim: "Kanun etiği çıkmazı, kayırmacılık." Bakın, kayırmacılığı okuyarak geliyorum, boş gelmiyorum.