GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ticaret eski Bakanı Ruhsar Pekcan'la ilgili soruşturma başlatılması ve Yüce Divanda yargılanması gerektiğine ve aşılama fiyaskosunun toplum sağlığına zarar veren bir noktaya geldiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:80
Tarih:29.04.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, Ticaret eski Bakanı Ruhsar Pekcan hakkında Bakanlığa gelmeden iki yıl önce, 2016 yılında, vergi ödemeksizin eşya ithali teşebbüsünde bulunduğu sebebiyle, Gümrükler Genel Müdürlüğü çalışanlarına dikkatli olunması konusunda bir yazı gönderildiği ortaya çıktı. Gazeteci İsmail Saymaz'ın verdiği bilgilere göre, beş yıl önce Gümrükler Genel Müdürlüğü çalışanlarına bir mail gönderildi ve o mailde "Ruhsar Pekcan isimli şahıs tarafından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin yakını olduğunu söyleyerek vergi ödemeksizin eşya ithali teşebbüsünde bulunulduğu bilgisi gelmiş olup bu duruma karşı tüm bölge müdürlükleri ve bağlantılı gümrük müdürlüklerinde görevli personelin müteyakkız olması konusunda uyarılması gerekmektedir." denildi.

Şimdi, bundan yirmi ay sonra -eğer bu doğruysa, ki doğru olduğu görülüyor- kendisi hakkında uyarıda bulunan Müdürlüğün dâhil olduğu Bakanlığa atandı Ruhsar Pekcan. Tabii ki çok tuhaf bir durum, soru işaretleri çok yüksek. Fakat daha büyük tuhaflığı kendi Bakanlığı döneminde yaptı ve kendisi ve kocasının sahibi olduğu şirketin ürettiği dezenfektanları 2,5 misline çalıştığı Bakanlığa, devlete sattığı ortaya çıktı; büyük bir skandal yaşandı yani kendi temsil ettiği kurumda bir yolsuzluk yapılmasına yol açmış oldu.

Sonra, Ruhsar Pekcan bir gece yarısı kararnamesiyle görevden alındı ama Ruhsar Pekcan hakkında hâlâ herhangi bir soruşturma yok. Aslında Bakan olması nedeniyle Yüce Divanda yargılanması gerekiyor. Yani bu âdeta Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin yarattığı bir sonuç tabii ve ülkeyi şirket gibi yönteme anlayışının vardığı bir sonuç elbette. Yani artık "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" mi diyeceğiz, "Cumhurbaşkanlığı hükûmet şirketi" mi diyeceğiz, bilemiyoruz gerçekten çünkü neredeyse her bakanlıkta çok miktarda şirket sahibi olan bakanların oturduğunu görüyoruz. "Siyaset" adı altında yolsuzluğun yapılması kabul edilebilir bir şey değil. Bir kez daha, Ruhsar Pekcan'ın Yüce Divanda yargılanması ve bu soruşturmanın başlaması gerektiğine işaret etmek istiyorum.

Sayın vekiller, ikinci değinmek istediğim konu, elbette ki pandemi ve aşılama mevzusu. Coronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu Sağlık Bakanı ve BioNTech aşısının iki dozunun uygulanması arasındaki sürenin altı-sekiz haftaya çıkarılacağını duyurdu ve tabii ki bu karar mevcut randevuları da etkiledi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Mevcut randevusu olanlara randevuların değiştirileceğine dair SMS'ler geldi. Sonra bu uygulamadan vazgeçildi ve ikinci doz aşı randevularının korunacağı duyuruldu ama yeni randevular için "altı-sekiz hafta arası" dendi. Şimdi, BioNTech'te ikinci doz randevular iki ay ertelenmiş oldu. Yani Çin aşısı kalmadı, Rus aşısının ne zaman geleceği belli değil, millet bir sosyal güvenceye sahip olmadan on yedi günlük bir tam kapanmayla kaderine terk edilmiş oldu. Şimdi, bütün bunlar, gerçekten, pandemi yönetiminde bu iktidarın yanlış tedbirlerinin ve yetersiz tedbirlerinin sonucunda karşımıza çıktı. Yani Sağlık Bakanı da çıkıp dese ki "Halkımızdan özür diliyorum, bu aşı tedarikinde başarısız olduk." diye, öyle bir özür bile dilenmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Oluç, son kez açıyorum, son bir dakika.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hatırlatıyoruz, geçtiğimiz yılın sonunda, 9 Aralık 2020'de Sağlık Bakanı "Yaz mevsimi gelmeden 50 milyon vatandaşımız aşılanmaya başlanacak." demişti, 28 Nisan 2021'de "Aşı tedariki önümüzdeki iki ay için zorlaşıyor." dedi. Durum budur. Dolayısıyla, pandemi yönetimindeki yanlışlar en başında maske meselesinden başlayarak aşılamaya kadar sürmektedir ve hiçbir güvence sağlanmadan tam kapanmada da devam etmektedir. Bunların yanlış olduğunu biz defalarca dile getirdik ama iktidar dinlemedi, bir kez daha bunu söylemiş olalım. Bu aşılama fiyaskosu da toplum sağlığına çok ciddi zarar veren bir noktaya gelmiştir.

Teşekkür ediyorum.