GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İzmir Milletvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu'nun 230 sıra sayılı 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 231 sıra sayılı 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin tümü üzerindeki son görüşmelerde İYİ PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:35
Tarih:18.12.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

İYİ PARTİ Grup Başkan Vekili bizim partimizin adını da anarak eleştirilerde ve sataşmada bulundu. Kısaca iki noktaya değinmek istiyorum. Bir tanesi, bu, yaptırımlar ve S-400 meselesi. Şimdi, biz burada daha evvel de anlattık, ben kürsüden de anlattım Dışişleri Bakanı varken bir kez daha söyleyeyim: Şimdi, birincisi, felsefede bir laf var Latince "ad absurdum" yani "saçmalığa indirgemek." Şimdi, şunun için söylüyorum bu lafı: Siz bir yere üyesiniz, NATO üyesisiniz. Biz bunu beğeniriz, beğenmeyiz; ayrı bir şey.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - NATO üyesi bir ülke, NATO'ya karşı bir safta yer alan başka bir ülkenin NATO karşısında geliştirmiş olduğu silahları, üstelik de yüksek teknoloji silahlarını alıp kendi topraklarına yerleştirmek istiyor. "Ad absurdum" böyle bir şey yani saçmalığa indirgenen bir adım bu aslında. Biz, o zaman, ilk gündeme geldiğinde S-400'lerin alımı açıklama yaptık ve bunun yanlış olduğunu anlattık. Bunun NATO'yu beğenip beğenmememizle ilgisi yok, gerçekçi bir dış politika olmadığını ve bunun sonucunda büyük sıkıntılarla karşı karşıya gelineceğini söyledik ve sonunda aradan birkaç yıl geçti, gerçekten bizim söylediğimiz noktaya gelinmiş oldu. Şimdi, gerçekçi bir dış politika değildi, yanlış karardı. İktidarın yanlış bir kararının arkasına neden bütün muhalefet partileri dizilmek zorundadır? Bir dış politika doğruysa doğrudur, yanlışsa yanlıştır; yanlışa "yanlış" denir. Dolayısıyla iktidarın her yanlış dış politikasının arkasına dizilerek muhalefet yapıldığını iddia etmek de çok doğru bir tutum değildir diye düşünüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

O yüzden, bu konudaki tutumumuz çok nettir, bunun emperyalizmle ve emperyalizme karşı olup olmamakla bir alakası yoktur. Ayrıca bu emperyalizme cevabı da bizler, aslında Dolmabahçe'de 6'ncı Filoya tutum alırken yıllar öncesinde göstermiştik; sizler o zaman neredeydiniz bilmiyorum.

Şimdi, ikinci konu, parti kapatma meselesiyle ilgili. Sayın Başkan, burada, Mecliste bütün siyasi partiler olarak bir arada bulunuyoruz ve bu parti kapatma meselesine bütün demokratik partilerden ilkesel bir cevap verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İktidar partiyi kapatır mı kapatmaz mı, işine gelir mi gelmez mi; tartışma konusu bu değildir. İlkesel olarak ve demokrasi açısından baktığımızda, siyasi partiler birbirlerine karşı demokratik siyaset alanında mücadele eder, yarışırlar; rakiptirler mi yoksa iktidar aracılığıyla yargı üzerinde baskı kurarak bir siyasi partiyi demokratik siyasetten tasfiye etmeyi doğru bulurlar mı, bulmazlar mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu sorunun ilkesel cevabı vardır. Aslında bizim bütün siyasi partilerden beklediğimiz, bu ilkesel tutum konusundaki tavırdır esas itibarıyla. Türkiye, kapatılmış partiler mezarlığıdır. Bakın, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından bakacak olursak Millî Selamet Partisi, Millî Nizam Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi kapatılmış partilerdir. Saymaya gerek yok, sizler benden iyi biliyorsunuz. Bizim tarafımızdan bakacak olursanız 5 parti kapatılmıştır, üstelik en sonuncusu Demokratik Toplum Partisi de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde kapatılmıştır. Peki, herhangi bir sorun çözülmüş müdür? Çözülmemiştir. Dolayısıyla, bu açıdan bakmak gerekir.

Sonuncusu da şu: Halkların Demokratik Partisi -hep söylüyoruz- bakkal dükkânı değil, öyle kapısına kilit vurarak kapatamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim.

Büyük bir halk hareketidir Halkların Demokratik Partisi, Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye demokrasi güçlerinin sesidir, sözüdür, temsilcisidir aynı zamanda. Dolayısıyla "Dükkâna kilidi vuralım da bu iş kapansın, bitsin." diyerek hiçbir sonuç alınmaz. (HDP sıralarından alkışlar) Biz mücadelemize; demokrasi, özgürlük, barış, adalet mücadelemize, eşitlik mücadelemize bütün gücümüzle ve bütün imkânlarımızla devam ederiz demokratik siyasetten taviz vermeden ve emin olun, bu mücadeleden de güçlerimizi artırarak, daha da büyüterek daha büyük bir umutla çıkarız. Bu konuda da en ufak bir kaygımız yok.

Teşekkür ediyorum.