GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP İzmir İl Başkanlığına yapılan saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı dilediklerine; katilin eğitilmiş, hazırlanmış ve planlı olduğuna; yargının gereken soruşturmayı yapmadığına, siyasi sorumluluğun iktidarda olduğuna ve asla boyun eğmeden, diz çökmeden demokratik siyaset içinde kalarak demokrasi sözünü gerçekleştireceklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:94
Tarih:22.06.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; Deniz Poyraz canımız ciğerimiz bir arkadaşımız, genç bir kadın arkadaşımız, yıllardır bizlerle birlikte çalışan bir arkadaşımız; maalesef çok alçakça bir saldırı sonucunda kendisini kaybettik. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz ve halkımıza da başsağlığı diliyoruz.

Acımız gerçekten büyük, öfkemiz de çok büyük çünkü eğitilmiş bir katille karşı karşıya kaldık; eğitilmiş bir katil ve planlı bir katliam; hazırlığı yapılmış, planlı bir katliam ve arkasında belli güçler var. Eğitilmiş bir katil olduğunu nereden biliyoruz? Fotoğraflar koymuş kendi sitesine, sosyal medya hesabına. Sadece bu değil. Ne zaman Türkiye'de bu tür bir cinayet ya da katliam yapılsa ve yapan yakalansa ilk söylediği laf nedir? "Bağlantım yok, kendim yaptım." ilk söylediği laf budur. Onu söyleyen katilin arkasında çok ciddi bir örgüt olduğunun açıkça itirafıdır, bu bir.

İki, ne hikmetse bu tür katliamları yapan alçaklar her zaman "Psikolojim bozuktu, ilaç alıyordum." derler, bu da aynı şeyi söylüyor. Eğitilmiş ve hazırlanmış bir katil olduğu çok açık ve net ortada. Bu söyledikleri ilk olarak bize bunu açıkça gösterdi. Ön keşif yapmış, geliş gidişler yapmış, sokakta dolaşmış, il binamıza girmiş. Taksi şoförünün ifadeleri var; defalarca gelmiş, hazırlık yapmış. Bu da değil, yeterince, bu söylediğim yetmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Suriye'de eğitilmiş. Suriye'de çekilmiş fotoğrafları var. Suriye'de hangi katliamlara karıştığını bilmiyoruz. Bakın, defalarca bunu konuştuk bu Mecliste de dışarıda da; Suriye'de eğitilmiş, katliamlara karışan yüzlerce, binlerce, kimisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, kimisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan, IŞİD, El Nusra, Ahrar-el Şam, HTŞ gibi terör örgütleriyle birlikte çalışmış insanları Türkiye sınırlarının içinden aldınız, bunu Türkiye'nin çeşitli illerine yerleştirdiniz, "Türkiye ve toplum açısından büyük bir tehlikedir." dedik, anlatamadık. İşte, bir tanesi ortaya çıktı; eğitilmiş, hazırlık yapmış bir katil. Kaç kişi var bu durumda olan? Soruyoruz iktidara: Daha kaç kişi var bu durumda olan?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bakın, bunun ardında nasıl bir siyasi irade var? Nasıl bir güç var? Bunu sormamız gerekiyor. Şimdi, yargı, aldı, çok hızlı bir şekilde, tutuklama talebiyle nöbetçi hâkimliğe sevk etti. Nasıl oluyor ya? Boğaziçinde bir üniversite öğrencisi bir şeyi protesto eder, dört gün göz altında tutulur, hiçbir şey yapmamıştır, yetmez, uzatma istenir. 104 emekli amiral -içeriğini tartışmıyorum- bir bildiriye imza atarlar, sekiz gün gözaltında tutulurlar ama bu planlı, hazırlık yapmış katil bir gün bile, yirmi dört saat bile tutulmadan tutuklandı. Neden? Çünkü yargı gereken soruşturmayı yapmadı. Hani bağımsız ve tarafsız yargıydı? Değil, bağımlı ve taraflı. Nasıl oluyor bu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

Bir buçuk yıldır İzmir HDP il binasının önünde çadır kurulu ve İzmir Emniyet Güvenlik Şube burada nöbet tutuyor. Bizim binamıza gelip de il binamızda çay içmek isteyene sokakta GBT kontrolü yapıyorlar, sokağa giren çıkan her şey kontrol altında, karakol kurulmuş vaziyette; adam geliyor elinde çantayla -içinde ne olduğu belli değil, o çanta da kayboldu- giriyor, elinde eldivenler, simsiyah giyinmiş ve katlediyor arkadaşımızı, polisin hiç kılı kıpırdamıyor. Nasıl olmuş bu? Kılının kıpırdamasını bırakın adam silahları çekip öldürdükten sonra aşağı iniyor, merdivenlerde polis gözaltına alırken diyor ki: "İsmin neydi ağabeyciğim?" Polise bakın siz, katile "İsmin neydi ağabeyciğim?" diyor! Bu, Hrant Dink'i katleden Ogün Samast'la birlikte akşam fotoğraf çektiren polislerden sonra, "İsmin neydi ağabeyciğim?" polisi tarihe geçmiştir, kara bir lekedir, bunu da bir kez daha söyleyelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Etraflı soruşturma yürütmeden tutuklama. Katilin cinayetten sonra yaptığı paylaşımlar gözaltına alınmasından sonra siliniyor. Kim siliyor, sosyal medya hesabını kim kapatıyor? Silahlı pozları var. Bilişim polisi bugüne kadar neden herhangi bir işlem yapmıyor? Ya, bir sosyal medya paylaşımında bulunanı apar topar götürüyor bu iktidarın polis. O pozlar hakkında niye hiçbir işlem yapılmıyor?

Yani neyi söylemeye çalışıyorum sonuç olarak: Hazırlanmış, eğitilmiş, planlı bir iş ve bunun yarattığı sonuçlar çok acı. Bakın, siyasi sorumluluk iktidardadır, her anlamıyla iktidardadır. Neden? Nefret dilini, ayrıştırıcı dili, ötekileştirici dili, HDP'ye yönelik düşmanlaştırıcı dili kuran bu iktidar bu ortamı sağlıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun toparlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Neden İzmir'de yaşanıyor bu katliam? Ortak gelecek hayaline ve umuduna bir saldırı, bu toprakları karanlığa boğmak, geleceği karartmak, umudu yok etmek için bir saldırı İzmir'de yapılıyor, oradan başlıyor bu iş.

Şimdi, planlayanlara, azmettirenlere, uygulayanlara, ardında duran siyasi iradeye, kim varsa bunun ardında duran; bakın, onların hepsine söylüyoruz: Bugüne kadar asla boyun eğmedik, asla diz çökmedik, bundan sonra da boyun eğmeyeceğiz, diz çökmeyeceğiz, teslimiyeti asla kabul etmeyeceğiz. (HDP sıralarından alkışlar) Adımız "Deniz", bu mücadeleyi sürdüreceğiz; Deniz Poyraz'a, canımıza, ciğerimize sözümüz var, barış ve demokrasi sözümüz var. Demokratik siyaset içinde kalarak, taviz vermeden, ona verdiğimiz barış ve demokrasi sözünü gerçekleştireceğiz. Asla onu unutmayacağız. Mekânı cennet olsun diyoruz.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)