| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 20.04.2021 |
CHP GRUBU ADINA SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. HDP önerisi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz aldım.
Sayın vekiller, bir yıldır bir pandemi belasıyla uğraşıyoruz. Kadına yönelik dataları benden önceki konuşmacılar verdi, detayına girmeyeceğim ama elbette, her krizde olduğu gibi bu krizde de kabak kadınların başına patladı; en çok emekçiler ama ille de en çok kadın emekçiler etkilendi bu durumdan. Bunları ve bunların sebeplerini bu kürsüden defalarca biz anlattık ama dinleyen yok, dinlese de anlayan yok. İşsizlik, yoksulluk, giderek ağırlaşan yaşam koşulları, çalışabilenlerin kafasında Demokles'in kılıcı gibi sallanan kod 29 ahlaksızlığı bu ülkenin emekçilerini içinden çıkılmaz bir buhrana sürüklemiş durumda.
Burada, kod 29'a ayrı bir başlık açmak zorundayız çünkü malumunuz Nisan 2020'de bir düzenleme yapıldı ve güya işten çıkarma yasağı getirildi, buna bir istisna tanındı, adına "kod 29" dendi. Kod 29'la işten çıkarılan bir işçi, bildiğiniz üzere işsizlik ödeneği alamıyor; kıdemini, ihbarını alamıyor; hiçbir ücretten, hiçbir destekten yararlanamıyor.
Peki, bir hareketin yani bu kodun genel manası nedir? Bir işçinin ahlaka mugayir hareketler yapması. Peki, bu hareketin ahlaka mugayir olup olmadığına kim karar veriyor? Elbette, tek başına sevgili patronlar karar veriyor. Hop, işçiyi tutuyor, kapının önüne koyuyor, işaretliyor kod 29'u, kovduğu işçiye de beş kuruş ödemeden hayatına devam edebiliyor böylece. Sonra, işçi isterse elbette, gidiyor, parası varsa yargıya başvuruyor, davalar en az iki üç yıl sürüyor. Bu arada açlıktan ölmemeyi başarmış, şanslı işçimiz varsa anca yargı kararı eliyle kendini temize çekebiliyor. Bu kod 29 belası da elbette bütün emekçilerin ama en çok kadın emekçilerin başına bela. Çünkü erkeklerden farklı olarak kod 29'la işten atılan kadın işçiler bu kez "Acaba ne ahlaksızlık yaptı?" gibi saçmalıklara hem muhtemel iş yerlerinde hem ailelerin içinde ne yazık ki maruz kalıyorlar. Kadın işçiler ne diyor biliyor musunuz? Kendilerine kötü gözle bakıldığı için utandıklarını ve bu yüzden sürekli bir namussuzluk yapmadıklarını ispatlama çabasına girdiklerini söylüyorlar. Sadece geçtiğimiz dönemde 50 binden fazla kadın işçi ne yazık ki bununla birlikte işten atılmış durumda. Yani 50 binden fazla kadın işçi namussuz olmadığını sizin yüzünüzden ispatlamak zorunda. Peki, ne yaptı yoksulluğu bitirme bakanlığı bu itirazlar üzerine? Kod 29'da güya bir düzenleme yaptı. Kod 29 oldu size kod 44, kod 45, kod 46. Peki, değişen bir şey var mı? Patronun bu fişleme işlemine ilişkin, bunu tek taraflı yapmasına ilişkin herhangi bir şey var mı? Elbette yok. Patrona bir kanıt sunma yükümü getirdiniz mi? Elbette getirmediniz. İşten çıkarma yasağına ilişkin istisnaları kaldırdınız mı? Elbette kaldırmadınız. Ne yaptı sevgili bakanlığınız? Sevgili patronlarınıza farklı kategorilerdeki işçileri fişleme imkânı tanıdı, bunların da ayrı ayrı başlıklarını açtı.
Bunların sebeplerine de değinmek isterdim ama süremiz sınırlı ve size ne anlatsak boş çünkü iktidar partisi gibi değil, patronperverler cemiyeti gibi hareket ediyorsunuz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)