| Konu: | 7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimlerine, siyaset-devlet-iktidar-mafya ve bürokrasi arasında kirli ilişkiler olduğuna ve HDP'ye kapatma davası açılmasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 88 |
| Tarih: | 08.06.2021 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; dün 7 Hazirandı. 7 Haziran -yani, evet, bugün de 8 Haziran olduğuna göre- nereden çıktı diyeceksiniz. 7 Haziran 2015'te, bundan altı yıl önce, Türkiye'de genel seçimler yapıldı ve o genel seçimlerin sonucunda, o dönemde, Halkların Demokratik Partisi yüzde 13,1 oy alarak 80 milletvekiliyle Meclise girdi. 80 milletvekiliyle Meclise girmesinin birçok anlamı vardı. Bir tanesi, 12 Eylül cuntasının saptamış olduğu yüzde 10'luk barajı aştı ilk defa; çok önemli bir sonuçtu bu. İkincisi de Türkiye'nin bütün zenginlikleri, bütün farklı kimlikleri, kültürleri, inançları, farklı halkları, hepsi eşit koşullarda bir arada yaşamak için bu topraklarda mücadele veriyorlardı ve bütün o bir arada yaşama mücadelesi verenler -ama eşit koşullarda bir arada yaşama mücadelesi verenler- Meclise gelmişlerdi. Son derece önemliydi ama önemli bir nokta daha vardı; on üç sene sonra -2002'den on üç sene sonra- ilk defa Adalet ve Kalkınma Partisi, hükûmeti kuracak sayıya ulaşamadı o seçimlerin sonunda ve bir iktidar krizi ortaya çıktı yani on üç sene sonra toplum bir kez daha umutlandı, "Sandık yoluyla bu iktidar değiştirilemez." diyenler sandık yoluyla da bu iktidarın değiştirilebileceğini gördüler; on üç sene sonra. 7 Haziran 2015'in en önemli özellikleri bunlardı aslında.
Peki, diyeceksiniz ki: "Şimdi niye 7 Haziran 2015'i anıyorsunuz?" Şunun için: Dün 7 Haziran 2021'di ve bu seçimlerin yıl dönümünde, altı yıl sonra, işte, 7 Haziran 2015'i yaşatmış olan Halkların Demokratik Partisine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kapatma davası açtı, intikam davası. Yani, altı yıl sonra -altı yıl sonra- yargı eliyle, siyaset, intikam almak için bu kapatma davasını açtı. Bu çok açık; hukuki bir dava değil, siyasi intikam davası. Ve sembolizmin dibine vurmuş bir iktidar var yani "Siz 7 Haziranda bizim tek başımıza iktidar olmamızı engellediniz, biz de 7 Haziran 2021'de size kapatma davası açıyoruz." dedi bu iktidar. Biz bu mesajı biliyoruz; bu mesajı aldık, bu mesajı aldık. Şimdi, bunu bir kenara koyalım.
Türkiye'de ortalık pislik ve kirli ilişkilerle dolmuş vaziyette.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Siyaset, devlet, iktidar, mafya, bürokrasi arasındaki kirli ilişkiler parça parça ortaya saçılıyor. İlk defa değil; 1996 yılında Susurluk kazası yaşandıktan sonra ortaya saçılmış olan ilişkiler, bugün aynı aktörlerle ve onlara eklenmiş yeni aktörlerle birlikte bir kez daha ortaya saçılıyor. Ortalığı kirli, pis ilişkiler sarmış vaziyette. Marmara Denizi'ndeki müsilaj gibi bu iktidarın bulunduğu ortam esas itibarıyla.
Yaklaşık bir aydır yargı kılını kıpırdatmıyor, iktidar kılını kıpırdatmıyor bu kirli ilişkiler karşısında ama birdenbire, bir aydır aranan yargı nerede ortaya çıkıyor? HDP'ye kapatma davası açmakta. Bravo! Bravo! Yani bakın, şimdi, yargının...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlamaya çalışıyorum efendim.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı hakkında çeşitli iddialar ortaya atılıyor, haksız kazançlarla itham ediliyor kişi ve o cevap veriyor bu ithamlar karşısında, diyor ki: "Ya, siz bana bakmayın; asıl, yargının içindeki, benden daha iyi arabalara binen yüzde 25'e bakın." Yani Mahkeme Başkanı, yargı üyelerinin en az yüzde 25'ini haksız kazanç ve şaibeli varlıklara sahip olmakla suçluyor; yargıda çıt yok. Hukukun içinde kirli ilişkiler dibine kadar girmiş; yargıda çıt yok. Yargı mensupları birbirlerini irtikâpla, haksız kazançla suçluyor; yargıda çıt yok. "En az yüzde 25" diyor, kim bilir gerçek kaç. Ama o yargı ne yapıyor? Bu rezaleti soruşturmak yerine HDP'ye kapatma davası açılıyor.
Ya, bir otelden bahsediliyor; kara para aklayıcısının oteli, Bodrum'daki.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
Kara para aklayıcısının otelinden bahsediliyor. Bu otelde hâkimler kalmış, savcılar kalmış, gazeteci müsveddeleri kalmış, gazeteci müsveddeleri; bunların hepsi kalmış bu otelde. Otelin bir gecelik fiyatı 106 bin lira. Ya, Allah'tan korkun be, Allah'tan korkun! Asgari ücret alan bir kişi üç yıl durmadan çalışsa, yemese, içmese, parasını bir kenara koyup biriktirse o otelde 1 gece kalabiliyor; Allah'tan korkun! Orada kalan savcılar, hâkimler, gazeteci müsveddeleri, o bürokratlar hangi bürokratlarsa; hepinize, hepinize söylüyorum bunu: Allah'tan korkun!
Bunların hepsinin hesabı sorulacak ama bunların hesabını sormak yerine yargı ne yapıyor? HDP'ye kapatma davası açıyor. İşte, Türkiye'nin geldiği durum bu, böyle bir durumla karşı karşıyayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, son cümlelerinizi alıyorum.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son söz, toparlıyorum efendim.
Şimdi biz şunu söyleyelim: Siz, HDP'ye kapatma davası açabilirsiniz; Anayasa Mahkemesine direktif veriyorsunuz, iktidarın liderleri olarak verebilirsiniz; Anayasa Mahkemesini baskı altına alıp HDP'yi kapatabilirsiniz; bunların hepsini yapabilirsiniz ama HDP bir fikirdir, HDP bir mücadeledir, ne fikri ne mücadeleyi sona erdirebilirsiniz; HDP bir umuttur, HDP yarınların umududur, ne yarınların umudunu söndürebilirsiniz ne yarınların umudunu ortadan kaldırabilirsiniz.
Halkımıza sesleniyoruz: Asla enseyi karartmayacağız, asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz ve HDP'yi kapatmak isteyen bu siyasilerin eninde sonunda Türkiye'deki bütün kirli ilişkilerden dolayı hesap vermesini sağlayacak ortamı da mutlaka demokratik olarak ve hukuk yollarıyla sağlayacağız.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)