| Konu: | Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasının 26'ncı yıl dönümüne, özgür basın geleneğinin bundan sonra da hiçbir baskıya boyun eğmeden çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğine, 3 Aralık Dünya Engelliler Gününe, engelliler için en yaşamsal ve temel hakkın istihdam olduğuna, engelli olmanın yanı sıra kadın olmalarından dolayı 2 kez dezavantajlı konuma gelen kadın engellilere karşı pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine, Hakkâri ili Derecik ilçesinde 3 kişiye ateş açılması sonucu Özcan Erbaş'ın yaşamını yitirmesine ve Hakkâri Valiliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 22 |
| Tarih: | 02.12.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasının 26'ncı yıl dönümü. 3 Aralık 1994 tarihinde, Özgür Ülke gazetesinin İstanbul'daki teknik binası, Cağaloğlu'ndaki merkezî bürosu ve Ankara bürosu bombalı saldırıya uğramıştı. Saldırı sonucunda gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız yaşamını yitirmişti ve 32 çalışanı yaralanmıştı -1994 tarihinde oldu, bundan yirmi altı yıl önce- ve bu saldırıdan on beş gün geçtikten sonra "gizli" ibareli bir belge ortaya çıkmıştı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller imzalı bu gizli belgede Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasına ilişkin talimatın nasıl verildiği ortaya çıkmıştı. Aradan bu kadar zaman geçti -yirmi altı yıl- ve failleri bulunmadı. Biz, tabii ki faillerin kimler olduğunu biliyoruz; hangi odakların, hangi kurumların bunun arkasında olduğunu elbette ki biliyoruz ama hukuken bu gazetenin bombalanmasının failleri bulunmadı.
Özgür Gündem gazetesi de daha sonra saldırılarla karşı karşıya kaldı. Bugün Yeni Yaşam gazetesi de saldırılarla karşı karşıya. Genel olarak baktığımızda, özgür basın bugün, maalesef, saldırılarla karşı karşıya kalıyor, ya gözaltı ve tutuklamalar ya yasaklamalar ya engellemeler... Yani bakalım en son "Yeni Yaşam gazetesinin çalışanlarından kimleri gözaltına alıp tutukladılar?" diye. İki tane çok tipik olay var: Bir tanesi, Kemal Kurkut'un polis tarafından vurulmasının fotoğrafını çekmiş olan muhabir, şu anda tutuklu ve yirmi yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Van'daki Osman Şiban ve Servet Turgut işkencesini ve helikopterden atılma olayını haberleştirmiş olan Yeni Yaşam muhabirleri aynı şekilde şu an cezaevinde tutuklular.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama yirmi altı yıl boyunca şu görüldü: Bütün bu baskılara rağmen, özgür basın geleneği bugüne kadar sürdürüldü ve gerçekleri yazmak, yaşanan insan hakları ihlallerini, Kürt halkına yönelik saldırıları belgelemek ve bunları haber yapmak konusunda asla geri bir adım atılmadı. Özgür basın geleneği, bundan sonra da hiçbir baskıya boyun eğmeden bu çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir çünkü basın olmanın gereği budur esas itibarıyla. Hem Türkiye'deki basın çalışanlarına, emekçilerine hem de bütün dünyaya örnek oluşturmaktadırlar.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve bu vesileyle engellilerin sorunlarına ilişkin bir kez daha birkaç noktaya değinmek istiyorum. Ne yazık ki elimizde 2005 yılından bu yana tam anlamıyla uygulanmayan bir Engelliler Yasası var ve 2009 yılından bu yana da uygulamalara yansıtılmayı bekleyen bir Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi bulunuyor; her iki alanda da ciddi sorunlar yaşanıyor.
