| Konu: | Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 39 |
| Tarih: | 25.12.2020 |
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin 7'nci maddesi üzerinde söz almış buluyorum. "Gri listeye girme riskimiz var, mecburuz." diyerek apar topar bu kanun teklifini önümüze getirdiniz ve bahane yerinde, bahane şahane ama gerçek, ekonomik buhran nedeniyle çökerttiğiniz Türkiye'nin ekonomisi aslında. Mali Eylem Görev Gücü yani FATF 2019 Yılı Raporu'nda 7'nci ve 12'nci maddeyi bir zorunluluk olarak getirmiş; bu konuda haklısınız. 7'nci maddeye ilişkin düzenleme var ama 12'nci maddeyi bir türlü aradım, taradım, bulamadım. Onun yerine ne var? Sivil toplumun, derneklerin sesini kısacak ve mal varlığına çökeceğiniz bir teklifi getirmişsiniz.
Peki, 12'nci tavsiye kararı ne diyor? "Siyasi güç sahiplerinin yani siyasi nüfuz sahiplerinin mal varlıklarını nasıl edindiklerini yakınlarıyla birlikte soruşturacak, araştıracak bir yapı kuracaksınız." diyor ama torbada bu yok, sivil toplumları denetleme ve tepesine çökme var.
Birden bu 12'nci maddeyi okuduğumda aklıma ne geldi? Şu geldi: 17-25 Aralık; 17-25 Aralık, Sayın Devlet Bahçeli'nin bu madde içeriğinde yer alan gündemi "rüşvet ve yolsuzluk haftası" olarak nitelendirdiği, banka hesaplarının, çikolata kutularındaki milyon dolarların, milyon dolarlık saatlerin hesabı geldi. Başka ne geldi? Bakanlar geldi, banka genel müdürleri geldi ve bir dönem Adalet ve Kalkınma Partisinin "iyilik abidesi" saydığı Reza Zarrab geldi. Bir de kanun teklifi o kadar ilginç bir zamanda gündeme geldi ki 17 Aralık günü Komisyonda görüşüldü, 25 Aralık günü yani bugün Mecliste görüşülüyor. Tesadüfün bu kadarına da pes doğrusu dedik!
Değerli milletvekilleri, örgütlü toplum, demokrasinin güvencesidir. Sivil toplum ne kadar güçlü olursa o kadar güçlü bir demokrasimiz olur. İşte, sizlerin de tam bam teliniz de burası. Biliyoruz, kadın örgütlerinden çekiniyorsunuz. Mücadeleci kadınlar, korkulu rüyanız; tek adamın yarattığı hukuksuzlukları, hak ihlallerini raporlayan, topluma duyuran hak örgütleri, korkulu rüyanız. Çünkü millet; kadın cinayetlerini, anayasal hak ve hürriyetlerde yaptığınız ihlalleri bu örgütler sayesinde duyuyor. Yarattığınız ucube rejimin dayatmalarına kimse ses çıkarmasın istiyorsunuz, itiraz etmesin ve böylelikle iktidarınız daim olsun istiyorsunuz. Bu nedenle sivil toplum örgütlerinin enselerinde "makul şüphe" diyerek boza pişirmek istiyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, aslında, biz, Adalet ve Kalkınma Partisinin "makul şüphe, terör ve hain" gibi kavramları, kimin için ne zaman kullandığını anlayabilmiş değiliz. Çünkü bir dönem 17 ve 25 Aralık yolsuzluklarının başrol oyuncusu Reza Zarrab için "Hayır işleri yapan makul kişi." diyorlardı, itirafçı olup rüşvet çarklarını ortaya çıkartıp iplik pazara döküldüğünde bu kişi birdenbire hain oluverdi. Yine "Birlikte yol yürüdük." dediğiniz, göz yaşlarıyla övgüler düzdüğünüz, bu kürsüde "FETÖ" dendiği için "FETÖ diyemezsiniz, o, Hocaefendi." diye milletvekillerimizin üzerine yürüdüğünüz, Fetullahçı terör örgütünün liderine "Hocaefendi" diyordunuz; çıkarlarınız çatıştı, darbe girişimi oldu, birdenbire o Fetullah Hocaefendiniz terörist oluverdi.
Değerli milletvekilleri, bu teklif; derneklere yargısız infazı, derneklere hukuksuz, keyfî biçimde kayyum atamayı meşrulaştıran bir tekliftir; muhalif gördüğünüz derneklerin gelirlerine, mal varlığına çökme teklifidir. (CHP sıralarından alkışlar) Toplumun yardımlaşma, dayanışma duygularını otoriter bir anlayışa teslim etme teklifidir. Avukat meslektaşlarımızı muhbir yapan bir tekliftir. 520 sivil toplum örgütü "Geri çekin." diyor bu teklifi, 71 baro "Geri çekin." diyor ama duymuyorsunuz, umursamıyorsunuz çünkü eğer böyle bir şey olursa onlarla birlikte bir kanun teklifi yapmaya kalkarsanız gerçek niyetiniz ortaya çıkacak. Biz de buradan o 520 demokratik kitle örgütüne, sivil toplum örgütüne, 71 baroya diyoruz ki: Hiç merak etmeyin, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı yakındır. (CHP sıralarından alkışlar) Buradan tüm kadın örgütlerine sesleniyorum: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında örgütlenmenin önündeki tüm engelleri kaldıracağız ve sivil toplumu güçlendireceğiz ki cumhuriyetimizin 100'üncü yılında cumhuriyetimizi demokrasiyle hep birlikte taçlandıracağız diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)