| Konu: | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 16.12.2020 |
CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; rantçıların, tefecilerin, yağmacıların dört gözle beklediği bu bütçede, sosyal bütçeleme yöntemlerinden biri olan insan haklarına duyarlı bütçelemeden söz etmek istiyorum. Vatandaşlar ekonomik buhrandan "Oof, of" diye inlerken "Ooh, oh" diyen Bakana, aynı zamanda "Açlık yok." deyip bir kuru ekmeği 83 milyona layık gören milletvekiline ve "Türkiye'de yoksulluk sorunu yok." diyen Bakana da insan haklarına dayalı bütçelemeyi anlatmak zorundayım. (CHP sıralarından alkışlar)
"İnsan haklarına dayalı bütçe" demek, vatandaşlarımızın insanlık onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilecekleri olanakları sağlayan ve buna kaynak ayıran bütçe demektir yani çocuğuna mama alamadığı için şekerli su içirmek zorunda kalan anaların olmadığı bütçe demektir. Gençlerimiz işsizlik kıskacında inim inim inlerken "Sosyal güvenlik destek primini yatırmadın." diyerek sağlık hakkından faydalanma haklarının elinden alınmadığı bütçe demektir. Yine, eğitim hakkına, derslere erişebilmek için ayazlı dağlara çıkıp oradan internet çekmesi için bekleyen öğrencilerimizin olmadığı bütçe demektir. Yine, iktidarı eleştirdiği için 80 yaşındaki kadının apar topar gözaltına alınıp derdest edilmediği bütçedir. (CHP sıralarından alkışlar) 10 milyon işsiz var iken 10 milyon işsizin varlığını kabul edip bu işsizlere çalışma hakkı tanıyacak yatırım olanaklarının planlandığı bütçe demektir. Örgütlenme hakkının önündeki çelik bariyerlerin kaldırıldığı bütçe demektir. 2021 yılı bütçesi böyle bir bütçe mi? Hayır, böyle bir bütçe değil.
Değerli milletvekilleri, bir devletin uygulayacağı politikalar bütçesinden anlaşılır. İşte, 2021 yılı bütçesi bize diyor ki: "Ben vatandaşların eşit, adil, onurlu bir yaşam hakkını değil, 5'li çetenin cüzdan hakkını koruyacak politikalar üreteceğim." Bu bütçe diyor ki: "Sarayın, saray şürekâsının, faiz baronlarının milyon dolarlarını ceplerine indireceği ama vatandaşa bir kuru ekmeği çok görecek politikalar üreteceğim." Yani bu bütçe sosyal bütçe değil, bu bütçe insan haklarına dayalı bütçe hiç değil.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz gün Aile Bakanı buradan dedi ki: "Türkiye'de yoksulluk uluslararası dokümanlarda da belirtildiği gibi sorun olmaktan çıkmış." Buna, ne biz ne Denizli'de "Gebermek istiyorum." diyen vatandaşım, hemşehrimiz Üzeyir ne sokak sokak borç para için koşturan, ağlayan vatandaşlarımız ne çocuk mamaları ya da gıda ürünlerine alarm takmak zorunda kalan marketlerimiz elbette ki inanmıyor. Peki, Bakan bunu neye dayanarak söyledi? Uluslararası Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi'nde Türkiye yer almıyor. Neden yer almıyor, yoksulluk olmadığı için mi? Hayır, ilgili bakanlık, yoksulluk verilerini toplayıp bu kuruluşa vermediği için, bu kuruluşla paylaşmadığı için Türkiye bu endekste yer almıyor. Yani 83 milyonun yoksulluğunun üstüne kara bir örtü örterek vatandaşlardan gizlemeye çalışıyorsunuz. Ama vatandaşı kandırmayın çünkü o vatandaş o yoksulluğu çok derinden yaşıyor.
Peki, vatandaşımız bu yoksullukla ilgili ne diyor? Derin Yoksulluk Ağı'nın raporunu lütfen okuyun, hepimizin vicdanlarını sızlatacak bir rapor. O raporda diyor ki Nur: "Ben çocuklarıma bakıyorum. Hiçbir gelirim yok, çöpten geçiniyoruz." Bir diğeri, Melike, diyor ki: "Eşim kanser hastası olunca eve ekmek girmiyordu, oğlumu okuldan aldım, çalışması için işe vermek zorunda kaldım." Bir diğer vatandaşımız "Evden çıkıyorum, cebimde para varsa minibüse biniyorum, yoksa karda, yağmurda, çamurda yirmi beş, otuz dakika yürüyorum. Eğer ana yola çıkıp mendil satabilirsem o küçücük mendil parasıyla akşam evime ekmek götürebiliyorum ama satamıyorsam..." diyor, gözleri dolup suskunlaşıyor, konuşamıyor.
