GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: TÜİK'in yüzde 14 enflasyon rakamı açıkladığına, iktidarın TÜİK'in açıkladığı bu enflasyon rakamını 4 Aralık 2020'de toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonundaki verileri manipüle etmek için kullanmaya kalkacağına, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü vesilesiyle Soma ve Ermenek madencilerine verilen sözlerin yerine getirilmesi için adım atılması gerektiğini hatırlattıklarına, Hakkâri ilinde 61 yaşındaki Şerali Dereli ve 16 yaşındaki Özcan Erbaş'ın öldürülmesi hakkında Hakkâri Valiliğinin açıklamalarına, Hakkâri ilinde sıkışan trafikte bir polis memurunun tartıştığı 2 kişiyi bacağından vurduğuna fakat hakkında bir soruşturma olmadığına, bu yaşananlarla Kürt halkında büyük kırılmalar yaratıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:23
Tarih:03.12.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; enflasyon rakamları açıklandı TÜİK tarafından. Hani biz biliyoruz TÜİK'in rakamları hormonlu rakamlar, gerçekleri yansıtmıyor ama TÜİK'in bu rakamları bile artık enflasyondaki yükselişi gizleyemiyor ve yıllık enflasyonun kasım ayında yüzde 14'e yükseldiği görüldü. Bu enflasyondaki artış, beklentilerin üzerinde gerçekleşti doğrusu. Bütün ekonomistler biraz daha düşük artış bekliyorlardı, onun üstünde gerçekleşti.

Baktığımızda, en yüksek artış, ulaştırma ve gıdada yaşanmış vaziyette. Yani halkı en fazla vuran konulardan 2 tanesi ulaştırma ve gıda, işçileri, emekçileri, dar gelirlileri en fazla vuran 2 konu ve enflasyon sepetindeki 418 maddeden 322'sinin ortalama fiyatında artış gerçekleştirilmiş. Şimdi baktığımızda bu rakam, aslında bir kez daha şunu gösteriyor: Bu iktidarın ekonomi politikaları, özellikle enflasyonu düşürmeye dönük olan ekonomi politikaları, tam olarak bir fiyaskoyla karşı karşıya kalmıştır, bütün tezler çökmüştür, hani o enflasyon-faiz ilişkisi tezleri de Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı tarafından ileri sürülen o tez de tam olarak çökmüş vaziyettedir.

TÜİK, enflasyondaki artışı saklayamamaktadır. Aslında bugün, halkın masasına yansıyan, halkın evine yansıyan, halkın filesine yansıyan gerçek enflasyon ise yüzde 35-40 dolaylarındadır; bu da çok açık ortadadır. Yani enflasyon büyüyor, işsizlik rakamları büyüyor, artışı gösteriyor, iflas ve icra davaları artıyor, dış ticaret açığı büyüyor ama iktidar, ekonominin büyüdüğünden söz ediyor. Bu büyüyen ekonomi, sarayın ekonomisidir; iktidarın yandaşı olan şirketlerin ekonomisi büyümektedir, yoksa halkın ekonomisinde bir büyüme yok, tam tersine küçülme vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şunu da bir kez daha hatırlatmış olalım: TÜİK'in bu yalan olan enflasyon rakamlarını, yarın görüşülmeye başlanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonundaki verileri manipüle etmek için de kullanmaya kalkacaktır iktidar. Bunu yapmasa iyi olur çünkü Asgari Ücret Tespit Komisyonunun masasında olan veriler, aslında gerçekleri gizleyemez. Bugün baktığımızda, gerçekten dar gelirliler, emekçiler ve işçiler için biraz rahatlatacak bir asgari ücrete ulaşılması için asgari ücretin 4 bin lira civarında olması gerektiğini bir kez daha vurgulamış olalım.

Dünya Madenciler Günü: Bu vesileyle bir kez daha bütün partilere burada hatırlatıyorum ki madencilere söz verildi hem Soma hem de Ermenek madencilerine ve bu madencilerin taleplerinin yerine getirileceği sözü verildi, iktidar tarafından da bu söz verildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

Lütfen buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

Bugüne kadar herhangi bir adım atılmadı, ocağın ortasına yaklaşıyoruz, Soma ve Ermenek'teki maden işçilerinin son derece ağır çalışma koşullarında hayatlarını sürdürmeye çalışan madencilerin taleplerinin karşılanması için mutlaka adım atılması gerekir, bütçe sonrasında bunun hazırlıklarının yapılması gerekir. Bir kez daha hatırlatmış olalım Dünya Madenciler Günü vesilesiyle.

