GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında HDP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması
Yasama Yılı:4
Birleşim:62
Tarih:23.03.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın vekiller, bakın, burada ciddi bir meseleyi tartışmaya çalışıyoruz. Politik olarak taraflar elbette ki var; iktidar tarafı İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi doğrultusunda bir tutum aldı, muhalefet de bunun karşısında. Bu tartışma sürüyor epeydir, yapıyoruz da bunu, bu, sağlıklı bir tartışma fakat bu tartışmayı yaparken, bakın, günde 3 kadın öldürülüyor en az, bazı günler daha fazla oluyor. Her gün kadınların şiddet, taciz ve tecavüz sorunuyla ilgili çok açık ve net yaşadıkları var; bunları aslında hepimiz biliyoruz herhâlde, yani, öyle zannediyorum ki iktidar partilerinin grubundaki arkadaşlar da bunları biliyor. Mesele, bunu tartışıyoruz ve bu meselenin bu hâle gelmiş olmasını, "Nasıl üstesinden gelebiliriz?" bunu konuşuyoruz, bunu konuşmaya çalışıyoruz. Ve biz diyoruz ki: İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılarak, bu sözleşme feshedilerek... Bunun hukuken doğru olup olmadığı tartışması ayrı bir tartışma ama bunun politik olarak feshedilmesi bu kadınların yaşadığı sorunların aşılmasına mı hizmet eder yoksa daha kötü bir duruma gelmesine mi, bunu tartışıyoruz. Bunu tartışırken, bu konuyu konuşurken, bizim önergemiz tartışıldığı için sizin kalkıp da aynı teraneyi tekrar okumaya başlamanız doğru bir tutum değil. Ve biz bunun politik olarak çok zaaflı, çok çaresizlik durumu olduğunu söylüyoruz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Siz niye rahatsız oluyorsunuz?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Gerçekten çaresizsiniz ve zafiyet içindesiniz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - O zaman bırak!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Her konuyu konuştuğumuzda karşımıza "Törörö..." diyerek geliyorsunuz. Öyle değil, öyle değil!

YELDA EROL GÖKCAN (Muğla) - Terörle arana mesafe koy! Terörle arana mesafe koy!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Siz eğer söylediklerimizin üstesinden gelebiliyorsanız, söylediklerimize cevap verebiliyorsanız konuştuğumuz konuyla ilgili vereceksiniz.

YELDA EROL GÖKCAN (Muğla) - O zaman terörle arana mesafe koy!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Öyle, sizin söylediğiniz her şeye bizim sizin kelimelerinizle cevap vermemizi beklemeyeceksiniz. Biz sizin söylediklerinizi tekrar etmek zorunda değiliz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Konuşmak sizin yaptığınız gibi olmaz. Siz zaaflısınız, çok açık. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Evet, Sayın Oluç, süreniz tamamlandı.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Ya, seni niye rahatsız ediyor o zaman?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "HDP" dediği için, "HDP" dediği için!

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Diyecek tabii...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, Sayın Komisyon Başkanı, sizin hatibiniz "HDP" dediği için ben cevap veriyorum, başka bir şey değil! Dinlemediyseniz konuşmacınızı, alın, tutanaklara bakın, böyle şey olur mu? Komisyon Başkanısınız bir de ya! Komisyon Başkanısınız, ayıp denen bir şey var; olur mu öyle şey? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Olabilir, Komisyon Başkanıyım ama...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Olur mu öyle şey? Hayır! Bakın, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı olmayı hak etmiyorsunuz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Hadi!

BAŞKAN - Sayın Oluç, yerinize geçin lütfen.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sen mi karar vereceksin?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, insan haklarını çiğneyen bir insansınız. Hadi oradan, hadi oradan!

(AK PARTİ ve HDP sıralarından karşılıklı laf atmalar)