GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği raporuna, Mardin'de yetkililerin karıştığı suçlara, medya alanında çok büyük bir kirlenme ve çürüme yaşandığına ve HDP'ye kapatma davasının 7 Haziran 2015 seçimleriyle aynı günde açılması nedeniyle bir siyasi intikam davası olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:09.06.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, önce Meclisi ve buradaki çalışmaları ilgilendiren bir konuda hatırlatma yapmak istiyorum. Bu termik santrallerin bacaları konusunda, hatırlarsanız, burada kanun teklifinin içinde bir madde vardı, biz o zaman muhalefet olarak iktidara "Bu madde böyle çıkmamalı." demiştik filtre meselesinde. İnat etmişlerdi, sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan o madde geri döndü hatırlarsanız. Aradan bunca zaman geçti, geçenlerde İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği bir rapor yayınladı. Bu, özelleştirilmiş ve devletin elinde olan toplam 13 termik santrali içeren bir rapordu ve bu Dernek raporunda dedi ki: "Sürelerini doldurdukları günden bugüne yaklaşık bir buçuk yıl geçti ve bu tesisler havayı, suyu, toprağı kirletmeye devam ediyor." Yani burada bizim tartıştığımız, daha sonra değişiklik yapılan kanun teklifi sonucunda aslında bu santrallerin kapatılması ya da yatırım yapmaları gerekiyordu bacalarına filtre konusunda fakat hiçbirini yapmadan çalışmalarına devam ediyorlar. Bu rapor bunu ortaya koydu, vahim bir durum gerçekten. Bu geçici faaliyet belgeleriyle bunu sürdürüyorlar ve bu geçici faaliyet belgeleri, bu tesislerin çevre mevzuatını baypas yapmalarına, usulsüz çalışmalarına, çevreyi kirletmelerine rağmen çalışmalarının önünü açan bir mekanizma hâline gelmiş vaziyette. Birer yıllık geçici faaliyet belgeleri alıyorlar ve çalışmalarını bir biçimde sürdürüyorlar.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı denetim yapmıyor, üstüne düşenleri gerçekleştirmiyor. Geçen gün Çevre ve Şehircilik Bakanlığına da sormuş bu İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği, demiş ki: "Bu bacalardaki emisyon ölçüm sonuçlarını on-line olarak paylaşın bari." Çevre ve Şehircilik Bakanlığından "Ticari sır, paylaşamayız." diye cevap gelmiş. Yani emisyon verisi nasıl bir ticari sır oluyor, o da belli değil. Belli ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, üstüne düşeni yapmadığı gibi, çevrenin kirlenmesine, tahrip edilmesine, doğa ve canlı yaşamının tahrip edilmesine çanak tutan bir faaliyet içinde. Üstelik de Meclisin aldığı kararlara rağmen bu oluyor. Bir kez daha vurgulayarak Mecliste grubu bulunan partilere bunu hatırlatmak istiyorum.

