GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:42
Tarih:27.01.2021

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 229 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, teknoloji üretimi ve teknokentlerin sağlıklı bir şekilde çalışması ekonomik istikrara bağlıdır. Ancak Türkiye hızla bu istikrar koşullarından uzaklaşmıştır. 2018'den bu yana başkanlık sistemi ve 2020 yılında Covid-19 salgın krizinin daha yoğun bir şekilde yaşanması nedeniyle karşı karşıya kaldığımız tablo, maalesef 2018 seçimlerinde iktidar partisinin dile getirdiği vaatlerin hiçbirini yerine getirmemesiyle sonuçlanmıştır.

Sanayi üretimine bir göz attığımızda, 100 tezgâhtan 30'u maalesef şu anda üretim yapamamakta. Yine, Covid-19 nedeniyle üç ay icra takipleri durmuş olmasına rağmen mahkemelerde bekleyen dosya sayısı 1 milyon 600 bin artarak 23 milyona yükselmiştir. Ayrıca, işten çıkarma yasağına rağmen işsizlik oranı yüzde 12,8, genç işsizlik oranı ise maalesef yüzde 26 seviyesine yükselmiştir. Teknoloji geliştirme bölgelerinde her 4 gençten 1'inin işsiz olduğu bir ortamda bu yasa önümüze getirilmiştir maalesef.

Teklifin 3'üncü maddesindeki değişiklik bölge alanı iptali konusunda Cumhurbaşkanlığına sınırsız ve koşulsuz iptal yetkisi vermektedir ve bu durum son derece sakıncalıdır. Yasanın 4'üncü maddesinde geliştirme bölgelerinin nasıl sonlanacağına dair hükümler zaten bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu teknoparkta faaliyet gösteren firmalar ve o firmalar aracılığıyla devam etmekte olan bilimsel ve sanayi üretimi, maalesef bu yasa taslağının 3'üncü maddesiyle zarar görecektir.

Şunu üzülerek belirtmek istiyorum ki bugüne kadar konuyla ilgilenen ne iş dünyasıyla ne vatandaşlarla teknoparklar buluşturulamadı. Teknoparklardaki iş hacmi, nitelikli personel, kalifiye personel, ekipman, teşvik, destek ve benzeri gibi özelliklerde, maalesef 2019 ve 2020 yılında, bu alanda atılan adımlarda hiçbir bilgimiz ve fikrimiz olmadı, olamadı ne yazık ki.

Ülkemiz, bilim, sanayi ve teknoloji politikasındaki belirsizlikler nedeniyle, sürekli olarak değişen yasalar nedeniyle hem işsizlikle karşı karşıya kalmakta hem de girişimci gençlerin önündeki karanlık tabloyla, maalesef karar alma sürecinin, takdir yetkisinin tek bir kişide toplanmasına yönelik yanlış yöntemle teknoparkları geliştirmemiz oldukça zor görünüyor.

Evet, liyakat... Arkadaşlar, bizim yapmamız gereken liyakat, yapısal reform, adil bir teşvik sistemi, kalifiye personel eğitimine dayalı bir sistemdir. Bakın, bugün, binlerce mühendisimiz, mimarımız, şehir plancımız, teknisyenlerimiz, teknikerlerimiz, bilgisayar, elektronik mühendislerimiz maalesef işsizlikle karşı karşıya, kamuda bunların atamaları yapılamıyor. Türkiye'nin teknolojik gelişmesine bu kadar katkıda bulanacak genç beynimiz varken maalesef bu alımlar yapılamıyor şu anda.

Arkadaşlar, teknokentlerle ilgili konu bu. Geçen hafta, milletvekillerimizle Aksaray'daydık, biraz Aksaray'la ilgili konuya da değinmek istiyorum. Eskil ilçesi, Eşmekaya beldesi, Bozcamahmut, Mutlu, Yeşilkent, Yenikent, Yeşilova, Yeşiltepe, Acıpınar gibi yerlere ziyaretlerde bulunduk. Yaptığımız ziyaretlerde aşırı yer altı suyu çekimi nedeniyle tarımsal sulama konusunda buralar maalesef susuzluk yaşıyor ve tarım neredeyse bitme noktasına gelmiş.

Yine, köylülerin işlediği hazine arazileri ve topraklar ya birkaç zengine satılmış ya da emlakçıların elinde. 23.500 dekar alanın sadece 5.500 dekarını köylü alabilmiş maalesef. Ekonomik zorluğu içine sindiremeyen esnaf konuşamaz durumda.

Yine, burada süt üreticisi emeğinin karşılığını alamıyor. Süte 300 kuruş zam yapılırken yem fiyatları 5 bin-6 bin liraya getirilmiş durumda ve meralar da çöle dönmüş olduğu için süt üretimi de neredeyse yapılamaz duruma gelmiş. Bölgede arpa, buğday, sarımsak, pancar ve ayçiçeği üretimi yapılırken maalesef susuzluk başta olmak üzere, mazot ve gübre fiyatlarının, ilaç fiyatlarının yüksekliği ve benzeri gibi nedenlerle tarım tamamen bitme noktasına gelmiş. Şeker fabrikasının özelleştirilmesi sonrasında da pancar üreticisi kota gibi sorunlarla maalesef karşı karşıya kalmış. Fiyat dengesizliği ve ağır sözleşme hükümleri nedeniyle zor günler yaşıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Yıllar önce dönemin Bakanı Sayın Veysel Eroğlu tarafından Kızılırmak Nehri'nin Mamasın Barajı'na takviye yapma sözü verilmiş olmasına rağmen hâlâ bugüne kadar bu sulama projesi hayata geçirilmemiştir. Acıpınar köylüleri haykırıyor arkadaşlar, açılmış kuyuları var: "Parasını biz ödeyelim, MEDAŞ elektriği çeksin." demelerine rağmen maalesef buradan Enerji Bakanlığına sesleniyoruz: Lütfen, MEDAŞ bu köylülerin su sorununu çözsün. Su faturalarının da altından kalkamıyorlar. Aksaray'da CHP'nin milletvekili yok, onların sözcüsü olarak buradan dile getirmeye söz verdim. Acıpınar köylülerinin ve Aksaraylı çiftçi kardeşlerimizin, tarımla uğraşan kardeşlerimizin yanındayız. Bu sorun sadece Aksaray'a mahsus değil, Türkiye'nin her yerinde aynı sorunlarla karşı karşıyayız. Lütfen, iktidar olarak artık milletin derdiyle dertlenin, mutlaka milletin derdine çare olmak için çözümler arayın. Siz olamıyorsanız biz yakında iktidara geliyoruz, bütün bu sorunları çözeceğiz hiç merak etmeyin. (CHP sıralarından alkışlar)