GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:97
Tarih:29.06.2021

POLAT ŞAROĞLU (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik kalkınmanın ve dengenin sağlanmasında sosyal ve siyasi bir denge unsuru olarak faaliyet gösteren ve kamu yararı gözetilerek kamusal ihtiyaçları karşılama görevini üstlenen KİT'ler, on dokuz yıllık AKP iktidarlarının "özelleştirme" adı altında içinin boşaltıldığı, birçok kurumun dönüştürülmesi sürecinin en önemli aracı hâline getirilmiştir. Bu süreçte cumhuriyetin birikimi olan yerli ve millî kamu kuruluşu elden çıkarılarak yerli ve yabancı özel şirketlere satıldı. TÜRK TELEKOM, Tank Palet, TEKEL, TÜPRAŞ, PETKİM ve şeker fabrikaları gibi onlarca kurum iş birliği yöntemiyle bir avuç yandaşa verilerek ülkenin geleceği âdeta ipotek altına alındı. Bir grup yandaşın cebini doldurmayı amaç edinen ve ülkenin geleceğini ipotek eden bu çılgın projeler karşılığında hazineden ne kadar para ayrıldığı, ödeme yapıldığı ise ticari sır olarak halktan gizlendi. Gelinen nokta itibarıyla, üçer beşer maaşla kamu kaynaklarının çarçur edildiği, kaynak yaratabilme adına birbiri ardına kamu kurumlarının hiç edildiği bir dönemdeyiz. İşçinin, emekçinin hakkının yok sayıldığı böylesi bir süreçte özelleştirme politikalarının son halkası olarak Makine ve Kimya Kurumunun elden çıkarılmasıyla karşı karşıyayız. Dolayısıyla iktidar ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik krizi ve yönetememe sorununu, bir kez daha binlerce kamu çalışanının iş güvencesini elinden alarak aşmayı hedeflemektedir.

Savunma sanayimizin temelini oluşturan ve geçmişi cumhuriyet öncesi döneme kadar uzanan Makine ve Kimya Kurumu, Kurtuluş Savaşı da dâhil olmak üzere her dönem askerî tedarik anlamında faaliyet göstererek bu tarihsel süreç içerisinde Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk sanayi kuruluşu olmuştur. Böylesi bir öneme sahip olan Makine ve Kimya Kurumu anonim bir şirkete dönüştürülerek tarihî bir kamu kurumu tasfiye edilmekte ve binlerce kamu çalışanının iş güvencesi elinden alınmak istenmektedir. Bu kanun teklifi milletimizin bağımsızlığı ve bütünlüğü ile ülkenin bölünmezliğini tehlikeye atacak düzenlemeler içermektedir. Millî güvenlik hedefleri doğrultusunda savunma sanayimizin temelini oluşturan, ülkemizin güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olan, memleketimizin güzide kurumunun özelleştirilmesinde herhangi bir kamu yararı bulunmamaktadır. Ancak iyi bilinmelidir ki ülkemizde strateji ve güvenlik açısından kritik bir öneme sahip olan, memleketimizin göz bebeği MKE'nin oldubittiye getirilerek özelleştirilmesi demek, millî bir varlığı gözden çıkarmak demektir.

Bu kanun teklifiyle Makine ve Kimya Kurumu KİT kapsamından çıkarılarak, birçok kanun ve kararname hükmünden muaf tutularak partizan ve keyfî bir yönetimin önü açılmaktadır. Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili merkezî bir kurum olan Makine ve Kimya Kurumunun bütünüyle özel hukuk hükümlerine tabi personele teslim edilmesi ciddi istihbarat riskleri içererek millî güvenlik sorunu yaratacaktır. Şimdiye kadar "özelleştirme" "yeniden yapılandırma" ve "statü değişikliği" adı altında yapılan değişikliklerin neredeyse tamamında, kurum bünyesinde çalışan personelin özlük haklarında ciddi kayıplar yaşandığını iyi biliyoruz.

Bu kanun teklifi toplumun çıkarlarına aykırıdır. Tıpkı Sakarya'daki Tank Palet Fabrikasının, TÜRK TELEKOM'un ve birçok özelleştirmeye başvurulan, işletme hakkı devri yöntemiyle Katar'a tahsis edilerek özelleştirilmesinde olduğu gibi. Aynı şekilde TEK, PTT, Devlet Demiryolları ve birçok örnekte yapıldığı gibi büyük kamu işletmeleri önce anonim şirketine dönüştürülmekte ardından parçalama, küçültme yöntemiyle özelleştirilerek özel sektöre ve yabancı sermayeye peşkeş çektirilmekte veya son dönemlerde gördüğümüz üzere iktidar tarafından bir aile şirketi gibi yönetilmektedir. Makine ve Kimya Kurumuna bağlı fabrikaların ikinci bir Tank Palet Fabrikasına dönüştürülmesine zemin hazırlayan ve geçmişi cumhuriyetin öncesine dayanan bir kurumun yüzlerce yıllık birikiminin yok edilmesi kabul edilemez. Makine ve Kimya Kurumunun lağvedilerek bir anonim şirkete dönüştürülmesi ve denetimden kaçırılmasının hem çalışanlar açısından hem de ülke kaynaklarının kullanımı açısından büyük bir risk doğuracağı ortadadır. Ülkemizin geleceği, halkın çıkarlarını görmezden gelen, işçinin ve emekçinin hakkını gasbeden özelleştirmelerde değil, halkın kalkınmasını ve sanayileşmesini gözeten istihdam ve halkça paylaşım politikalarındadır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)