İşte Türkiye gerçeği bu değerli milletvekilleri. Ama umutsuzluğa mı kapılacağız? Elbette ki hayır. Emin olun, bu devran böyle dönüp böyle sürüp gitmeyecek, bu bütçe haramzadelerin son bütçesi olacak. (CHP sıralarından alkışlar) İlk seçimde, milletimiz kendisine kuru ekmeği bile çok gören saray iktidarına, sandıkta "Düş yakamdan." diyecek ve Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı gelecek. (CHP sıralarından alkışlar)
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, insan hakları temelli bütçelemeyle vatandaşlarımızı tanıştıracağız. 9 yaşındaki kız çocuğumuz, okula gitmek yerine bir zenginin evinde temizlik işçisi olarak çalışmayacak. Düşüncesini açıkladığı için, eleştirdiği için hiç kimse çalışma hakkından mahrum bırakılıp cezaevi yollarına düşürülmeyecek. Hiçbir yargıç karar duruşması öncesinde Cumhurbaşkanının danışmanını arayarak talimat almayacak, Anayasa Mahkemesine de meydan okuyamayacak... (CHP sıralarından alkışlar)
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Yok öyle bir şey ya!
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - ...kararlarını siyasi talimatlara göre değil, önündeki dosyadaki delillere, hukuka ve vicdanına göre verecek. Yasa teklifleri sarayda hazırlanmayacak, bir kişinin iki dudağının arasından çıkan kanun sayılmayacak. Yasalar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, komisyonlarda; uzmanlar, ilgili meslek kuruluşları, sivil toplum örgütlerinin de görüşü alınarak kolektif akılla gerçekleştirilecek. Gençlerimiz, eğitimlerini tamamladıklarında siyasi yandaş bulamama kaygısıyla işsizlik korkusu yaşamayacaklar. Liyakat ilkelerine göre, gençlerimize iş, aş olanaklarını Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı sağlayacak. Hiçbir gencimiz, geleceğini, umutlarını yabancı bir ülkede aramayacak. Çadırda, kamyon kasalarında yaşayan vatandaşlarımız olmayacak. Çocuklarımız yoksulluğun mirasının yükünü taşımayacak. Güvenlikçi politikalara sarılarak insan hakları ihlallerinin meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Kadınlar, sokakta, evde, iş yerinde, her ortamda özgürce, korkusuzca yaşayacak. (CHP sıralarından alkışlar) Hiçbir bakan bu kürsüye çıkarak milletvekillerine meydan okuyup had bildirmeyecek, bakanlar bu kürsüye ancak ve ancak millete hesap vermek için çıkacak. (CHP sıralarından alkışlar)
Bütçe olanaklarını ve bütçe gelirlerini inceleyecek bir komisyon kuracağız; kesin hesap komisyonu. Eğer ana muhalefet partisi olursanız sözümüz söz, komisyon başkanlığını da size vereceğiz ve her kuruşun hesabını vatandaşa vereceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Nerede!
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Kamu kaynaklarını denetimden kaçırmak için kendinize yandaş, paralel bütçe oluşturmak için kurduğunuz Varlık Fonu gibi paralel bütçeleri elimizin tersiyle iteceğiz. Salgında, depremde vatandaşlara IBAN numarası göndererek para isteme ayıbını tarihin çöp sepetine indireceğiz. Seçilmiş makamlarda görev alanları ağlata ağlata istifa ettirmeyeceğiz. Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmayan hiçbir seçilmiş görevden alınmayacak, kayyum atama hukuksuzluğunu ortadan kaldıracağız. (CHP sıralarından alkışlar)
ZAFER IŞIK (Bursa) - Ağlaya ağlaya istifa ettirip İYİ PARTİ'ye gönderirsiniz.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Hiç bağırmayın, size de aslında bir müjdemiz var, hiç merak etmeyin.
ZAFER IŞIK (Bursa) - Ağlaya ağlaya 15 vekili İYİ PARTİ'ye gönderirsiniz, ağlaya ağlaya.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Kes sesini! Kes sesini!
ZAFER IŞIK (Bursa) - Biraz kibar ol Hanımefendi, lütfen biraz kibar ol. Kırıyorsun beni, çok kırıyorsun beni, lütfen kibar ol.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Kendi hanım arkadaşınıza karşı saygılı olun lütfen ya!
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında halkın vekilini, milletin vekilini millet seçecek; Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında milletvekillerini millet seçecek. İşte, o zaman sizler de bu kürsüye geldiğinizde, mikrofonu elinize aldığınızda, sizi milletvekili yapan iradeye bağlılık, biat etmeyecek, yalnız ve yalnız milletin vekili olarak, sarayın değil milletin vekili olarak millete teşekkür edeceksiniz diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)