GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:26
Tarih:09.12.2020

CHP GRUBU ADINA ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu bütçeleri üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kamu Gözetimi Kurumu, genel olarak bağımsız denetçilerle bilinen, ülkemizdeki denetim ve muhasebe standartlarını belirleyen bir kurum. Ancak bu kurum son zamanlarda işi gücü bıraktı, "İslami finans kuruluşlarının paralarını sisteme nasıl sokarız?" sorusuna cevap arıyor ve buna ilişkin tebliğler yayınlıyor. Örneğin, 14/12/2019 tarihli Resmî Gazete'de denetçilerin uyacağı dinî esaslar yayımlandı. Bu esasların içinde, mesela, "Denetçi, meslekteki görev ve hizmetlerinin yerine getirilmesiyle ilgili her hususun fıkıh ve ilke kurallarına uygun olduğundan emin olmalıdır." ifadesi yer alıyor. Şaka gibi ama gerçek.

Değerli arkadaşlar, dinimize göre faiz haramdır. Örneğin, bir denetçi denetimini yaptı, zararı buldu, kuruma tebliğ etti; kurum bunu faiziyle ödemek zorunda. E, şimdi, denetçi faizin haram olduğunu bile bile hangi fıkha bunu uyduracak? Böylesi bir tebliğ cumhuriyet tarihinde ilktir. Bu tebliğ, Katar sermayesine ülkeyi peşkeş çekerken, diğer yönden de peşkeşe kılıf arama tebliğidir, Emevi zihniyetinin, Muâviye düzeninin fıkhıdır.

Bir diğer kurum, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Yeni kurulan bir kurum, ilişkili olduğu bakanlık Hazine ve Maliye Bakanlığı ama gelin görün ki devlet kurumu olan bu yapının merkezi Ankara'da değil, İstanbul'da. Neden? Çünkü müstafi Bakan damat bey, zamanında, öyle uygun görmüştü.

Bu kurumun yetki alanlarına baktığımızda, bireysel emeklilik ve tarım sigortalılarını görüyoruz. TARSİM, yerine göre çiftçinin dostu, yerine göre de düşmanı olan bir sigorta. Pandeminin içerisindeyiz, 5 maske dağıtmaktan aciz iktidar, uçak biletinden KDV'yi kaldırıp uçakla seyahati yasaklayan dâhiyane pandemi önlemlerini alırken ülkede yüz binlerce çiftçiyi ise âdeta sefalete terk etti. Vatandaş Hükûmetten destek bekliyordu ki Hükûmet vatandaşa IBAN gönderdi. Sokağa çıkma yasağı getirildi, çiftçiler "Biz üretimi nasıl yapacağız?" dedi, bir tebliğ daha geldi "Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı çiftçiler çıkıp ekim yapabilirler." denildi.

ÇKS kaydı bu ülkede çiftçilerin büyük problemlerinden birisidir. Örneğin, köyde yaşayan çekirdek bir aile tarlasında ekim yapmak istiyor, ÇKS sistemine de kayıtlı değil ama araziyi ipotekli gösterip devletten kredi ve traktör alabiliyor.

Pandemi sürecinde dediniz ki: "ÇKS'ye kaydın yoksa sokağa çıkamazsın, ekim yapamazsın." Üreticiyi mağdur ettiniz. Üretici zarardayken destek paketleri geldi. Aynı çiftçi kredi ertelemesi için başvurdu, bu sefer "ÇKS'ye kaydın yoksa kredi ertelemesi yapamazsın, TARSİM'den faydalanamazsın." denildi, yani göz göre göre çiftçi mağdur edildi. 2019'da ÇKS'ye kayıtlı 2 milyon 83 bin çiftçi vardı, 2020'de bu sayı 1 milyon 803 bine düştü.

Diğer yandan, TARSİM eksperlerinden dolayı çiftçiler çeşitli illerde sıkıntılı. Afetlerin mağdur ettiği çiftçiler, kayıtlı oldukları TARSİM'e "Gelin, zararımızı hesaplayın." diyor, tarlada hiçbir şey kalmamış ama eksperler "Zarar yoktur." diye rapor düzenliyor.

Sonuç: Çiftçiler mağdur olmuş, mahsul tarlada ölmüş, pazarda ise fiyatlar ateş pahası.

Değerli milletvekilleri, AKP'nin on sekiz yılda kurduğu düzen özetle şudur: Müteahhitlere gelince yap-işlet-devret, ormanlara gelince yat-izle-seyret, kendilerine gelince ye-iç-sarf et, vatandaşa gelince "Nankörlük etme, şükret." (CHP sıralarından alkışlar)

2021 bütçesinin yapacağınız son bütçe olması dileklerimle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)