GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:22
Tarih:02.12.2020

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; bu kanun teklifi üzerinde bir şey söylemeyeceğim çünkü onu biraz sonra konuşmaya başlayacağız, tümü üzerine konuşulacak fakat "Adalet ve Kalkınma Partisinin şeffaflık konusundaki hassasiyeti" lafını duyunca yani söz almayacaktım ama vazgeçemedim bu sözü almaktan. Gerçekten inanıyor musunuz her şeyi çok şeffaf yaptığınıza ve yönettiğinize?

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Evet.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Yani vahim olan zaten budur, zaten vahim olan sizin her şeyi şeffaf yaptığınıza inanmanızdır; zaten vahim olan bu.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Biz, inanmadığımız hiçbir şeyi söylemeyiz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bakın, dün burada konuştuk; pandemi yönetimini yaptınız değil mi şeffaf olarak, pandemi yönetimini. Sekiz ay boyunca halktan bütün gerçek bilgileri, vaka ve hasta sayılarını siz gizlediniz. Hani şeffaflık? Hani şeffaflık? Siz gizlediniz.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Gizlemedik, gizlemedik, doğruları söyledik.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Sadece halktan değil, aynı zamanda bütün dünyadan da siz gizlediniz.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Bu, doğru değil, hiçbir şeyi gizlemeyiz biz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Hani şeffaflık? Şimdi verilen sayılar da doğru değil. Hani şeffaflık? Ölüm sayıları doğru değil. Bütün büyükşehir belediyelerinin sayılarını topladığınız zaman o ölüm sayılarının da maalesef doğru olmadığı ortada. Hani şeffaflık?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Dün bunlara açıklık getirdik, açıkladık onları.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Şimdi diğer konulara girmiyorum.

Bakın, ben şunu söylemek istiyorum değerli vekiller, şunu söylemek istiyorum: Şeffaflığı falan bir kenara bırakalım ama vahim bir durum var pandemiyle ilgili olarak; hastaneler zorda, yoğun bakımlar zorda, sağlık çalışanları, sağlık emekçileri ve doktorlar zorda, biliyorsunuz çok ciddi bir tükenmişlik yaşıyorlar. Şimdi, burada haftalardır, aylardır konuşuyoruz, üstelik Sağlık Komisyonunda da bu konu konuşuldu -Meclisin Sağlık Komisyonunda- ve bu konuda bir mutabakat sağlandı. Şimdi eğer bu kadar çok çalışma heveslisiysek öncelikli olarak sağlık emekçilerinin ve doktorların talebini yerine getirecek düzenlemeyi yapmamız gerekiyor. Bunu yapmıyoruz, neden, neden yapmıyoruz bunu? Neden Covid-19'un sağlık emekçileri ve doktorlar için meslek hastalığı sayılmasını bir kanun teklifiyle hep beraber çıkarmıyoruz? Neden, bütün emekçiler, zorunlu olarak çalışmakta olan emekçiler için Covid-19'un bir iş kazası olması konusunu birlikte çıkaramıyoruz bir kanun teklifiyle, bunu sormak istiyorum ve yapılması gereken acil bir iştir bu. Yani elbette ki Çevre Ajansı, çevreyle ilgili her türlü düzenlemeler -eleştirilerimiz olmasına rağmen- yapılmalı, değerlendirilmeli, tartışılmalı ama çok acil bir şey var; insanlar ölüyorlar, insanlar hastalanıyorlar ve sağlık emekçileri ve doktorlar bu konuda taleplerini haftalardır, aylardır dile getiriyorlar, biz bunu duymazdan geliyoruz. Bunun mutlaka değerlendirilmesi gerekir, bunu ifade etmek istiyorum.

Bakın, sizin, bu Covid'de en büyük sorununuz nedir, biliyor musunuz? Daha evvel de söyledim, tedbir-güvence dengesini kuramadınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Tamamlıyorum.

Bütün dünya tedbir ve güvence dengesini kurdu. "Güvence" derken topluma, bu hastalıktan, bu pandemiden mağdur durumda olan, buna yakalanmış olan insanlara yönelik güvence dengesini kurdu tedbirle ama Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı ülkemizde bu tedbir-güvence dengesini bir türlü kuramadı. En büyük sorun da budur. Bunu kuramamanızın birinci nedeni de nedir, biliyor musunuz? Her şeyi bildiğinizi zannediyorsunuz, muhalefetle birlikte ortak akıl yaratılması için en ufak bir adım atmadınız ve bütün hataların nedeni buradan kaynaklanıyor. Bunu da söylemiş olayım.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)