Değinmek istediğim ikinci konu Mardin'le ilgili. Zaman zaman Mardin'le ilgili biz çeşitli konular konuşuyoruz ve bir kez daha söylemek istiyoruz. Mardin, neredeyse her ay, yetkililerin karıştığı suçlarla anılan bir şehir hâline geldi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, Mardin Büyükşehir Belediyesi gasbedilmişti kayyum atanarak ve başta o zamanın kayyumu Vali Mustafa Yaman'ın koruma polisi dâhil, göreve getirdiği bütün şube müdürleri; rüşvet, irtikâp, kamu malına çökme gibi onlarca suçla yargılanmaya başladılar. Ne oldu? O Vali, aynı zamanda kayyum olan Mustafa Yaman, alelacele merkeze çekildi, yargılanmasın diye soruşturma izni verilmedi ve hâlâ o kayyum hakkında İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermemiş vaziyette ama Mardin'deki olaylar kayyumla da bitmiyor. Mardin halkının iradesini gasbedenler, Mardin'in varlıklarını, halkın parasını yağmalamaya devam ediyor. Devlet bürokrasisinde müthiş bir çürüme ortaya çıktı. Hudut komutanı kaçakçılıktan, narkotik şube müdürü uyuşturucu ticaretinden tutuklandı. Geçtiğimiz ağustos ayında Nusaybin Hudut Komutanı ve bazı askerî personel çete kurup insan ve mal kaçakçılığı yaptığı için tutuklandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Geçtiğimiz haftalarda Mardin Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amiri, -operasyonlarda ele geçirilen- uyuşturucu ticaretinden gözaltına alındı ve kırk dört gün tutuklu kaldıktan sonra adli kontrolle serbest bırakıldı. Yani Mardin'de acayip şeyler oluyor ve bu iş kayyum atamasıyla, Vali Mustafa Yaman'la başladı ve şimdi sürüyor, bugüne kadar da sürdü. Bir kez daha hatırlatmak istiyoruz, o, zamanında kayyum olan Mustafa Yaman, Vali Mustafa Yaman hakkında İçişleri Bakanlığı hâlâ soruşturma izni vermedi. Yolsuzluk, hırsızlık, usulsüz harcama, her türlü konu yargıda ve çeşitli şube müdürleri yargılanıyor ama bu işin başında olan kişi hakkında soruşturma izni hâlâ verilmedi; bunu da bir kez daha hatırlatıyoruz, İçişleri Bakanlığının atadığı bir kişiydi çünkü o kayyum Mustafa Yaman.

Şimdi, bir konuya daha değinmek istiyorum sayın vekiller.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

Dün de konuştuk, daha önceki günlerde de değinmiştik; medya alanında da çok büyük bir kirlenme ve çürüme yaşanıyor. Medya sahipliği izleme raporları var, çeşitli kuruluşlar zaman zaman bunları hazırlıyorlar; sınır tanımayan gazeteciler örgütü de hazırlıyor, başka kuruluşlar da hazırlıyorlar. Türkiye'deki basın-yayın organlarının çoğunun medya haricinde faaliyet gösteren ticari şirketler bünyesinde olduğu bu raporlarda vurgulanıyor ve Türkiye'de özellikle son on yılda medya alanında yaşanan el değiştirmelerin bu açıdan son derece belirli olduğu gösteriliyor. Yani, Doğuş, Demirören, Ciner, Albayrak, Turkuvaz Medya gibi şirketlerin neredeyse tamamı medya dışında, bakın, hangi alanlarda faaliyet sürdürüyor: İnşaat, enerji, maden, turizm, telekomünikasyon, bankacılık ve finans.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

BAŞKAN - Sayın Oluç, mikrofonunuzu son kez açıyorum.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani, kirli ilişkileri konuşurken, medyanın aslında iktidarın politikalarını nasıl aklayan ve pembe tablolar çizen bir organ hâline geldiğini söylerken arka plandaki bu ilişkileri mutlaka göz önünde bulundurmak gerekiyor; kirli ilişkiler esas itibarıyla işte buradan besleniyor.

Son bir cümle söyleyeceğim: Dün burada Sayın Bülent Turan'la da bir tartışma yapmıştık ama neyse ki bugün Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan grup toplantısında yaptığı konuşmada beni doğruladı, haklı çıkardı; kendisine de buradan teşekkür ediyorum. "7 Haziran 2015 seçimleri asla unutulmamalıdır." dedi bugün, 7 Haziran 2015 seçimleri. Ben de dün diyordum ki: Zaten 7 Haziran 2021'de kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aslında 7 Haziran 2015 seçimlerinin gününü seçmiştir ve siyasi intikam davasıdır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim.

BAŞKAN - Peki, bitirelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Aslında 7 Haziran 2021'de kapatma davası açılarak 7 Haziran 2015 seçimleri hatırlatılmak isteniyor ve bu bir siyasi intikam davasıdır." demiştim dün burada, Sayın Turan "Öyle değil, tesadüf oldu." demişti; neyse, dediğim gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı beni doğruladı, teşekkür ediyoruz. 7 Haziran 2015 seçimi belli ki Adalet ve Kalkınma Partisinde hiç unutulmamış. Bunu bir kez daha yapacağız, size hatırlatmak istiyorum.