| Konu: | Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 15.04.2021 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, elimizdeki bu teklifi üreten zihniyetle başlamak istiyorum önce. Karşımızda yalpalayan, yalpaladıkça hata yapan ve bu hatalarının bedelini halka ödeten bir iktidar var. Hazineden buharlaşan 128 milyar doların hesabını vermekten kaçıp sadece 5'li çeteye pandemide milyarlar akıtan bir iktidar var. 4-5 maaşı cebe indiren, sadece bindiği makam araçları binlerce emeklinin maaşına denk olan bir iktidar var. "Emekli maaşlarını ödedik." diye övünen, "Artık refahı paylaşma aşamasına geçtik, Türkiye'de yoksulluk sorun olmaktan çıktı." diyen bir iktidar var. Soralım iktidara: Madem öyle, kime dağıtılacak bu patates, soğanlar? Cevabı Sayın Erdoğan veriyor arkadaşlar: "Patates, soğanı fakir fukaraya, garip gurebaya dağıtalım." Sayın Erdoğan, bahsettiğiniz kişiler fakir fukara, garip gureba değil, sizin yüzünüzden yardıma muhtaç hâle düşürülmüş ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızdır. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza destek olmak lütfunuz değil, görevinizdir. Saraya gelince Mercedes, vatandaşa gelince patates! Vatandaş da diyor ki: "Patates, soğan, güle güle Erdoğan!" (CHP sıralarından alkışlar)
Ayrıca, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza patates dağıtmayı, utanmadan bunun için valiliklere basın açıklaması yaptırarak şova dönüştürüyorsunuz ya, bakın, sizlere bir tablo göstereyim. Bu tabloda arkadaşlar, ülkelerin, pandemi döneminde yaptıkları yardımların gayrisafi millî hasılalarına göre oranını gösteriyor. Burada Türkiye maalesef Meksika'dan sonra en az yardım yapan ikinci ülke. Bu gurur AKP iktidarınındır. Bir yandan Ay'a çıkma hayali pazarlarken bir yandan patates dağıtmakla övüneceğinize öncelikle bu tablodan ders çıkartın.
Değerli milletvekilleri, teklifin 6'ncı maddesinde ücret desteğine yapılan zam şaka gibi, 3 lira. İnsan bunu "Zam niyetine veriyoruz." demeye utanır. Ramazan pidesi 4 lira, ücretsiz izne çıkanlara günlük 3 lira zam. Bir tarafta saray ve maiyetine sefahat, bir yanda tüm ülkede sefalet. Halk usandı ama saray utanmadı. Bir yanda pazar artıklarını toplayarak geçinmeye çalışan halk, bir yanda da 17 milyonluk makam araçlarına binenler. Bir yanda pandemi nedeniyle dükkânını kapattığınız esnaf, bir yanda lebalep kongreler yapan iktidar. Bir yanda 10 milyonu geçen işsizler ordusu, diğer yanda 3-5 yerden maaş alan yandaşlar. Bir yanda borcu nedeniyle traktörü haczedilen çiftçiler, diğer yanda kayıp 128 milyar dolar. Hani Cumhurbaşkanının sürekli söylediği "Faiz, neden; enflasyon, sonuçtur." cümlesi var ya, hayır arkadaşlar, doğrusu AKP, neden; sefalet, sonuçtur. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, iktidarın gözü işçinin rapor parasında. 11'inci maddeyle iş göremezlik ödeneği yüzde 25 düşürülüyor. Gerekçe ise inandırıcılıktan çok uzak. SGK diyor ki: "Yüksek iş göremezlik alsın diye işveren işçinin sigortasını yüksekten yatırıyor." Ya, arkadaşlar, buna kim inanır? Hiçbir işverenin böylesine bir uygulamaya girişmesi mümkün değildir. Varsayalım ki bu yolla SGK zarar ettirildi, mevcut kanun ne diyor: "Denetim elemanları gider, SGK'nin zararının işverenden alınmasını sağlar." SGK'nin bu görevini yerine getirmesi gerekirken böylesine olumsuz uygulamaların faturasının işçiye ödetilmesi art niyettir arkadaşlar. Amaç, SGK açığının faturasını işçiye ödetmektir. İlla bir şeyin peşine düşecekseniz sigortayı düşük gösteren patronların peşine düşün.
Değerli milletvekilleri, pandemi sürecinde günde ortalama 500 işçi kod 29'la işten çıkarıldı, "Kod 29 zulmü." diyor buna işçiler. Neden biliyor musunuz? Kod 29, işverene hiçbir yük getirmiyor, tazminat ödeme yükümlüğünden kurtarıyor. İlla bir şeyin peşine düşecekseniz kod 29'u kötüye kullanan patronların peşine düşün.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Teşekkürler Başkanım.
Değerli milletvekilleri, bu kürsüden iktidarın büyük lütfuyla günlük 47 lira nakdî ücret desteğine 3 lira eklenen ücretsiz izindeki işçilere, mart sonunda kısa çalışma ödeneği kesilip 1.500 lira nakdî ücret desteğine mahkûm edilen işçilere, pandemiye işsiz giren ya da öncesinde kayıtsız çalışan, şimdi ise açlıkla sınanan milyonlara, kod 29 zulmüyle pandeminin ortasında işsiz bırakılanlara, kendisi maskesini yamuk taktı diye ceza yiyip televizyonlarda lebalep kongrelerini izleyen, kahrolan insanlara, aşı bekleyenlere, emeklilikte yaşa takılanlara sesleniyorum: Biliyoruz gecenin en karanlık anı şafağa en yakın andır. Şafak, ülkeyi yönetenlerin yoksulluktan nemalandığı değil, yoksulluğu yok etmek için canla başla çalıştığı ülkedir. Şafak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir ülkedir. Şafak, AKP iktidarının sandığa gömüldüğü gündür, yakındır.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)