Engelli nüfusa dair güncel ve kapsamlı bir veri henüz elimizde yok; çeşitli rakamlar konuşuluyor, söyleniyor ama baktığımızda bu konudaki net bir resmî rakama ulaşmak zor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Fakat çeşitli veri tabanlarına göre, Türkiye'deki resmî olmayan rakamlara göre yüzde 13 civarında yani 9 milyon civarında engelli yurttaşımız bulunuyor. 2021 bütçesine baktığımızda engellilerin çok fazla düşünülmediğini görüyoruz. Aşağı yukarı yüzde 13 engelli yurttaş bulunurken bütçenin sadece yüzde 1,6'sı engellilerle ilgili ayrılmış vaziyette.
İstihdam, engelliler için en yaşamsal ve temel hak. Maalesef, bu alanda çok ciddi sorunlar yaşanıyor. En son, Covid nedeniyle engelliler ciddi sorunlarla karşı karşıya ve engellilere ücretsiz ve nitelikli bir Covid aşısının yapılması gerekiyor. Eğitim açısından baktığımızda, engellilerin ciddi sorunları var, ailelerin desteklenmesi, seyahat hakkının korunması, erişilebilirlik ve evrensel tasarımın esas olması; bunların hepsi engellilerin çok ciddi sorunları.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir de şöyle bir konu var: "Engelli" deyince biz genel olarak engellileri hep erkekler olarak değerlendiriyoruz fakat kadın engelliler, engelli olmanın yanı sıra kadın olmalarından dolayı da 2 kez dezavantajlı konuma geliyorlar ve özellikle, engelli kadınların hayatı engelli erkeklere göre çok daha zor bir biçimde sürmekte. Dolayısıyla kadın engellilerin bu dezavantajlı durumları karşısında pozitif ayrımcılığın yapılması ve özel önlemlerin alınması gerekiyor.
Bütün bunları Engelliler Günü vesilesiyle bir kez daha dile getirmek, konuşmak, tartışmak; yılda bir kere hatırlamamak, engellilerin sorunlarını ve çözüm yollarını bu Mecliste ve Meclisin dışında da bütün alanlarda konuşmak ve takip etmek hepimiz için önemli bir sorun. Vekilimizin de burada söylediği gibi, engelliler merhamet beklemiyor; engelliler, esas itibarıyla, insanca bir yaşam sürdürebilecekleri bir ortamın sağlanmasını istiyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Son olarak bir noktaya değinmek istiyorum. Dün, Hakkâri'nin Derecik ilçesinde palamut toplamak ve piknik yapmak için giden 3 kişiye ateş açıldı ve 16 yaşındaki Özcan Erbaş yaşamını yitirdi. Hakkâri Valiliği açıklama yaptı ve açıklamada "havaya atılan uyarı atışı" "yanlışlıkla vurulma" "kaza sonucu ölüm" gibi laflar yer aldı ve tabii ki kaçakçı olarak lanse edildi bu gençler, Özcan Erbaş da içlerinde olmak üzere. Yani valilerin bu standart açıklamaları, hazırlanmış, belli ki matbu duruyor; bu açıklamaları bütün valilikler özellikle illerimizde yapıyorlar. Van Valisinin açıklamasını da hatırlatmak istiyorum: "Usulüne uygun muhafaza altına alındı." dediği Servet Turgut yoğun bakımdan çıkamadan yaşamını yitirdi. Osman Şivan hastanelikti, hafızasını yitirmişti Van'daki işkence sonucunda. Yani İçişleri Bakanlığına önerimizdir: Valilere bu matbu açıklamalar yerine daha anlamlı açıklamaları yapabilecekleri imkânları sağlasınlar. Aksi takdirde, valilerin yaptığı bu açıklamaların hiçbir tanesinin inandırıcılığı, güvenirliği yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, son kez açıyorum mikrofonu.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu açıklamalar tamamen sahte ve yalana dayalı açıklamalardır, ne Türkiye'de ne dünyanın hiçbir yerinde de bir inandırıcılığı, güvenilirliği yoktur.
Teşekkür ediyorum.