GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:78
Tarih:27.04.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, onlarca yıldır çeşitli dönemlerde ve çeşitli ülke parlamentolarında tartışılan ama ne yazık ki kendi ülkemizin kurumlarında ve Meclisinde bir tabu olarak tutulan ve tartışılmayan, coğrafyamızı çoraklaştıran tüm tarihsel olayları şöyle veya böyle tüm yönleriyle tartışıp açığa çıkaramadığımız her gün, ülkemize ağır toplumsal ve siyasal bedeller ödetmektedir. Tarihsel ve siyasal sorunlarımızın Türkiye'de ve tarihimizle yüzleşme bağlamında ele alınmaması, sorunların uluslararası boyutlara taşınmasına, topraklarımızdaki sorunların küresel güçler ve devletler tarafından kendi amaçları yönünde kullanılmasına yol açmaktadır. Bugüne kadar 30 ülke parlamentosunda, 1965 yılından bu yana elli altı yıldır aynı durum yaşanmaktadır. Topraklarımızda yaşanmış olan acıları ve yası ancak birlikte paylaşırsak bunları onarma ve aşma şansına sahip oluruz.

Halkların Demokratik Partisi olarak, tarihte yaşananların, iç siyasette iktidarların kendi pozisyonlarını sağlamlaştırma aracı hâline getirilmemesi ve defakto olarak ülke dışına havale edilmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu konuda yapılan yanlışlar ülkemizi her gün, her yıl zor duruma düşürmektedir. Ortak bir geleceği, toplumsal barışı kurmak için halkların acısı hiçbir iktidarın çıkar aracı hâline getirilmemelidir.

Hrant Dink -her gün özlemle andığımız Hrant Dink- demiştir ki: "Biz bir gerçeği ortaya çıkarmaya, anlamaya, bir olayı idrak etmeye çalışmalıyız."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Ama şu anda dışarısı da, içerisi de Türkiye'yi 'ikrar' ya da 'inkâr' gibi iki kavrama sıkıştırmış vaziyettedir. İnsanlar, ancak Ermeni meselesini öğrendikten, anladıktan sonra 'Bu benim için soykırımdır.' ya da 'Değildir.' diye olayı kabul ederler ya da etmezler. Ayrıca, devletin, dışarıdan baskılarla mecbur kalıp olayı kabul etmesinin de hiçbir anlamı yoktur çünkü gerçeği görmesi gereken toplumlardır. Konuşulması gereken kavram da vicdandır. Devletlerin vicdanı olmaz; toplumların, insanların vicdanı olur. Zaten idrak de vicdanla ilgili bir süreçtir."

Bir kez daha şunu söylemek istiyoruz ki bugün Türkiye'de, bu topraklarda, bu toprakların ve bu coğrafyanın kadim halkı olan Ermeni halkıyla, Ermeni yurttaşlarımızla birlikte huzur içinde yaşamak son derece önemlidir. Aynı zamanda bölgemizin bir parçası olan Ermenistan devletiyle diplomatik, ticari, ekonomik ilişkileri geliştirmek Türkiye'nin ve bölgenin ihtiyacıdır ve çıkarınadır. Dolayısıyla, konuya bu açılardan baktığımızı ve o nedenle Başkanlıktan gelmiş olan tezkereye destek vermemiş olmamızı açıklamış bulunuyorum.

Söz verdiğiniz için teşekkür ederim.