| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 16.07.2021 |
HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın vekiller...
Sayın Turan, neden alınganlık gösteriyorsunuz OHAL Kanunu deyince? Anlaşılmıyor aslında. Gerçekten bu torbanın içinde önemli bazı maddeler var düzenlenmesi gereken ama damgasını vuran OHAL maddeleri. "Neden?" diyeceksiniz. Yani bu iktidar diyor ki gelmiş bir kere daha bu Meclise: "Ya, ben OHAL olmadan bu ülkeyi yönetemiyorum." diyor. "Yönetemiyorum." diyor.
Şimdi, bakın, soruyorum Allah aşkına göz altı süresini on iki güne çıkardı OHAL...
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yargı kararıyla.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Ya, ne kararı olursa olsun, on iki güne çıkardı. Şimdi, neden on iki gün gözaltında ısrar ediyor bu iktidar hâlâ, bu anlaşılmaz. Ya, siz zaten on iki gün gözaltı meselesini yani 4+4+4'ü sadece kendi muhaliflerinize uyguluyorsunuz, başka kimseye değil, muhaliflerinize uyguluyorsunuz.
Şimdi, bakın, İzmir İl Örgütümüzü basıp Deniz Poyraz'ı katletti birisi alçakça, on yedi saat sonra tutukladınız ya, on yedi saat sonra. Böyle bir şey olabilir mi? Herhangi bir soruşturma yok, arkasında ne var yok, HTS kayıtları yok, ilişkileri nedir yok, hiçbir soruşturma yok, 17 saat sonra adamı tutukladınız ama -içeriğine katılmamakla beraber- 104 emekli amiral bir bildiri açıkladılar, dört gün gözaltı, dört gün daha uzattınız, bir dört gün daha... Yani siz kendi muhaliflerinize bunu uyguluyorsunuz, biz bunun için itiraz ediyoruz. Bunun hukukla filan alakası yok.
Şimdi, ikincisi, kamudan ihraçlar meselesi, hükümsüz ihraçlar... Şimdi, burada bir araştırma önergesi verdik, Süleyman Özışık diye bir gazeteci -sizin yandaşınızdır ha, bizimle alakası yok- çıktı bir gün dedi ki: "Ben gerek Süleyman Soylu'ya gerek OHAL İşlemleri Komisyonuna gerek diğer mercilere masum olduğuna inandığım binlerce insanın dosyasını götürdüm, dedim ki: 'Bu insanlar eğer masum çıkmazsa hesabını benden sorun.' -öz güvene bakın ya- Araştırmalar yapıldı, hepsinin bir iftiraya kurban gittiği ortaya çıktı ve hepsi görevlerine iade edildi." OHAL Komisyonu böyle çalışmış, böyle çalışmış yani. Biz burada dedik ki: "Ya, bunu araştıralım, bu nasıl iş, nasıl oluyor? Adamın biri çıkıyor dosyaları İçişleri Bakanına veriyor -nedense- bir de "Komisyona da verdim." diyor -nedense- ve onun söyledikleri görevlerine iade edilmiş -dedi- siz araştırma önergesini reddettiniz.
Şimdi, yine "Kamudan ihraçları uzatalım." diyorsunuz, yani "Hukuk olmasın." diyorsunuz, "Biz bu ülkeyi hukuk olmadan yönetelim." diyorsunuz. Biz bunun için itiraz ediyoruz Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu yani başka bir nedeni yok.
Şimdi, dolayısıyla, bu meseleleri konuşunca da alınganlık gösteriyorsunuz, yapmayın, alınmayın. Yani insan hakları, hukuk, demokrasi, evrensel hukuk ilkeleri, hukukun üstünlüğü, bunların hepsini bir kalemde silip atıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bitiriyorum efendim.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Türkiye'nin imzaladığı uluslararası demokratik sözleşmeler, silip atıyorsunuz; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, takmıyorsunuz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ve içtihatlarını takmıyorsunuz. Bunların hepsini siz yapıyorsunuz ve bunları hatırlattığımız zaman da alınganlık gösteriyorsunuz. Ya "Allah'ın lütfu darbesi." dediniz buna, 15 Temmuz darbe girişimine "Allah'ın lütfu darbesi." dediniz ya. Şimdi o Allah'ın lütfunun yarattığı fırsatlardan faydalanmayın artık diye biz uyarıyoruz, bunu da dinlemiyorsunuz ve bütün bu işi de garip bir hâlde Plan ve Bütçe Komisyonuna yaptırıyorsunuz ya, böyle bir yasa tekniği yok ya! Ekonomiyle ve sosyal meselelerle ilgili çalışma yapması için kurulmuş bir ihtisas komisyonuna yaptırdığınız işlere bakın; diş protez teknisyenleri ve teknikerlerinin meselesi, hava ayrıştırma tesislerinin ormanlık alanlara kurulabilmesi meselesi. OHAL'i bıraktım bir kenara yani böyle bir yasa yapma tekniği var mı? Yapmayın Allah aşkına ya! (HDP sıralarından alkışlar)