GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:87
Tarih:02.06.2021

CHP GRUBU ADINA ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Devlet-siyaset-mafya ilişkisinin araştırılması için vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, 3 Kasım 1996'da Susurluk'ta bir kaza olur, 7 Kasım 1996'da gensoru verilir, 8 Kasım 1996'da Mehmet Ağar istifa eder, 12 Kasım 1996'da komisyon kurulur ve savcılar, yargı harekete geçer, komisyon bir rapor hazırlar; Korkut Eken, Mehmet Ağar, devletteki kirli ilişkilerde bulunan bürokratlar ceza alır; yetersizdir ama Meclis en azından görevini yapar. Ama şimdi bir de yeni bir Türkiye var. Bakın, ben eski Türkiye'yi anlattım, bir de yeni bir Türkiye var. Yeni Türkiye'de ne var? Cezaevinde organize suç örgütlerini ziyaret var, onlara özel af var. Bu adamlar aftan sonra çıkar, mektup yazar, parti liderlerini tehdit eder, bunlar miting yapar. Bakın, bir tanesi Cumhurbaşkanına "ağabey" der, bir tanesi İçişleri Bakanına "Sen benim dönüş biletimdin." der. Bir bakan çıkar "Benden önceki dönemdeki bakanların para sayma makineleri vardı." der. "Organize suç örgütü liderinden 10 bin dolar aylık alan bir siyasetçi var." der, bunu İçişleri Bakanı söylüyor. Daha vahimi, İçişleri Bakanının oğlu bir gece babasını arar, babası Koruma Müdürünü arar, Koruma Müdürü Silivri Emniyet Müdürünü arar ve "Bir şüpheliyi serbest bırak." der...

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sen yanında mıydın?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - ...ve o Emniyet Müdürü, gencecik Emniyet Müdürü çocuğunu kucağına almadan intihar eder. Şimdi, bu yeni Türkiye'de eski İçişleri Bakanı marinaya yönetici olur, oğlu da yönetici olur "Ben olmasaydım mafya çökecekti." der. İşte bu da yeni Türkiye. Şimdi, bize düşen, bu iddiaları Mecliste araştırmak mı yoksa 84 milyonun pazar günleri YouTube'dan dinlemesini sağlamak mı? Bunları Meclis araştırmak zorunda.

Biz hayatımızda bu suç örgütü liderlerini hiç görmedik, trafikte bile yan yana gelmedik. Niye gelmedik? İçişleri Bakanı zaten bunlara çakar ve koruma vermiş, adamlar "vız" yanımızdan geçiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Biz bu adamları tanımıyoruz ama bu ülkenin Rize Valisi bu adama miting yapma iznini veriyorsa, İçişleri Bakanı koruma veriyorsa, İçişleri Bakanı çakar veriyorsa, bu da İçişleri Bakanına "Sen benim dönüş biletimsin." diyorsa bunlar vahim değil mi arkadaşlar, bunlar araştırılmaz mı?

Şimdi, bu iddialar ortaya atıldığında "Pis bir mafyanın sözüyle mi hareket ediyorsunuz?" denildi. Değerli milletvekilleri, bakın, seçimlerde bu kişi miting yaparken "AKP'ye oy basın." derken kahramandı ama Soylu'nun nasırına bastığı zaman pis bir mafya oldu. (CHP sıralarından alkışlar) Bu kişi referandumda "'Evet'e oy basın." deyip insanları tehdit ederken bir kahramandı ama Binali Yıldırım'ın nasırına basınca mafya oldu. Bize göre iki durumda da bu adam suç örgütü lideriydi.

Şimdi, bakın, hepinizin evlatları var. Namuslu insanlar var, aranızda çocuklarına alın teriyle bakan, büyüten milletvekillerimiz var. Çocukları 7 tane oyuncak gemiyle gelse yakasına yapışacak milletvekilleri var burada. Peki, bu Binali Yıldırım sormuyor mu "Oğlum, 7 tane gemi, 14 tane şirket, 30 tane ayrı yurt dışındaki ilişkiyi nereden kurdun?" diye. İşte bunu bu Meclis araştırmak zorunda. Bakın, temiz bir toplum için, temiz bir devlet için, yavru vatana bakın, yavru vatana; oy birliğiyle komisyon kuruldu Türkiye'deki iddialar için. Burada ya temiz bir devlete, şeffaf bir devlete el kaldıracaksınız ya da karanlığa el kaldıracaksınız; bu tercih sizin.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Temiz bir devlet için biz "Evet." diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)