GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Guatemala Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:27.05.2021

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen saygıdeğer vatandaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarımda geldiğimiz tablo hazindir, hüzün vericidir. Birçok arkadaşımız kürsüden bunu haykırmakta fakat iktidar bunu duymamaktadır. Tarımımız bitmiştir, tükenmişlik sendromu yaşamaktadır. Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde, ton başına buğday fiyatını 2.250 lira, arpa fiyatını da 1.750 lira olarak açıkladı. Ama fiyatlar tükenmişlik sendromu yaşanan tarıma merhem dahi olamadı çünkü tarımda dünya fiyatlarına baktığımız zaman 2.400-2.500 lira fiyatı olan buğday, bizde 2.250 lira. Ve geçen yılki gübre fiyatlarına baktığımızda üre gübresi 1.800-1.850 lirayken bugün 3.600 lira ve gübre bulamıyor vatandaşımız. 20.20.0 gübresine geldiğimizde, geçen sene 1.850 liraya ekerken kullandığı gübre bugün 3.200 lira. DAP (Diamonyum Fosfat) gübresi var "18.46.0" dediğimiz, bugün 5.100 lira arkadaşlar, 5.100 lira, ekim döneminde 2.350 liraydı. Bakınız, fahiş fiyata bakın, nereden nereye gelmiş. "60 kuruş zam verdik." diye övünenlere bu herhâlde en büyük ders olacaktır Meclis kürsüsünden.

Yine, bakınız, bir ay önce 110-115 lira olan yemin fiyatı bugün 140-150 lira olmuş. Yani tüm hayvansal üretim yapan, bitkisel üretim yapan çiftçimizi bitirdik.

Yine, bakınız, çiftçimiz borç içerisinde diyoruz. İşte, dün, Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili arkadaşlarımızın vermiş olduğu bir önergemiz var ve eksik olduğunu defalarca ifade ettik, dedik ki: "Yanlış yapıyorsunuz, sadece Tarım Kredinin borçlarını yapılandırmayacağız, Ziraat Bankasıyla beraber Tarım Kredi Kooperatlerindeki borçların tamamını alalım." Biz ne yaptık? Kasımdakine uyduk, işte, son, 22 Nisandaki kanun teklifinde 931 milyon lirayı, o da takibi düşmediği için. Çünkü pandemiyle beraber kapandı, kapanmayla beraber icra dosyaları takibi düşülmedi ve ancak 4-5 bin çiftçinin sorununa çözüm olabildik. Şimdi biz diyoruz ki: Gelin, hep beraber -daha yol yakın, önümüzdeki hafta Parlamentoya gelecek, buraya Genel Kurula inecek- bizim bu çiftçilermizin Tarım Kredi ve Ziraat Bankasına olan borçlarını yapılandıralım ama yapılandırırken de faizlerini silelim. Nasıl 5'li çeteninkileri sildiysek, nasıl İGA'nın İstanbul Havalimanı'ndaki kira borcunu sildiysek şimdi gelin, milletin efendisi çiftçinin de borçlarını yapılandıralım, 5 eşit takside bölelim ama faizlerini silelim diyoruz.

