| Konu: | Başta HDP üye ve yöneticileri olmak üzere son iki haftada bin kişiye yakın gözaltı olduğuna, HDP Van il binasının basıldığına, haksız ve hukuksuz saldırıların devam ettiğine, Kandıra 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan siyasilere yönelik saldırıları kınadıklarına, TÜİK'in üçüncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüme rakamı açıkladığına, Türk lirasına güven duyulmadığı için döviz mevduat hesaplarının artmaya devam ettiğine, pandemi döneminde İstanbul Adalet Sarayındaki icra iflas dosyaların sayısının 26 milyona ulaştığına, dış ticaret açığının yüzde 34,4 arttığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 01.12.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, son iki haftada neredeyse bin kişiye yakın gözaltı oldu. Kimler gözaltına alındı? HDP üye ve yöneticileri, HDP'nin çeşitli bileşenleri ve ittifaklarında, çeşitli kurum ve kuruluşlarında çalışan insanlar, gazeteciler, 25 Kasım eylemine katılan kadınlar, maden işçileri, çeşitli STK üye ve yöneticileri, avukatlar yani Türkiye'nin dört bir yanında her kesimden yurttaş bu gözaltı dalgasından nasibini aldı, en başta da HDP üyeleri ve yöneticileri.
Şimdi, aynı dönemde Van il binamız akşam vakti, gece yarısı basıldı; kapısı kırıldı, duvarına yazılama yapıldı, o ahlaksız yazılardan yazıldı, ondan sonra kilidi değiştirilerek de çıkıldı, gidildi yani mesela, Van il binasında önceden il, ilçe yöneticilerine haber verilse, il başkanlarına haber verilse ve "Biz oraya geliyoruz." denilse; kapı açılır, içeride ne yapacaksanız yaparsınız her zamanki gibi ama hayır, iktidar neyi tercih ediyor, mafyavari ve korsanca yöntemlerle Van il binamızın kapısını kırarak girmeyi ve duvara yazılama yapmayı tercih ediyor. Ahlaksızlık gerçekten bu; çok açık, net şekilde söyleyelim. HDK İstanbul il binası; aynı şekilde kapı kırılarak içeriye giriliyor.
Şimdi, İçişleri Bakanlığı açıklama yaptı bu gözaltı operasyonlarıyla ilgili, dedi ki: "Başsavcılıklarla koordineli biçimde yürütülüyor bu gözaltı operasyonları." Yani HDP'liler başta olmak üzere muhaliflere dönük operasyonlar İçişleri Bakanlığı koordinesinde talimatla çalışan yargı mensupları tarafından yürütülüyormuş, bunu da anlamış olduk.
Bu haksız ve hukuksuz saldırılara devam ediyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bütün uyarılara rağmen bu haksız ve hukuksuz saldırılara devam ediyorsunuz ama elbette adalet yerini bulacak ve işte, "Adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun." sözünün gerçekleşeceği günler gelecek. Adalet yerini bulacak ama kıyamet siz zalimlerin üzerine kopacak; bunu da söylemiş olalım.
Şimdi, bu gözaltılar yetmiyor; cezaevlerinde de çok tuhaf işler yapıyorsunuz. Bakın, Kandıra 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde geçtiğimiz günlerde aralarında partimizin önceki dönem eş genel başkanı ve seçilmiş milletvekillerimizin de olduğu en az 10 kadın siyasetçinin hücrelerine baskın düzenlendi ve bu baskında siyasetçilerin tuttuğu notlar, savunmaları, şiir ve edebiyat çalışmaları, kalem ve kitaplarına el konuldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Zaten pandemi koşullarında cezaevlerinde rehin tuttuğunuz siyasetçilerin yasal hakları kısıtlanmış vaziyette; böyle bir koşulda, böyle bir dönemde mahpuslara yönelik onlarca personelle beraber koğuşlara baskın yapmak neyin nesi, arama adı altında operasyon yapmak neyin nesi? Şimdi, bu hukuksuz, bu vicdansız baskından sonra bizim geçmiş dönemde Mecliste Grup Başkan Vekilliğimizi yapmış olan Çağlar Demirel, bir açlık grevine başladı ve bu işi protesto etmek için açlık grevini şu anda sürdürüyor. Kendisine selamlarımızı gönderiyoruz ve bu cezaevlerinde siyasi olarak rehin tutulanlara yönelik bu saldırıları da çok ağır bir şekilde kınıyoruz. Asla kabul edilebilir şeyler değildir bunlar.
Şimdi, son olarak şuna değinmek istiyorum...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayınız sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.
TÜİK lafını duyunca herkesin suratında bir tebessüm beliriyor çünkü matematik dalında Nobel alabilecek seviyedeki performansına TÜİK devam ediyor. İşsizlik ve enflasyon rakamlarından sonra, en son büyüme açıklandı; "Üçüncü çeyrekteki büyüme yüzde 6,7" dedi TÜİK çünkü yıllık büyümeyi sıfırın üstünde gösterebilmek için kâğıt üstünde oynamak gerekiyor. Bu büyümeye dolar cinsinden baktığımızda bunun büyüme olmadığını 2019'un üçüncü çeyreğiyle 2020'nin üçüncü çeyreğini karşılaştırdığımızda görüyoruz ama bunu kenara koyalım, ben size başka birtakım büyüme rakamları söylemek istiyorum: Türk lirasına güven duyulmadığı için vatandaşların döviz mevduatları artmaya yani büyümeye devam ediyor. Bakın, geçtiğimiz hafta bankalardaki döviz hesabı 2,4 milyar dolar artmış vaziyette.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
Bu artışın 987 milyon doları döviz, 1,4 milyar doları da altın hesaplarından kaynaklanıyor. Yani vatandaş aslında güvenmediği için döviz almaya devam ediyor, döviz mevduatı büyüyor.
Bir başka büyüme rakamı daha vereceğim şimdi: İstanbul Adalet Sarayını icra iflas dosyaları basmış, o kadar artmış ki icra iflas dosyaları adalet sarayının odaları yetişmiyor -biliyorsunuz Avrupa'nın en büyük adalet sarayı deniliyordu- onun için Şişli'de başka bir bina kiralanmış, ek hizmet binası olarak, icra iflas dosyalarına bakabilmek için. Nasıl artmış biliyor musunuz pandemi sürecinde icra davalarının dosya sayısı? 26 milyon 154 bine ulaşmış. Yani bunu da kaydetmek gerekiyor.
Bir de son dış ticaret açığı da yüzde 34,4 büyümüş, yani büyüme rakamlarını çok seviyorsunuz diye bunu da söylemiş olalım.
Teşekkür ediyorum.