Şimdi, sayın vekiller, özellikle iktidar partisine sesleniyorum. Bakın, dün de burada söyledim, konuştum, bir kez daha size hatırlatacağım. Hakkâri'de ne olduğunu bir araştırın bakalım, Hakkâri'de ne oluyor, bir anlayın bakalım. Neden? Şimdi, bir ay içerisinde, Hakkâri'de 61 yaşındaki Şerali Dereli -bunu daha evvel burada da konuşmuştum- ve iki gün önce de 16 yaşındaki genç Özcan Erbaş, askerlerin kurşunlarıyla infaz edildi, ikisi de.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

Şimdi, Hakkâri Valiliği, kendi arazisinde öldürülen Şerali Dereli için bir bahane uydurdu ve kalbinden vurulmasına karşın, otopsi raporuna kadar ateşli silahla öldürüldüğünden bahsetmedi. Hâlâ bir tutuklanma yok, ifade alınması yok, herhangi bir soruşturma yok. Neden Şerali Dereli kendi toprağında vuruldu, bu belli değil, herhangi bir soruşturma yok.

Şimdi akla ziyan bir açıklama 16 yaşındaki Özcan Erbaş için de yapıldı Valilik tarafından. Sırtından vurulan ve cenazesi amcasına taşıtılan 16 yaşındaki bir genç için "Havaya ateş açılması sırasında vuruldu." dendi. Yani havaya ateş açmış askerler, o kurşunlar gitmiş sırtından 16 yaşındaki Kürt gencini vurmuş! Yani Kürt gençlerinin canı bu kadar ucuz mu ya, bu kadar ucuz mu? Bu iktidar, bu işi bu kadar hafife mi alıyor? Siz görmüyor musunuz olan bitenleri? Nasıl oluyor da havaya atılan bir kurşun gidiyor çocuğun sırtından vücuduna giriyor? Soruşturma var mı? Soruşturma yok. Kim, neden yapmış belli mi? Belli değil, hiçbir soruşturma yok.

Şimdi, ben dün bunları da konuşmuştum. Ben konuşurken başka bir şey daha olmuş Hakkâri'de. Bir polis memuru, trafikte sıkışıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Oluç, son kez açıyorum, tamamlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim, tamam.

Trafikte bir sıkışma yaşanıyor, bir tartışma çıkıyor. Polis memuru, aracından çıkıyor, tartıştığı 2 yurttaşı bacağından vuruyor, Hakkâri'de, trafikte sıkışma yaşandığı için! Yahu, mesela İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da bir polis memuru, çıkıp tartıştığı vatandaşı bacağından vurabilir mi? Vurmaz. Neden? Çünkü onlar Kürt değil ama Kürt olduğu zaman, Hakkâri'de bacağından vurabilirsiniz tartıştığınız yurttaşı! Bu anlayışa sahipsiniz. Ya, mafyayla bu kadar yakın ilişkiye girdi bu iktidar; şimdi, bu mafyatik ilişkileri belli ki güvenlik kuvvetlerinin içine de taşımışlar. Peki, vuranın ifadesi alınmış mı, bir soruşturma var mı? Yok. Ama kimin ifadesi alınıyor? Vurulanın. Ya, bacağından vurulmuş, onun ifadesi alınıyor. Şimdi, durum bu.

Bakın, bir kez daha söylüyorum bunu: Siz "Kürt'e adalet yok, Kürt'e kurşun sıkılabilir, Kürt'e zulum yapılabilir." anlayışını bu şekilde geliştirerek emin olun Kürt halkında çok büyük kırılmalar yaşatıyorsunuz ve yaratıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlemi söylüyorum.

BAŞKAN - Son cümlenizi alayım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunun sonuçları Türkiye açısından iyi değildir. Bunu bir kez daha hatırlatıyoruz ve bu konuda ciddiyete davet ediyoruz.

Teşekkür ediyorum.