Arkadaşlar, bir de benim başka bir konum daha var, ben merak içerisindeyim ve hayretler içerisindeyim: Cumhurbaşkanımız gümrükleri sıfırlıyor buğdayda, ayçiçeğinde ihracatçı firmalar Rusya, Ukrayna ise gümrükleri yükseltiyor. Bakınız, en önemlisi de ayçiçeğinde Rusya diyor ki: "Ekim ayından sonra ben artık rafine edilmiş ürün satacağım." Bu demektir ki marketlerde Rusya'daki yağ fabrikasından çıkan ayçiçeğini göreceğiz. Şimdi asıl felaket... Biz diyoruz ki: "Türkiye 19,5 milyon ton buğday üretimi yaptı." 11 milyon ton ithalat var. "Ya, biz un ihracatı yapıyoruz." avaresinde yaşıyoruz. Ama şimdi, Rusya geçtiğimiz ay uyandı ve Putin diyor ki: "Tarım Bakanı, gel bakalım, biz en fazla kime buğday satıyoruz?" Bakan diyor ki: "Türkiye'ye." Ve şu anda en acısı da ne, biliyor musunuz? On iki yıl Tarım Bakanlığında görev yapan Profesör Doktor Hamit Köksel... Bursla yurt dışına gidip eğitim almış arkadaşımız, oradaki, o Omsk'daki enstitünün başına un ihracatını gerçekleştirmek için gönderiliyor; bu ayıp bize yeter. Biz Rusya'daki çiftçiyi mi destekleyeceğiz, Türkiye'deki Halil amcayı mı, Ahmet amcayı mı destekleyeceğiz, ben buradan soruyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Evet, kuraklık aldı başını gidiyor. Az önce Veli Ağbaba... Ama Türkiye'nin her yerinden ses geliyor arkadaşlar. Çıkın sahaya. Geçtiğimiz hafta biz Denizli, Aydın'daydık; diğer arkadaşlarımız Konya'da, Karaman'da. Marmara Bölgesi dışında Türkiye kavruluyor ama sizler kulaklarınızı tıkamış ve kuma gömmüşsünüz kendinizi; çıkın sahaya.

Çiftçi perişan, bir an evvel çiftçimizin önünü açmamız lazım. O sizin 5'li çetenize değil, bu ülkenin toprağına ayağı bulaşmış olan çiftçiye, efendiye bizim sahip çıkmamız lazım. Çiftçimiz "Bittim!" diyor ama siz uyuyorsunuz. Gelin, çiftçinin bu yılki durumunu ortadan kaldırmayla ilgili yapıyı hep beraber çözelim. Muhalefet olarak bize ne görev düşüyorsa biz hazırız diyoruz. Gelin, birlikte çözelim ve çiftçimize... Bakınız, hasatta hiçbir şey alamayacak, hasat bitti. Hasatta kaybetmiş olduğu o gelir kaybını bir an evvel gidermemiz lazım ki gelecek yılki üretimi garanti etmemiz lazım. Onun için de çiftçimize orada kullanacağı ilacını, tohumunu, gübresini ve mazotunu bizim bir şekilde sağlamamız gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - O, bu Gazi Meclisin görevidir diyorum ben, iktidarıyla muhalefetiyle bütün hepimizin görevi ama gelin, önce şu işi, geçtiğimiz hafta içerisinde çıkarmış olduğumuz o yapılandırmayı, eksik yapılandırmayı Ziraat Bankasını da içine katarak çözelim, geç değil. Sayın Grup Başkan Vekili burada, bizler burada hazırız zaten. Dün gerekçemizi de önergemizi de verdik. Haftaya Genel Kurula gelecek olan kanun teklifinde çiftçimizin önünü açalım, Tarım Kredi ve Ziraat Bankası borçlarını yapılandıralım, ondan sonra da gelelim, onlara nefes alacak bir nefes kredisini, nefes desteğini sağlayalım diyorum.

Arkadaşlar, bakınız, TÜİK var, TÜİK; bugün rakam açıklamış. Ya, siz kimi kandırıyorsunuz? Sırça köşklerde oturmuşsunuz, diyorsunuz ki: "19 milyon ton üretim olacak." Hadi oradan sen ya! 15 milyon ton üretimi geçmez bu sene. Rakamlar ortada, saha ortada, varsa iddia koyacak, ben burada hazırım ve milletvekilliğinden istifa etmeye hazırım. Birbirimizi kandırmayalım. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Orada oturarak hiçbir şey olmaz, klimalı odalarda olmaz, sahaya inin. Bütün vekillerimiz sahada dolaşıyorlar. Ülkenin önü kapalı, önünü açmak için üreticiyi küstürmeyelim, üreticiyi destekleyelim diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - 128 milyar dolar nerede İlhami Bey?

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - 128 milyar dolar nerede bilmiyorum Başkanım, ben de merak ediyorum ama bir de en önemlisi, 10 bin dolar kimlere gitti?