GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:42
Tarih:27.01.2021

CHP GRUBU ADINA NECATİ TIĞLI (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ PARTİ Grubu tarafından verilen denizlerimizdeki aşırı avlanma ve deniz kirliliği önerisi üzerine söz aldım.

Denizlerimizde yapılan su ürünleri avcılığının nasıl olacağını belirleyen tebliğ her dört yılda bir olarak hazırlanmaktadır. Bu tebliğde zaman ve boy yasakları belirlenirken cezaların da nasıl olacağı düzenlenmektedir. Ancak denetim yapılmadıktan, kanunlar uygulanmadıktan ve cezalar kesilmedikten sonra ne kadar düzenleme yaparsanız yapın sürdürülebilir bir deniz ekosistemine ulaşamazsınız ve bugünkü duruma geliriz.

Küresel ısınma ile iklim değişikliğiyle birlikte tüm canlıların, balıkların üreme mevsimleri değişmiştir. Değişmeyen tek şey, balıklar üzerindeki aşırı av baskısı ve rant kaygısıdır.

1380 sayılı Kanun ve tebliğ diyor ki: "Hamsinin avlanma boyu en az 9 santim; barbun, istavrit ve mezgitin avlanma boyu 13 santim." Ama yeşil belge sahibi ticari balıkçı tekneleri tarafından yakalanan ve tezgâhlara indirilen balıkların boyu bu limitlerin çok ve çok altındadır. Bunlar denetimsiz avlanan balıklardır. Tarım Bakanlığı, yakalanan çoğu balığın limit altında olduğunu çok iyi biliyor. Ne yapması lazım? Tabii ki kanundaki cezaları uygulaması lazım. Ama Bakanlık ne yapıyor, biliyor musunuz? Yeşil belge sahibi ticari balıkçı teknesine keseceği yüklü miktardaki cezaları o teknede çalışan sarı belge sahibi tayfaya, miçoya kesiyor. Amaç, tekneyi bağlamamak ve vahşice yaptığı balık avına devam etmesini sağlamaktır.

Bu, böyle olmaz değerli arkadaşlar; görevinizi tam yapacak ve usulsüz avlanan her kim olursa olsun hem teknesine hem de kendisine ceza keseceksiniz. Yani bir gecede tonlarca limit altı hamsinin, mezgitin, istavritin avlanmasına göz yuman, ilgili kontrol ve denetimleri yapmak istemeyen Tarım Bakanlığı, ya görevini yapacak ya da bu konuyla ilgili yetkisini bu işi yapabilecek olanlara devredecek. Göstermelik bir şekilde onar gün arayla hamsi balığını yasaklamak çok ama çok yetersiz bir çözümdür. Çözüm, denetimleri yerinde yapmak, avlanma tarihini değiştirmek ve cezaları uygulamaktır.

Sayın milletvekilleri, dünyanın hiçbir ülkesinde tek bir satır bile örneği olmayan ama ülkemizde olan bir durumu size özetlemek istiyorum. Tüm ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalarda, Dünya Doğayı Koruma Vakfı tarafından hazırlanan bilimsel raporlarda lüferin üreme boyu 26,5 santim olarak kabul edilmiştir. Bu durum, Bakanlığın Su Ürünleri Tescil Komitesi tarafından 9 Ağustos 2020 tarihli Resmî Gazete'de ilan edilmiştir. Yani bu ne demek? Bu balık bu boya gelmeden asla ve asla üreyemez ama gelin görün ki Bakanlık tarafından hazırlanan 5/1 ticari ve 5/2 amatör su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğlerde bu balığın yani lüferin avlanma boyu 18 santim olarak belirlenmiştir. Bilimin "26,5 santimde ürer." dediği lüferi, bizim Bakanlık 18 santimetrede zaten katlediyor, üremesine izin vermiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız lütfen.

NECATİ TIĞLI (Devamla) - Bu, utanç verici bir durumdur ve bu durum bir an önce düzeltilmelidir.

Denizlerimizde bilinçli ve kontrollü bir balık avcılığı yapılmadığı sürece balık yeme ihtimalimiz yoktur. İklim değişikliği dikkate alınarak av sezonunun başlaması 1 Eylülden 1 Ekime ötelenmediği sürece balık yeme ihtimalimiz yine yoktur. Dört yılda bir düzenlenen tebliğler, aynı 80'li, 90'lı yıllarda olduğu gibi her yıl düzenlenmediği sürece yine balık yeme ihtimalimiz yoktur.

Çiftçimizi bitirdiniz, esnafımızı bitirdiniz, vatandaşımızı bitirdiniz bari balıklarımıza huzur verin diyorum.

İYİ PARTİ'nin grup önerisini destekliyor ve Genel Kurulu saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)