GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Her 3 gençten 1'inin işsiz olduğuna ama işsizlik oranının TÜİK tarafından yüzde 12,9 olarak açıklandığına, ülkede gerçek işsizlik oranının 12,9 değil yüzde 36 civarında olduğuna, icra ve iflas dairelerinde hâlen derdest olan dosya sayısının şubat ayı itibarıyla geçen yıla göre 1 milyon 674 bin artarak 22 milyon 160 bine ulaştığına, Mardin'e kayyum olarak atanan ve görevden uzaklaştırılan Mustafa Yaman'ın neden yargılanmadığını sorduğuna, 37 Süryani, Keldani ve Asuri kurumunun Şırnak ilinde bir yıldır haber alınamayan Hürmüz Diril'in akıbeti ve cansız bedeni bulunan Şimuni Diril'in ölümünün aydınlatılması çağrısında bulundukları bir mektup yayınladıklarına, bu mektubu ülkedeki ve uluslararası alandaki bütün kurumlara gönderdiklerine, bu talepleri kendilerinin de bir kez daha dile getirdiklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:45
Tarih:10.02.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, gerçeklerden bahsedelim istiyorum biraz. Bugün "hormonlu" TÜİK rakamları açıklandı, işsizlikle ilgili. Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 12,9 olarak gerçekleşmiş, TÜİK'in rakamlarına göre. Bakın, yüzde 2,7 puanlık azalışla istihdam oranı yüzde 42,9 olmuş. Yani istihdam oranı azalıyor, istihdam edilenlerin sayısı azalıyor, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 103 bin kişi azalmış istihdam edilenler ama ne hikmetse, işsizlik oranı yüzde 12,9 olarak gerçekleşmiş! Genç nüfusta işsizlik artıyor, her 3 gençten 1'i işsiz vaziyette ama ne hikmetse, işsizlik oranı yüzde 12,9 olarak açıklanıyor! Bakın, Türkiye'de dar tanımlı işsiz 4 milyon 5 bin kişi, TÜİK'in hormonlu rakamlarına göre ama şöyle bir kategori var "iş aramadığı için işsiz sayılmayanlar" diye bir kategori var, 4 milyon 832 bine çıkmış. Eksik istihdamı da buna eklediğimizde -1,2 milyon kişi- gerçek işsiz sayısı yani geniş tanımlı işsiz sayısı 10 milyonu aşıyor. Türkiye'nin gerçeği bu, gerçek işsizlik oranı yüzde 36 civarında, 12,9 değil. "İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar" diye bir yurttaş kesimi var, 2 milyon 606 bin kişi artmış bu yurttaş kesimi. "Ümitsiz işsizler" diye bir yurttaş kesimi var, 959 bin artmış bunlar da; çok enteresan bu veriler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi bütün bunlara baktığımızda bu rakamlar, TÜİK'in işsiz saymadığı ama gerçek işsizlik oranına eklenmesi gereken insanları gösteriyor. Tekrar söyleyeyim: Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 36'ya varmış vaziyette, 3 kişiden 1'i işsiz vaziyette, böyle bir durumla karşı karşıyayız.

Öbür taraftan, bakıyoruz, icra ve iflas dairelerinde hâlen derdest olan dosya sayısı da şubat ayı itibarıyla geçen yıla göre 1 milyon 674 bin artmış ve 22 milyon 160 bine ulaşmış. Gerçekten inanılmaz bir durum bu, baktığımızda. Türkiye'nin yakın tarihinde, yüz yıldır olmadığı kadar büyük bir borç batağına saplanmış vaziyette insanlar. Şimdi, bütün bu gerçeklikle karşı karşıyayız ama iktidar, ekonomi politikalarındaki pembe tablolardan söz ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tabii ki sarayda yaşayan ile bir dar gelirli yurttaşın aynı düşünmesi söz konusu olmaz. Birisi, sarayda yaşayan daha pahalı ve lükse sahip olmak, şatafatı artırmak ister ama dar gelirlinin derdi, sofradaki karın tokluğudur. Böyle bir durumla karşı karşıyayız ve şatafatlı saraydaki sözde siyaset, lüks adliyelerdeki sözde adalet, iflas dairelerindeki bolluk gibi gösterilmeye çalışılan bir illüzyon yaşamı sürüyor. Aslında iktidar, gençlerle, emekçilerle, işsizlerle, halkın çok büyük bir kesimiyle alay ediyor. Halk çöpten yiyecek toplarken sarayda günlük 10 milyon harcayan bir anlayışla karşı karşıyayız.

