GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:14.07.2021

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkürler.

Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; konuşmama başlamadan önce...

(Uğultular)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sessizlik lütfen, arkadaşlar.

Baştan alabilir miyiz süreyi Sayın Başkan?

BAŞKAN - Sayın İslam, beni uyarabilirsiniz ama isterseniz ben bir hatırlatma yapayım Genel Kurula. (CHP sıralarından alkışlar)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Sayın Başkan, siz de meşguldünüz, o yüzden ben duruma el koymak zorunda kaldım.

BAŞKAN - Peki efendim, baştan, yeniden süreyi değerlendiririz.

Buyurunuz Sayın İslam.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Teşekkürler sayın arkadaşlar, esprimi inşallah mazur gördünüz.

Öncelikle, bundan altmış iki yıl önce Kerkük'te bir katliam sonucu hayatını kaybeden Türkmenleri rahmetle anıyorum, bir daha böyle katliamların olmamasını diliyorum.

Değerli arkadaşlar, hafta sonu Srebrenitsa'daydık, bir soykırımın anmasında. Hepinizin malumu, 1995 yılında, sadece ve sadece Müslüman oldukları için katledilen 8 binden fazla erkek, her yaştan erkek ve bu, tarihe bir soykırım olarak geçti, Srebrenitsa soykırımı olarak geçti. Bunun anmasına gittik. Bunu gerçekten hepinize tavsiye ederim, hiç olmazsa hayatta bir kere bu anmaya katılmayı ve oradaki havayı, o şehrin nasıl söndürüldüğünü, oradaki ışığın nasıl söndürüldüğünü ve insanlar üzerindeki hâletiruhiyeyi en azından bir yaşamanız, paylaşmanız için. Bir daha böyle soykırımların da olmamasını temenni ediyorum. Tabii, biz Saraybosna'ya vardığımızda Sayın Saraybosna Büyükelçisini aramamıza rağmen birtakım farklı davranışlarla muhatap olduk.

(Uğultular)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, sayın hatip çok önemli bir hususta bir açıklama yapıyor, lütfen.

Buyurunuz Sayın İslam.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Biraz farklı davranışlara muhatap olduk. Ben ciddiyet adına bunların detaylarına girmeyeceğim ama merak eden Sayın Saraybosna Büyükelçimizden bu konudaki görüşlerimizi ve ikazlarımızı ondan, kendilerinden dinleyebilir.

Değerli arkadaşlar, hepinizin malumu, yarın 15 Temmuzun aynı zamanda yıl dönümü. 15 Temmuzda, bugün baktım, her sene biz burada kutlama yapardık, pandemi nedeniyle yapamadık ama bugün bütün milletvekilleri sarayda bir toplantı, anma toplantısı yapmak üzere davet edilmiş ve bu davette bizler de varız. Arkadaşlar, bu işte bir terslik olmalı yani siz bundan beş yıl önce beni ve birçok insanı, bakın, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, Binali Yıldırım'ın, Mehmet Şimşek'in, Numan Kurtulmuş'un, Türkeş'in, Sayın Sayan Kaya'nın, Ömer Çelik'in, Berat Albayrak'ın, Faruk Çelik'in, Lütfi Elvan'ın, Nabi Avcı'nın, Naci Ağbal'ın, Yılmaz'ın, Recep Akdağ'ın, Ahmet Arslan'ın imzalarıyla işten attınız ve terörle irtibatlı ve iltisaklı olarak ilan ettiniz. E, bugün sisteme girdim, bugünkü sistemde, yine, hâlâ "İncelemeniz devam ediyor." diyor. Dört beş senede dünya savaşları bitti, anlaşmalar imzalandı, siz hâlâ bu meseleyi halledemediniz. E, buradaki çelişkiyi ne yapacağız? Terörle irtibatlı ve iltisaklıysak niçin bizi işten atan insanlar ve bizi böyle ilan eden insanlar bizi oraya davet ediyor?

Tabii, o davete katılmayacağız. Neden? Çünkü biz sarayın değil, sokağın 15 Temmuzundan geliyoruz. Ha, diyeceksiniz ki sokağın 15 Temmuzu ile sarayın 15 Temmuzu arasında ne fark var? Şöyle bir fark var değerli arkadaşlar: Biz o gün ne olup bittiğini hâlâ bilmiyoruz. Yani demokrasi için, sadece ve sadece bu ülkede kanun hâkimiyetinin, daha doğrusu hukukun üstünlüğünün devamı için, onaylamadığımız bir iktidarın, onaylamadığımız bir Hükûmetin gayrimeşru yöntemlerle düşürülmemesi için sokaklardaydık, namlunun ucundaydık ama bugün şu soruların cevabını hâlâ bulamıyoruz: Sayın Genelkurmay Başkanı 14.45'ten 21.00'e kadar neredeydi? MİT Başkanının kaçırılacağı ihbarı neden bir darbe ihbarı olarak dikkate alınmadı? Genelkurmay Başkanından neden personel kışlayı terk etmesin emri çıkmadı? Arkadaşlar, daha uzatabileceğim ama cevabını hâlâ bilmediğimiz bu sorular, işte, sarayın 15 Temmuzu ile sokağın 15 Temmuzunun arasını ayırıyor, araya bu farkı koyuyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Biz hâlâ ne olup bittiğini bilmiyoruz, hâlâ bunlardan habersiziz ama bir bakıyorsunuz bizi bu duruma düşürenler hiç de sıkılmadan, hiç de utanmadan tutmuş bugün bize davetiye yollamış.

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Nezaketen göndermiş.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Davetiyeyi geri alalım.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - İade ettim zaten.

Değerli arkadaşlar, işin daha vahim tarafı şu: Şimdi, bakınız, bu birkaç senedir iş insanları üzerinden bir FETÖ borsası kurulduğunu sizler de biliyorsunuz. Yani bu artık herkesin malumu ama artık şunu biliyoruz ki küçük dereceli memurların -eskiden sizin referanslarınız geçerli oluyordu ama bugün utanarak bunları telaffuz ediyorum- 100 bin liraya, 150 bin liraya işlerine döndürüldüğüne dair ihbarlar alıyoruz ve bu tür şikâyetler alıyoruz. Ha, şimdi ben size soruyorum: Aklanan insanları işlerine döndürmemenizin nedeni bu mu? Bunun cevabı üzerinde düşünün.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)