Hikâyesi kalmamış olup da hikâyeyi uzayda arayanlara, ben şimdi bir şey hatırlatmak istiyorum: Erke dönergeci vardı, hatırlıyor musunuz, 28 Şubatı yapanlar "Erke dönergecini bulduk, termodinamiğin bütün kurallarını altüst edip de Erke dönergeci yoluyla hiçbir kaynak kullanmadan sonsuz enerji üretiminin yolunu bulduk." diyorlardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 28 Şubatı yaratmış olanlar, o zaman sözde büyük bir heyecan yarattılar ama sonunda 28 Şubatın sonuna gelindi. Şimdi de işte halka yeni bir hikâye sunamayanlar, aslında geleceklerini uzayda aramaya çalışıyorlar.

Bakın, ben bir başka gerçekten daha söz etmek istiyorum. Burada hep konuştuk, konuşmaya devam edeceğiz, bu işin peşini bırakmayacağız. Mardin kayyumu Mustafa Yaman, 2016'da kayyum atanmıştı, 2019'da bir kez daha kayyum atandı. Şimdi, o kayyum Vali Mustafa Yaman, biliyorsunuz, görevinden uzaklaştırıldı, merkeze çekildi fakat arkasında bıraktığı yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...zimmet, dolandırıcılık gibi suçlara dayalı açılmış olan davada yargılamalar sürüyor ama Mustafa Yaman yargılanmıyor hâlâ. Neden? Onunla birlikte çalışmış olanlar, bürokrat olan sanıklar, o açılmış olan davalarda diyorlar ki: "Kimi işlemleri usulsüz yapmışsak bile devlet için yaptık." "Devlet için yaptık." diyorlar. "Suçu işleyenler arasında daire başkanları ve Vali de vardır, biz günah keçisiyiz." diyorlar ama Mustafa Yaman yargılanmıyor. Bakın, o davada sahte fatura ödemeleri var, ihale yapılmadan ödeme var, alınmayan akaryakıt ödemeleri var, rüşvet var, paraların bulunmaması var, boşaltılmış kasalar var ama Mustafa Yaman yargılanmıyor. Neden yargılanmıyor? Neden İçişleri Bakanının aziz dostu olan, 2 kere kayyum atanmış olan Mustafa Yaman yargılanmıyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Neden Diyarbakır'da kayyum atanmış olup da büyük yolsuzluklar yaptıktan sonra merkeze çekilmiş olan o valiler yargılanmıyor? Neden yargılanmıyor? Neden onları atamış olanlar seslerini çıkarmıyor, susup duruyorlar? Bunları soracağız ve sormaya devam edeceğiz. O kuyumculardan alınmış olan faturaları, o çekilmiş olan fotoğrafları; o Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticilerine yapılmış olan hediyeleri, bunların hepsini sormaya devam edeceğiz ve bu işin peşini bırakmayacağız. Bir kez daha hatırlatıyoruz ve soruyoruz: Neden iktidar Mustafa Yaman'ı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine kayyum atanmış olan Valiyi yargılamıyor ve onları koruyup kolluyor? Bunun cevabını elbette ki istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Değinmek istediğim son bir konu da Diril ailesinin de aralarında bulunduğu 37 Süryani, Keldani ve Asuri kurumu Şırnak'ta bir yıldır haber alınamayan Hürmüz Diril'in akıbeti ve yetmiş gün sonra cansız bedeni bulunmuş olan Şimuni Diril cinayetinin aydınlatılması çağrısında bulundukları bir mektup yayınladılar. 37 Süryani, Keldani ve Asuri kurumu dediler ki: "Şimuni Diril cinayeti aydınlatılsın, Hürmüz Diril'in akıbeti hakkında da bilgi istiyoruz." Bu açıkladıkları mektup çok önemli. Bütün kurumlara bunu gönderdiler; Türkiye'deki ve uluslararası alandaki bütün kurumlara gönderdiler. Diril çiftinin çocukları, ailesi ve arkadaşları, yakınları "Gerçeği öğrenmek istiyoruz." diyorlar ve bu konuda da henüz, bugüne kadar herhangi bir adım atılmadı. Beytüşşebap Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada gizlilik kararı olması sebebiyle soruşturmanın akıbeti hakkında herhangi bir bilgi edinilemiyor. Biz de bir kez daha Süryani, Keldani ve Asuri kurumlarının çağrısını buradan dile getiriyoruz ve Diril ailesinin akıbeti hakkında...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...işlenmiş olan cinayet ve kayıp olan kişi hakkında da bilgi verilmesini talep ediyoruz; onların taleplerini bir kez daha dile getiriyoruz.

Teşekkür ediyorum.